Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Uzun bir süredir Covid-19 yüzünden dış hatlarda tarifeli uçuşlar yapılamıyordu. Yeniden başlamak için de ülkeler karşılıklı olarak salgın durumuna odaklandılar. Havayolları da yetkili ilgili ülkelerin otoritelerinden gelecek izinlere odaklandı.

Yapılan çalışmalar çerçevesinde Türk Hava Yolları (THY) Temmuz’da dış hatlarda birçok noktaya tarifelere uçma kararı aldı. Fakat karar alabilmek için bir çok engel söz konusuydu. Bazı noktalara uçmak için ülkelerden izin alma sıkıntısı yaşanıyor. İzin alınanlara da yolcu bulma sorunu söz konusu.

Mesela THY, ABD’de New York’a önce her gün uçulması için karar alıyor. Ama yolcu potansiyeline bakılınca ilk etapta bu frekansta uçuşları dolduracak yolcu olmadığı görülüyor. Sefer sayısı önce haftada 5’e indiriliyor. Halbuki bu hatta THY, koronavirüs öncesinde günde 3 uçuş yapıyordu. Şimdi haftada 5 seferin hangi oranda doluluk yakalayacağı merak ediliyor. ABD’deki diğer hatlara da haftada gün uçuş şeklinde plan yapılmış durumda. Dış hatlarda ilk etapta tek yön uçuşların dolu olacağı beklentisi varken, iç hatlarda olduğu gibi uçuşlar başladıktan sonra talep azlığı olacağı endişesi söz konusu.

THY’nin Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik planlamak istediği uçuşlar ise bilinmezliğini koruyor. Ciddi anlamda siyasi angajmanlar söz konusu. AB’nin uçuşlara izin verilecek yaklaşık 50 ülkelik listesinde henüz Türkiye’nin isminin geçmediği belirtiliyor. 1 Temmuz'da kapılarını birlik dışındaki ülkelere açmaya hazırlanan AB’nin Türkiye’ye karşı nasıl bir tavır sergileyeceği haftaya Çarşamba günü netlik kazanması bekleniyor.

Eğer AB’den olumsuz bir haber gelirse bu gelişme 1 Temmuz’da tarifeli dış hat uçuşlarına başlayacak THY ve turizm sektörünü etkileyecektir. THY uçuş ağındaki bir çok yere Temmuz’da başlatacağı seferlerin önemli bir bölümü transit yolcularla ivme kazanacak. AB’nin yaklaşımı bu açıdan önemli. Haziran’da belli kurallar çerçevesinde yapılan Avrupa uçuşlarında gurbetçilerin 14 günlük karantina uygulaması sebebiyle seyahatlerini ertelemeleri de bir başka sorun.

THY, 1 Temmuz itibarıyla İstanbul Havalimanı’nda dış hatlardaki loungelarını da yeni normallerle hizmete açarak yeni dönemi tecrübe etmeye başlayacak. İç hatlarda ise uçuşların başlamasından bir hafta sonra loungelar açılmıştı. Ancak iç hatlarda uçuşların başlamasıyla beklenen doluluk yakalanabilmiş değil. Özellikle Antalya, Bodrum, Dalaman gibi tatil yerlerine olan seferlerde doluluk sorunu yaşanıyor. Salgın sebebiyle özel araçlar yapılan seyahatler, kısa süre tatile gitme anlayışının terk edilmiş olması talep azlığını da beraberinde getiriyor.

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın (İSG) terminalleri özel sektör tarafından işletiliyor. Halihazırda İSG’nin yüzde yüz hissesi de Malaysia Airports Holdings Berhad’a ait. Meydanı ise Savunma Sanayi Başkanlığı’na bağlı olan Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) yönetmesi gerekiyor. SSB buradan iyi gelir elde ediyor ama meydan otoritesi iyi idare edilmiyordu. Başına atanan isimlerin havacılık kökenli olmaması, yönetim kurulunda havacılığı bilenlerin azlığı sebebiyle sıkıntılar yaşanıyordu. Pegasus Hava Yollarının bu sene ocak ayında pistten çıkan uçağını 21 saat yerinden çıkaramadıkları için de eleştiri oklarını üzerlerine toplamışlardı.

Eleştiriler işi yaramış olmalı ki bu defa HEAŞ’ın başına havacılık sektörünü bilen bir isim atandı. Göreve THY Teknik AŞ'de 1987 yılında başlayıp, geçtiğimiz Mart ayı başında sürpriz şekilde emekli olan Hüseyin Sağlam getirildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir'in THY’deki görevleri esnasında yakından tanıdıkları Hüseyin Sağlam HEAŞ Genel Müdürü olarak atandı. Elbette bu iki ismin bu atamada önemli rolü söz konusu. Havacılık konusunda tecrübe ve deneyimiyle de Sabiha Gökçen’e değer katacaktır. Yeri geldiği HEAŞ yönetimini çok eleştirdim, ama bu atama da alkışı hak ediyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!