Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Salgının iş hayatını iyice zora sokması mecburen yeni önlemleri gerekli kılıyor. Sahada olanlar bu durumun ciddi sıkıntısını yaşıyorlar. Nitekim dün konuyu Cumhurbaşkanı’na ilettiler. Akabinde Kısa Çalışma Ödeneği’nin (KÇÖ) yeniden 3 ay daha yürürlükte olmasına yönelik karar açıklandı. Sonrası ise güncel tabloya göre Haziran’da belli olacak.

Turizm Haftası sebebiyle Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) üyeleri ile birlikte havacılık ve turizm sektöründen sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri Beştepe’ye davetliydi. Cumhurbaşkanı hepsini dinlemiş. Katılanların hepsi de KÇÖ’nün uzatılmasını istemiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Ayrım yapamayız. O zaman tüm sektörlere KÇÖ uygulanmalı.” Demiş.

Turizm ve havacılık camiası böylece KÇÖ talebiyle tüm sektörlere katkı sunmuş oldu. Zaten turizm ülkemizde 40’a yakın sektörü etkiliyor. Yerinde bir karar, fakat bu yazı doğru düzgün atlatmak istiyorsak daha fazla tedbir alınması gerekiyor. Vaka sayılarını acilen aşağı çekecek yaklaşımlar lazım.

KÇÖ’nün uzatılması tüm sektörler için önemli bir can suyu olacaktır. Zor durumdaki şirketler yaz sezonuna belli dinamiklerle girme şansı yakalayacaktır. En azından tecrübeli elamanlarını kaybetmeyecekler. Çalışanlar için de bir iş ümidi olacak. Eğer sektörün şansı olur da turist ağırlamaya başlarsa hazırlıklı olacaktır.

Ancak Kovid-19 salgını boyunca maddi kısıtlama yaşamayan, yeterli tedbiri almayan, kemer sıkmayan kamunun özel sektördeki problemleri, zorlukları ne kadar hissettiğini, anladığını kestirmek zor. Zira kamu bazen öyle uygulamalara imza atıyor ki, sorunları çözmek yerine büyütüyor. Bu yaz turizm sezonu ne zaman başlayacak, hangi ülkeden, ne kadar turist gelecek halen daha meçhul olduğuna göre sorun büyük değil mi?

Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Bilal Ekşi, İngiltere ve Danimarka’dan Türkiye’ye uçuşların açılacağını sosyal medyadan paylaştı. Ancak İngiltere'de 17 Mayıs’a kadar uluslararası seyahat yasağı var. Dolayısıyla bu paylaşım Türkiye’den İngiltere’ye gidecekler için bir kolaylığa işaret ediyor.

İngilizler şu an Mayıs’ta “kırmızı, sarı, yeşil” kategorilere göre  ülkeleri değerlendirmekle ve yapacakları yurtdışı seyahat düzenlemeleriyle meşguller. Şu anki Türkiye tablosu ise kırmızıyı işaret ediyor. Yani gidilmeyecek ülke kategorisindeyiz. Rusya’nın  uçuş yasağı Haziran’a kadar devam edecek. ABD’den de benzer yaklaşım geldi. Yani sorun Türkiye’deki vaka sayılarının yüksekliğinde...

Kovid-19 salgınının yaygınlığıyla birlikte yeni varyantlarının da İngiltere’den dünyaya yayıldığı günlerde Türkiye uçuş yasağı getirmişti. Özellikle İngiltere’den Türkiye’ye seyahat etmek isteyenlerin Sağlık Bakanlığı’ndan izin alarak yaptığı bir seyahat dönemi yaşadık. İngiltere’de düzelme olunca da bu sınırlamalar kaldırıldı.

Şimdi ülkelere arasında seyahatleri düzenlemek için yeni tartışma konusu aşılama oranıyla birlikte Kovid-19 salgının seyri, mücadele yöntemleri, enfeksiyon oranları ve virüsün yeni varyantlarına göre kriterler belirlemek. Artık bir ülkenin tek başına uçuş kısıtlamasını kaldırması yetmiyor, karşılıklı ikili anlaşmalar gerekiyor.

Evet, İngiltere ve Danimarka’dan Türkiye’ye uçuşlar açılıyor. Bu ülkelerde son 10 gün içinde bulunanlara uygulanan zorunlu karantina kaldırılıyor. Son 72 saatte yapılan PCR testi negatif olanlar Türkiye’ye gelebilecek. Ama gelecekler mi? Her bölgesi korona kırmızısı olmuş bir ülkeye seyahate sıcak bakacaklar mı? Diğer ülkeler ne düşünecek? Mayıs ve sonrası için acilen tedbirler almamız şart. Aksi halde ciddi bir gelir kalemi olan turizmden beklentilerimiz berhava olacaktır.

 

Online alış-veriş olarak hayatımıza sağlam girdiler. Günlük ihtiyaçlarımızın karşılanmasında kolaylıklar sağladılar. Kovid-19 salgın döneminde ilaç gibi oldular. Kuryelerinin haklarını ne kadar ödüyorlar ne imkanlar sunuyorlar bilmiyorum. Birbirleriyle rekabetleri kısmen kaliteyi ve yaygınlaşmayı da getirdi. Ama alışıldık uyanıklıklar, yapay zekâ ve algoritmalar kullanılarak yapılan ticari kurnazlıklar şimdi bu platformlarda karşımıza çıkıyor.

En popüler olanlarından biri ciddi sıkıntı yaşatıyor. “Şu kadar alış-verişi yaparsanız, bu kadar indirim kazanırsınız” diye avlama yöntemleri var. Vatandaş girip uğraşıyor, zaman harcıyor, o an ihtiyacı olmayan ürünleri bile indirimden faydalanmak için tercih ediyor. Siparişleri tam indirim yapılacak rakama ulaşıp, ödeme aşamasına gelindiğinde ise işlem ya gerçekleşmiyor ya da indirim yapılacak miktar yukarı çekiliyor. Veya siparişi tamamlayıp, ödeme aşamasına gelindiğinde, seçilen bazı ürünlerin bulunmadığı uyarısı geliyor.

Anlayacağınız “indirim” yemiyle gel gel yapılıyor, bıkkınlık yaşatılarak normal siparişe vatandaş zorlanıyor. Mevzu indirim olunca, müşterisinin burnundan getiriyor. Yaptıkları işten haberleri vardır. Ben de hatırlatmış olayım.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00