Milli Mücadele ve Cumhuriyet filmleri
Kurtuluş Savaşı’nı konu alan bu ilk film, aynı zamanda Türk kadın oyuncuların rol aldığı ilk film özelliğini de taşıyor. Bedia Muvahhit Ayşe’yi, Neyyire Neyir ise Kezban’ı canlandırıyor. Halide Edip Adıvar’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan film, İzmir’in işgali sırasında eşi ve çocuğu öldürülünce önce İstanbul’a, sonra da Anadolu’ya giden hastabakıcı Ayşe ile Binbaşı İhsan’ın hikâyesini Milli Mücadele ekseninde anlatıyor.
Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Muhsin Ertuğrul, Türk sinemasının öncü yönetmeniydi. Bu filmi de ulusal bir sinema oluşturma misyonuyla çekti. Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’nun eserinden uyarlanan filmde Ertuğrul, vatan hainlerine karşı mücadele eden Kuvayı Milliyeci Yüzbaşı Davut (Ercüment Behzat Lav) ve emir eri Tilki’nin (Selim Naşit) yaşadıklarını anlatıyor.
Halide Edip Adıvar’ın eserinden Ziya Öztan tarafından uyarlanan senaryo, I. Dünya Savaşı’nın sonunu, işgal sürecini ve Milli Mücadele’yi anlatıyor. Başrollerinde Zuhal Olcay’la Ahmet Levendoğlu’nun oynadığı, 4 bölümlük televizyon dizisi olarak çekilen “Ateşten Günler”, prodüksiyon kalitesi, senaryosu ve yönetmenliğiyle Türk sinemasının en iyi Milli Mücadele filmlerinden biri. Cumhuriyet 1998 Yönetmen: Ziya Öztan “Kurtuluş” dizisinin devamı olarak çekilen 150 dakikalık TRT yapımı bir sinema filmi. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yaşananlarla başlayan film, Cumhuriyet’in kuruluşunu ve ilk yıllarını konu alıyor. Öztan’ın daha önceki iki Milli Mücadele filmi kadar beğenilmeyen film, biraz didaktik bulunmuştu. Ama Cumhuriyet’i eksen alan konulu bir film olarak tarihi değeri yadsınamaz.
Türk sinema tarihinin en iyi Milli Mücadele filmi... Senaryosunu Turgut Özakman’ın yazdığı, 6 bölümlük dizi olarak gösterilen 360 dakikalık “Kurtuluş”, İnönü Muharebesi’nden Mudanya Mütarekesi’ne kadar uzanan 1.5 yıllık kesiti anlatıyor. Rutkay Aziz’in Atatürk’ü, Savaş Dinçel’in İsmet İnönü’yü oynadığı filmin görkemli savaş sahneleri dijital efektlerin henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde binlerce figüranla çekilmişti.
“Kurtuluş” dizisinin devamı olarak çekilen 150 dakikalık TRT yapımı bir sinema filmi. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yaşananlarla başlayan film, Cumhuriyet’in kuruluşunu ve ilk yıllarını konu alıyor. Öztan’ın daha önceki iki Milli Mücadele filmi kadar beğenilmeyen film, biraz didaktik bulunmuştu. Ama Cumhuriyet’i eksen alan konulu bir film olarak tarihi değeri yadsınamaz.
İstanbul’un karanlık sokaklarında geçen bir gerilim olarak başlayan filmde Yüzbaşı Nazmi (Eşref Kolçak) ve Dahiliye Nezareti’nde görevli İdris Bey (Sadri Alışık), yanlarında teşkilattan Makbule Hanım’la (Nurhan Nur) birlikte özel bir görev için Anadolu’ya giderler. Çetin koşullarda süren yolculuk sırasında Nazmi, İdris’in teşkilata sızmış bir casus olduğundan kuşkulanmaya başlar... Gerilimin yükseldiği ikinci yarı tam bir Anadolu westerni havası taşıyor.
Binbaşı Kemal (Ayhan Işık), Kuvayi Milliyecilere zarar veren köstebeği bulmak üzere işgal kuvvetleriyle işbirliği yapan Hilmi Paşa’nın ekibine sızar. Kuvayı Milliyeci olduğunu kardeşi Yüzbaşı Nazmi (Ahmet Mekin) dahi bilmez. Kemal, haini bulmak isterken Paşa’nın kızı Nilüfer’le (Peri Han) yakınlaşır... Gerilim öğesini sürekli yukarıda tutan ve sürpriz finaliyle seyirciyi şaşırtan film, Milli Mücadele’yi üç kişi üzerinden anlatıyor ve vatan sevgisini her şeyin üzerine koymasıyla öne çıkıyor.
Çağdaş aksiyon sinemasının kalıplarıyla Milli Mücadele öyküsü anlatan ilk filmlerden biri. İstanbul’un işgal edildiği günlerde memleket sorunlarıyla ilgisi olmayan Yandım Ali’nin hayatı, Mustafa Kemal’le tanışmasıyla değişir ve o da Milli Mücadele’nin neferlerinden biri olur. Suat Yalaz’ın aynı adlı resimli romanından yapılan uyarlamanın başrollerinde Kenan İmirzalıoğlu ve Cansu Dere oynuyor.
Mustafa Kemal’in Selanik’teki çocukluk yıllarından başlayan film, Çanakkale Savaşı’ndan Milli Mücadele yıllarına ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanıyor. Livaneli, gösterime girdiği dönemde sert eleştiriler alan filmde belirli bir temaya tam olarak odaklanamasa da özellikle Atatürk’ün çocukluk yıllları ve kadınlarla olan ilişkilerinde etkileyici sahneler yakalamayı başarmıştı.
Gelibolu’da hayatını kaybeden oğulları için Çanakkale’ye gelen Avustralyalı çiftçi Joshua Connor, işgal edilen Osmanlı topraklarında yeşeren Milli Mücadele ruhundan etkilenerek “Kuvvacılar” la birlikte işgalcilere karşı savaşır... Bağımsızlıkları için mücadele eden Türk askerlerinin direnci ona yeni yaşamı için ilham verir... Milli Mücadele’ye yabancı gözüyle bakan ama bizim yanımızda durmasıyla gönlümüzde yer eden bir film.
- Zombiler bile masum kalıyor2 gün önce
- Çok satan roman uyarlaması5 gün önce
- Japonya'da yalnız bir Amerikalı19 dakika önce
- Hiperaktif spor filmi1 hafta önce
- 2025'in en iyi 20 filmi51 dakika önce
- Bu da kült olur mu?2 hafta önce
- Sinemanın gücüne övgü11 dakika önce
- Hind Rajab'ın sesini duymak25 dakika önce
- Avatar, nereye kadar gider?3 hafta önce
- Başarılı bir ilk film4 hafta önce