Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Atatürk'ün Savarona'yı ne kadar kullandığını bilir misiniz? 54 gün!

        Atatürk'ün Savarona'da kaldığı günler iki ay bile değil, sadece 54 günden ibarettir. Zamanın hükümetinin o zaman için devâsı olmayan bir hastalığa yakalanan devlet başkanına moral vermesi ve memleketin bu büyük evlâdına bir cemile olması için satın aldığı Savarona, bu 54 gün sayesinde "Atatürk'ün yatı" olarak anılagelmiştir.

        Savarona'dan önce, devletin bir başka resmî yatı vardı: Ertuğrul...

        Ama, Sultan Reşad zamanından kalmıştı, neredeyse hurdaya dönmüştü, güç belâ çalıştırılıyor ve uzun yola gitmesini bırakın, Boğaz'da kısa bir gezinti bile yapılsa, bıraktığı istim yolcuların üstünü başını simsiyah ediyordu. Hattâ, Atatürk'ün Türkiye'ye gelen İngiliz Kralı Edward ile çıktığı Boğaz gezisinin daha ilk dakikalarında Kral'ın bembeyaz pantalonunun renk değiştirmesi yeni bir "devlet yatı" arayışı başlatmıştı.

        Savarona, Atatürk'ün vefatından sonra, kelimenin tam mânâsı ile bir dert oldu, ne yapılacağına bir türlü karar verilemedi! O 54 günün hâtırasına "Atatürk'ün yatı" diye biliniyor ve başka memleketlerden gelen satış talepleri ısrarla reddediliyordu ama ne şekilde kullanılacağı konusunda kimsenin bir fikri yoktu.

        İsmet Paşa döneminde ara-sıra kullanıldığı oldu, sonra Deniz Harp Okulu'nun "okul gemisi" yapıldı ama asıl gereken karar Demokrat Parti'nin iktidar senelerinde alındı ve Savarona, "devlet yatı" olarak kullanıldı.

        BAYAR'IN GEZİLERİ

        Zamanın cumhurbaşkanı Celâl Bayar birçok yurtdışı gezisini, Savarona ile yaptı. 1952'de Yunanistan'a, 1954'te Yugoslavya'ya, ertesi sene Bahreyn'e, Irak'ın Basra Limanı'na, Lübnan'a ve Pakistan'a bu yatla gitti. Türkiye'ye gelen yabancı devlet başkanları da Savarona'da ağırlanıyor, 50'li senelerde bile dünyanın en büyük yatı olan teknenin ihtişamı, misafirleri hayran bırakıyordu.

        Savarona'nın unutulmaya başlanması, 1960'lardan sonradır...

        Tekne yine Deniz Kuvvetleri'ne tahsisli idi ve bazen "okul gemisi" olarak başka memleketlere yine gidiyordu ama epey masraf gerektiriyordu ve tahsisat olmadığı için harap olmaya başlamıştı...

        Savarona'nın ismi etrafındaki ilk skandal, 1969 Mart'ında, Fransa'da yaşandı. Yatta görevli bir astsubayın İstanbul'dan getirdiği 25 kilo esrarı Savarona'nın Marsilya'ya demirlemesinden sonra Almanya'ya taşıdığı iddia edildi. Astsubayı Almanya'da tevkif ettiler, Fransızlar Savarona'da uzun süren bir tahkikat yaptılar ve "Atatürk'ün yatı"nın ismi, ilk defa bu hadise ile kirletildi!

        Yat, bu rezaletten tam on sene sonra, 1979 Ekim'inde Heybeliada'da demirli iken şaibeli bir şekilde yanıverdi. Ortaya dünya kadar iddia atıldı, yangının Atatürk'ün şahsî eşyaları ile teknenin bazı aksesuvarlarının çalındığını örtbas etmek için çıkartıldığı bile söylendi, Savarona'da görevli olan bazı subaylar ile erler tutuklandılar ama delil bulunamadığı için birkaç gün içerisinde serbest bırakıldılar.

        Nihayet 1989'a gelindi ve Savarona, Kahraman Sadıkoğlu ile Mitsui ve Kujima isimli Japon şirketlerinden meydana gelen konsorsiyuma 49 yıllığına kiraya verildi. Gemi baştan aşağı elden geçti, motorlarından kamaralarına, hatta bacasına kadar her tarafı yenilendi ve tekrar eski şaşaalı günlerine döndü.

        DEVLET YATI OLMALI

        Tamir günlerinde Savarona'dan 4.5 ton fare çıktığını işitmişsinizdir ama temizlik ameliyesinin nasıl yapıldığı pek bilinmez, anlatayım: Turgut Özal'ın o zamanki Amerikan Başkanı "baba" Bush'tan ricası üzerine gelen bir Amerikan askerî haşere ekibi gemiyi tamamen sarıp sarmaladı ve fareleri zehirli gazla öldürdüler.

        Maliye Bakanlığı'nın son rezalet üzerine Savarona'ya elkoyup koymaması gerektiği ayrı bir meseledir ama bu zarif yatın sadece 54 gün uğruna "müze" yapılması, bence gereksiz bir lükstür.

        Lükstür, zira Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı ile başbakanının resmî uçakları vardır ama devletin resmî bir yatı hâlâ yoktur ve hem Atatürk'ün hatırasını yaşatacak, hem de devletin şaşaasını gösterecek bir "devlet yatı" olarak Savarona'dan daha mükemmelini bulamayız.

        Diğer Yazılar