Gözyaşı, umut ve 'Mucize'
R.J. Palacio'nun romanından uyarlanan film, genetik bir sorun nedeniyle doğuştan deforme bir yüze sahip olan ve 10 yaşına kadar evde eğitim alan August'un (Jacob Tremblay) okula başlama hikâyesini anlatıyor.
Daha açılış sahnesinden “Mucize” nin iyimser, umutlu bir film olduğu belli. Ayakları yere basan, gerçekçi bir yanı da var. August “Beni gören yetişkinler duygularını saklar, bakışlarını kaçırır ama çocuklar duygularını saklamadan dikkatle bakarlar” diyor.
Filmin çerçevesini aslında bu sözler çiziyor. Çünkü August ailenin korumasından çıkmak ve çocukluğun-ergenliğin acımasızlık derecesinde dürüst dünyasına girmek zorunda... Sıradan bir çocuk için dahi sosyalleşmenin kolay olmadığı bir ortam bu...
“Mucize” tam da bu nedenle sadece August'un öyküsüne odaklanmıyor. Diğer karakterler üzerinden çocukluk ve ergenlik çağının benzer sorunlarına bakıyor. Ablası Via'nın (Izabela Vidovic) bir sahnede “Her şeyin merkezinde sen yoksun” diyerek August'u eleştirmesi önemli. August, deforme yüzüyle büyüme çağındaki bir çocuk için en zor sorunlardan biriyle karşı karşıya belki...
Ama çoğu çocuğun sahip olamadığı bir sevgi ve koruma çemberi içinde büyüyor. Via ise aile içinde hiçbir zaman ilgi odağı olamıyor, sorunlarıyla tek başına savaşıyor. Jack (Noah Jupe), önyargılara karşı August'la arkadaş oluyor. Miranda (Danielle Rose Russell) ergenlik yıllarını alkolik bir anneyle tek başına geçirmek zorunda... “Mucize”de özel okullardaki eğitimcilerin en büyük sorunlarından birinin vicdansız ebeveynler olduğu da vurgulanıyor. Sonuçta birçok zorbalık sorununun kökeninde aslında aileler var...
“Mucize”, bizi August'a acıyarak ağlatan bir film değil. August sorun yaşadığında genelde acısını anlayışlı, şefkat dolu ailesinden çıkarıyor... Çocukların, gençlerin birbirlerini anlayıp yardımlaştığı ve birbirlerine destek olduğu anlarda gözlerimiz doluyor... Abartılı bir duygusal “arınma töreni” olarak yazılıp çekilen finalini bir yana bırakırsak “Mucize” ele aldığı meseleyi doğru yerden yakalıyor...
Yönetmen Stephen Chbosky, seyirciyi oyunculuklar üzerinden etkiliyor. Sözgelimi Isabel'in (Julia Roberts) oğlunun arkadaş edindiğini gördüğü an gözyaşlarını zor tuttuğu sahneyi ya da Miranda'nın suçluluk duygusundan kurtulmak için yaptıklarını gördüğümüzde etkileniyoruz. 2006 doğumlu Kanadalı oyuncu Jacob Tremblay “Gizli Dünya”daki (Room-2015) başarısının tesadüf olmadığnı kanıtlarken Izabela Vidovic başta olmak üzere diğer genç oyuncular da gayet iyi.
Gözyaşı döktürmek için çekilen filmleri pek sevmem. Çoğu itici gelir bana. Ama “Mucize”de galiba başka bir şey var. Çocukluğun, ergenliğin zorluklarıyla savaşan herkesi ve her ana babayı yakalayacak bir şeyler...
- Zombiler bile masum kalıyor2 gün önce
- Çok satan roman uyarlaması5 gün önce
- Japonya'da yalnız bir Amerikalı19 dakika önce
- Hiperaktif spor filmi1 hafta önce
- 2025'in en iyi 20 filmi51 dakika önce
- Bu da kült olur mu?1 gün önce
- Sinemanın gücüne övgü11 dakika önce
- Hind Rajab'ın sesini duymak25 dakika önce
- Avatar, nereye kadar gider?3 hafta önce
- Başarılı bir ilk film4 hafta önce