Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

1 Haziran’da Dünya Tütünsüz Günü’nde gençlerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı vergilerin zam olarak yansıdığı, fiyatları sürekli olarak yükseltilen sigara ve alkollü içki fiyatlarını kastederek “Hayret aç, sefil geziyor ama birayı rakıyı almaktan geri durmuyor. Hem kuru hem sulu. Bunların hepsi zarar. Devamlı arttırıyoruz, çok rahatsızlar.” dedi.

Benzer ‘kuru, sulu’ tanımlarını 2009’da ve başka bir tarihte de yapmış Cumhurbaşkanımız. Her seferinde sigara ve alkollü içeceklere getirilen zamlar, vergiler üzerinden bu ifadeyi kullanmış.

Benim burada anlayamadığım şeyler var. Birini Elif Çakır Karar’da yazmış. "Süt de mi zararlı, o yüzden mi ona da zam geliyor" demiş. Doğru bir soru. Ülkede faydalı hatta hayati ürünlerin fiyatları o kadar yüksek noktalara çıktı ki, bir kısım keyif verici için "Bunlar zararlı o yüzden vergileri sürekli arttırıyoruz" demenin anlamı kalmadı.

Anlayamadığım asıl şey ise şu…

Öğrendiğim kadarıyla Kasımpaşa literatüründe ‘sulu’, alkollü içkileri temsil ediyor, ‘kuru’ diye de esrarla sarılmış sigaraya deniliyor. Nitekim burada şöyle bir haber de var.

(https://www.haberturk.com/gundem/haber/169008-genclerde-sulu-kuru-kotu-aliskanliklar-var- )

Oysa bahis konusu olan bildiğimiz düz sigaraya gelen vergiler.

Acaba Cumhurbaşkanı esrar içenlerle normal sigara içenleri bir mi tutuyor?

“Ne olacak ikisi de kötü sonuçta” diye mi bakıyor? Böyle bir kestirmeden ikisini aynı torbaya koyma mümkün müdür ve gerçek hayatla bağdaşır mı?

Zira ikisi arasında dağlar kadar fark var.

Sigara içmek suç değil, esrar ise yasak.

Sigara içen milyon yıl geçse uyuşturucuya yatkın hale gelmez. Esrar ise nitelikli uyuşturuculara geçiş için bir yatkınlık oluşturabilir.

Sigara markette satılıyor, esrar ise içenlerin kaçak temin ettiği bir uyuşturucu türü ve dolayısıyla fiyatı üzerinde devletin kontrolü yok, vergi konulması da imkansız. Yoksa öyle değil mi?

Anlayacağınız sahiden anlayamayacağımız bir ifade ile karşı karşıyayız.

‘Sürtük’ ifadesi hakkında ise dilim tutulmuş durumda biraz, sahiden ne diyeceğimi bilemiyor, kafamı toplamaya çalışıyorum. Bunu ayrıca kaleme almak istiyorum.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar