Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

AK Parti'ye "kızanlar" sarılıyorlar "bilgisayarlarına ve cep telefonlarına"! Sordukları şey hep aynı: "Yiğit Bey, siz de mi bu adamlara destek veriyorsunuz"! O kadar basit, değil mi dostlarım; "birinden olmak veya karşı olmak, destek vermek veya karşı olmak"! Her şey bu kadar "kesin tanımlı ve ayrıştırılmış"... Yapmayın, birine, bir fikre, bir siyasi akıma, bir projeye destek vermek, ondan-onlardan olmak bu kadar "kolay ve geri dönülemez" derecede "ayrıştırıcı mı"! Birilerini "eleştirip" sadece bazı görüşlerine "katılmak" mümkün değil mi! Veya attıkları bazı adımları "benimsemek"! İlle "onlardan- bizlerden" olmak ve ayrışmak mı gerekiyor! Sevgili dostlar, AK Parti ve politikalarından birçoğunu "eleştirdim ve eleştirmeye" devam ediyorum! Her şeyi "doğru" yapmaları veya "hepimizin benimsemesi" mümkün değil! Aynen her şeye "karşı olmamızın" veya "her attıkları adımın yanlış" olmasının mümkün olmaması gibi! Siyasi olarak asla kendimi AK Parti'ye yakın hissetmedim; bazı temel noktalardan dolayı "hissetmem de" mümkün değil. Yakın olduğum hatta "ben de bu yolda varım" dediğim tek ve ana dinamik; Türkiye'deki "yerleşik düzene" karşı verdikleri savaş... 1946 sonrası ortaya çıkan 1960 sonrası şekillenen 1980 ve 2001'le "yerleşen-kökleşen düzene" karşı açtıkları savaş! Kazananların hep aynı olduğu, medyanın birkaç kişi tarafından kontrol edildiği, ödediğimiz faizi birkaç bin kişinin cebe indirdiği, her baş kaldırıda kafamıza "irtica" diye vurulan "yerleşik sistem"! Sevgili dostlar, Erdoğan şimdi bu sistemi zorluyor! Kendi adamlarını yerleştirmek için zorluyor, içinden geldiği için zorluyor, onun için zorluyor, bunun için zorluyor... Amacı, ikinci "aşamada" sorgulanacak bir detay! Şimdilik önemli olan "zorlaması"! Açık söylüyorum; bu tutum devam ettiği sürece, "yerleşiklerin Türkiye'yi nasıl emdiğini" çözen biri olarak elimden geldiğince desteklemeye devam edeceğim! Bu ülkede "rantiye" olmayan, emekli-emekçi-öğrenci-işçi-doktor-avukat her "normal vatandaşa" tavsiyem; "irtica-bölünme" gibi korkutmalar altına yerleşenlerin gerçek amaçlarını görün ve bizi yıllardır kimlerin "emdiğini" görmeye çalışın! Ve bana güveniyorsanız şunu çok iyi bilin: Atatürk'ün izinden "bu can bedenden çıkmadıkça" ayrılmayacak biri olarak; ne yaptığımı çok iyi biliyorum! Atatürk'ün arkasına saklanarak bizi "sömürenleri" açığa çıkarmak ilk ve en önemli görevimiz!

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar