Süper muhasebeci
“HESAPLAŞMA” dört ayrı kanaldan akan öyküsüyle hayli sürükleyici bir film. Ana karakterin de bu sürükleyicilikte önemli bir payı var. Filmin odağında önce otistik bir çocuk, sonra dâhi bir muhasebeci olarak karşımıza çıkan Christian Wolff (Ben Affleck) var. Wolff’un zorluklarla geçen çocukluğundan kesitler seyreder ve yetişkinlikteki dehasına, çalışma tarzına şahit olurken bir yandan da FBI yöneticisi Ray King (J.K. Simmons) ile analist Medina’nın (Cynthia Addai-Robinson) onu ele geçirme çabalarını takip ediyoruz. Filme bağımsız bir yan karakter gibi giren kiralık katil Brax (Jon Bernthal) de bir süre sonra ana öyküye dahil olarak Wolff’un peşine düşüyor... “Yargıç”tan (The Judge – 2011) tanıdığımız Bill Dubuque’un senaryosu, birçok sorunun cevabını son 20-30 dakikaya bırakıyor. Ama merakla beklediğimiz cevapların, sürprizlerin ve biraz yerli dizileri andıran finalin filme katkı yaptığını söylemek zor.
‘iSVİÇRE ÇAKISI’ GİBİ KAHRAMAN
Filmden çıktıktan sonra en çok aklımda kalan, babasının Wolff’a söylediği “Farklılık insanları korkutur” sözleri oldu... “Hesaplaşma” buradan ilerlese, Wolff’un çevresindeki dünyayla ilişkilerine daha çok yer ayırsa, belki daha ilginç bir film olabilirdi... Wolff bu haliyle, daha çok X-Men serisinin özel yetenekli “tuhaf” kahramanlarını ya da sinema tarihinin unutulmaz dehalarını hatırlatıyor. Otizmin hastalık gibi görülmemesi kuşkusuz önemli ama biraz hafife alınması, hatta Wolff özelinde bir çocukluk sorunu olarak görülmesi çok da doğru gelmedi bana. Filmin bütün numarası, Wolff’un “İsviçre çakısı” gibi hem muhasebe dâhisi hem de ful teçhizatlı aksiyon adamı olması... Ama bunun ne kadar inandırıcı olduğu tartışılır. Militer ve sert babanın, anne gittikten sonra işleri nasıl yola koyduğu, çocuğun sorunlarını nasıl çözdüğü muğlak bırakılıyor. Babanın Wolff’u bir proje çocuk olarak nerdeyse süper kahramana dönüştürmesine hemen inanmamız isteniyor... Annenin filmdeki konumu itibarıyla kadın düşmanlığından söz edenler olabilir ve çok haksız oldukları söylenemez. Anna Kendrick’in canlandırdığı Dana ile Wolff’un ilişkilerinin iyi işlendiğini söylemek de mümkün değil.
VASATIN ÜSTÜNDE BİR AKSİYON
Tüm bu sorunlara rağmen “Hesaplaşma”nın keyifle seyredilmesinin nedeni Bill Dubuque’un küçümsenemeyecek karakter yaratma ve hikâyeleme becerisiyle yönetmen Gavin O’Connor’ın profesyonel anlatımı... Öyle ki O’Connor, yönetmenliğin nelere kadir olduğunu bir kez daha gösteriyor bize. Filmden çıktıktan sonra bir eleştirmen gibi her şey üzerine yeniden düşünme derdiniz olmasa “Hesaplaşma”ya çok iyi bir film deyip geçmeniz mümkün... Ama her şeyi baştan sona ince eleyip sık dokuduğunuzda hikâye hafifliyor, silahların patlayıp durduğu bir aksiyon filmi kalıyor geriyor. Yine de özellikle yönetmenliği, görüntüleri, kurgusu, atmosferi ve Ben Affleck’in Wolff kompozisyonuyla vasatın üstüne çıkan, iyi vakit geçirten bir film olduğunu düşünüyorum.
- Zombiler bile masum kalıyor3 gün önce
- Çok satan roman uyarlaması5 gün önce
- Japonya'da yalnız bir Amerikalı19 dakika önce
- Hiperaktif spor filmi1 hafta önce
- 2025'in en iyi 20 filmi51 dakika önce
- Bu da kült olur mu?2 hafta önce
- Sinemanın gücüne övgü11 dakika önce
- Hind Rajab'ın sesini duymak25 dakika önce
- Avatar, nereye kadar gider?3 hafta önce
- Başarılı bir ilk film4 hafta önce