İstanbul’da iki yıl üst üste yapılan Teknofest, tahminlerin ötesinde ilgi gördü. Halkın sahiplendiği bu etkinlik, doğal bir süreç olarak Anadolu’ya uzandı. Bu yıl ilki de Gaziantep’te yapılacak. Böylece İstanbul ve Anadolu’nun bir şehrinde dönüşümlü gerçekleşecek. Teknofest’in Gaziantep lansmanının yapıldığı Zeugma Müzesi’ndeki törene katıldığımda, ilginin İstanbul’u aratmadığına şahit olduğumu söyleyebilirim.

Her sene farklı etkinlikler ve yeni yarışmalarla büyüyen festivalin sürprizlerinden birisinin de Türkiye’nin uçan otomobili olarak adını duyuran Baykar Savunma’nın geliştirdiği Cezeri'nin havalanması olacak.

Törende Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yaptığı açıklamalar dikkatimi çekti. Ziyaretçi sayısında İstanbul'u geçip, 2 milyona ulaşmak gibi bir hedef koymuşlar. Bence artık ziyaretçi sayısına takılmamak ve niteliklere odaklanmak gerekir. Çünkü Teknofest, bünyesinde çok önemli yarışmaları ve zirveleri de barındırıyor. Katılımcı sayısına odaklanmak bu tarz etkinliklerin geri planda kalmasını sağlıyor. 

Bu düşüncemi Teknofest’i organize eden T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile de paylaştım. Aynı fikirde olduğumuzu gördüm. Özellikle etkinliklerin daha fazla ön plana çıkması için gayret gösterilmesinin yerinde olacağı hususuna Selçuk Bayraktar da dikkat çekti.  

Gastronomi Şehri yolun başında

Ayrıca Gaziantep, bu yıl Eylül ayında yapılacak Teknofest'ten bir hafta önce de Gastronomi Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Bence belediyenin, gastronomi tarafı için de şehri hazırlaması lazım. Hijyen, yiyecek ve içeceklerin sunum standartları, etiketlenmesi ve piyasanın denetimi gibi… Mesela uğradığım çoğu esnaf fıstık stokçuluğunun altını çizdi.

 Uzun yıllar sonra ziyaret ettiğim Gaziantep ile hayallerimdeki şehir arasında epeyce fark olduğunu gördüm. Hayallerimdeki Antep daha güzel! Kültür turizmi için her şeyi olan bu kentin daha iyi düzenlenmesi gerekir. Kaideleri, kuralları, standartları; nitelik ve kaliteyi ön planda tutacak hazırlıklar yapılması lazım. Önce beyinlerin terletilmesi, sonra fiziki organizasyonlara yönelmek şart.    

Mesela en güzel noktalarından Mütercim Asım Caddesi’nin dünyada epeyce örneği olduğu üzere bina seviyesinde güneşten ve yağmurdan koruyacak bir tasarıma ihtiyacı var. Böylece dar cadde daha müreffeh bir havaya kavuşur. Anında havası değişir, çekiciliği artar. Artık bu kente daha geniş açıdan bakmak lazım. Şirehan Oteli’ni de gezdim. Mekân çok güzel, ama işletmecilik çevre düzeni için daha gidilecek epeyce yol var.  

 

 

Sabiha Gökçen DHMİ’ye Devredilebilir

Gaziantep’te Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir ile Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yönetim sorununu ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne (DHMİ) devir meselesini de konuştuk. DHMİ Genel Müdürü Hüseyin Keskin ile de aynı konuyu ele aldık ve yönetimin devri için hazır olduklarını söyledi. Türkiye’de İstanbul Havalimanı her şeyi ile özel sektör tarafından yönetilen ilk meydan. Benzer bir düzenleme burası için de olabilir mi? Bilemiyorum. Ama Sabiha Gökçen’in meydan yönetimine acilen el atılması şart. İki kurum da bu devir işlemine hazır.  

 THK Kayyum Bankalarla Masada

Teknofest lansmanında Türk Hava Kurumu (THK) Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı ile de sohbet ettik. Kurumu önce mali açıdan düzlüğe çıkarmak için uğraştıklarını, bankalarla görüştüklerini, Anadolu’da çok sayıdaki THK mülklerini incelediklerini belirterek, Atatürk’ün 1925’teki vizyonuyla, bugün Teknofest’in yapmaya çalıştığı etkinliğin çok örtüştüğüne dikkat çekti. Aşçı, THK’da kayyumun her açıdan tam yetkili olduğunu, tartışmalı dönemden kimsenin yönetimde yer almadığını ve birkaç ay sonra da yol haritasını açıklayacaklarını söyledi. Ben de merakla bekliyor olacağım.   

 

Selçuk Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve Teknofest İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır ve T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ile birlikte İstanbul’a dönerken de yaklaşık 10 yıl önceki sohbetlerimiz ve onların hayalleri film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Üçünün de Teknofest için heyecanlı olması çok doğal, ama aynı heyecanı T3 Vakfı’nı kurarken de yaşadıklarını biliyorum. Heyecanı kaybetmeyince heyecan verecek yeni işler de kendiliğinden geliyor.    

 Gördüğüm kadarıyla Gaziantep Havalimanı'nda yaklaşık 100 bin metrekare alanda yapılacak festivale çevre illerden büyük katılım olacak. Dolayısıyla iyi bir organizasyon işinin nicelik tarafını çözer ama nitelikleriyle ön plana çıkması için de daha derinlikli çalışmak icap ediyor.

Katmerli, Küşlemeli, Çingene Kızlı bir gün

Gaziantep’e İstanbul Havalimanı’ndan THY’nin sabah 6.10’daki uçağıyla gittim. Dolayısıyla şehri gezecek zamanım oldu. 11-14 arası Teknofest lansman töreni, öncesi ve sonrası bana ait zaman. İstanbul’da gideceğim yerlerin listesini hazırladım. Sabah, önce Katmerci Zekeriya Usta’ya uğradım.

Zekeriya Usta’nın oğlu Mehmet Özsimitçi’den detaylıca katmerin serüvenini öğrendim. Mekânda sürekli bir devir daim olduğu için müşteri profilini merak edip sordum. Antep’ten ve şehir dışından, zaman zaman da yurtdışından müşterileri oluyormuş. Zaten birçok mecrada da ziyaretçiler için burası öneriliyor. Mutlaka Gaziantep Belediyesi yetkilileri de bunun farkındadır. Katmerci Zekeriya Usta’nın yan tarafı ise iştah kaçıracak bir konumdaydı. Basit bir paravan bile düşünülmemiş!

 

Yöresel lezzetler için Sahan, şöbiyet için Zeki İnal, baklava,  diğer tatlılar ve fıstık için Koçak, “Küşleme” için Halil Usta listemde yer alıyordu. Tahmis’te Türk kahvesini de ihmal etmedim. Ama Türkiye kahve meselesinde çok geride, kahvenin kavurulmasından ileriye gidemedi. Çekirdeğinin kalitesi, aromasına ve türüne bir türlü geçemedi.

 

Fotoğraf: İbrahim Zaman

Hanları ve bazı hanların hemen yanı başında yer alan ve içinde suyu olan mağaraları asıl adıyla ‘Kastelleri’ de çok hoştu. Dünyada kültür turizmi hızla büyüyor ve Gaziantep’in bu değerleriyle geleceğe hazırlanması şart.

 Ve Çingene Kızı’nın mekânı Zeugma Mozaik Müzesi. Gaziantep’e sadece bu müze için bile ilerde çok sayıda insanın geleceğini söylemeye gerek bile yok…       

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!