Anaokullarımız ve yabancı dil
Çocuklarımızı okul öncesi eğitebilmek, ilkokula hazırlayabilmek ve bir altyapı oluşturmak için anaokullarının faydalarını kelimelerle anlatmak mümkün değildir.
Devlet de bu zorunluluğu hissetmiş olacak ki, bazı okullarda okul öncesi anaokulları açmıştır. Ancak bu okullar henüz emekleme çağındadır.
Gezip gördüğüm bazı ilkokulların, anaokullarında çağın aradığı teknik malzemeler hiç yok denecek kadar az, öğretmenlerinin de yetersiz olduğuna şahit oldum.
21. yüzyılda bu okulların önemle ele alınması ve geliştirilmesi zorunludur.
Erkan Çelebi’nin ifadesi ile “Bugün 23 bin anaokulunda 702 bin öğrencinin 80 bini yabancı dil eğitimi görmektedir. Bu imkânı 2 bin 500 özel anaokulu sağlıyor.
Anaokullarının temel amacı çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişimlerini desteklemek, beceriler kazandırmak, ifade yeteneklerini artırmak, öğrenme isteğini geliştirmektir.”
İzmir’de Özel Türk Koleji, Tevfik Fikret, Amerikan Koleji, Saint Joseph Lisesi, TAKEV gibi yabancı dil ağırlıklı okullarda okul öncesi eğitim verildiği bilinmektedir.
Beyaz Balon Anaokulları İzmir’in en eski anaokullarından biridir. 24 yıldan beri MEB’e (Milli Eğitim Bakanlığı) bağlı olarak çalışmalarını bilinçli, düzenli ve aralıksız sürdürmekte, çocuklara İngilizce ve Almanca öğretilmektedir.
Bu yazımın esas konusu yabancı dil öğretimidir.
Üstat Ali Nail Kubalı’nın 29 Mart’ta Milliyet’teki köşesinde “İngilizce öğretmek üzerine...” yazısı beni bu konu üzerinde düşünmeye sevk etti.
Milli Eğitim Bakanı, yeni bir proje ile (on bin değil) 40 bin yabancı öğretmen getirileceğini ve okullarda İngilizce öğretileceğini müjdelemişti...
Ülkemizde, tıpkı hakimler gibi, öğretmen açığının bulunduğu bilinmektedir. Ancak, yabancı bir öğretmen getirmek, Türkiye’nin bugünkü koşullarına göre son derece pahalıdır.
Şöyle ki yabancılar, kendilerine, ülkelerindeki gibi tam donanımlı bir daire tutulmasını ve maaşlarının ülkelerindeki parasının karşılığı kadar Türk parası olarak ödenmesini, sigorta yapılmasını istemektedirler.
Bugün, 16 bin yabancı dil öğretmeni görev almak için Bakanlık’a başvurmuştur.
Bir yabancı öğretmenin giderleri, en az iki yerli öğretmene ödeyeceğiniz giderlerden daha fazladır.
Aslında Sayın Kubalı’nın dileklerine yürekten katılıyorum.
Ancak, bu temennilerin gerçekleştirilebileceğini düşünemiyorum.
Öncelikle yapılması gereken “göreve hazır” öğretmenleri kadrolu olarak çalıştırmak, daha sonra, ya da birlikte, Sayın Kubalı’nın işaret ettiği gibi, yabancı dil öğretmenlerini dış ülkelere göndererek bilgilerini pekiştirmek ve tazelemek olmalıdır.
Artık biliniyor ki, bir yabancı dil bilmek dahi yeterli olmamakta, iş dünyası en az iki dil bilen gençlere kapısını açmaktadır.
Bu nedenle durumu müsait olan aileler büyük maddi ve manevi fedakârlıklara katlanarak çocuklarına bir veya iki yabancı dili yazmak ve konuşmak ve daha aydın bir gelecek sağlamak amacı ile özel anaokullarını ve diğer özel ilkokul ve liseleri tercih etmektedir.
Büyüklerimizin nasihatlerini unutmayalım. Bir dil bir insan, iki dil iki insan sayılır.
- 2017 gelirken7 yıl önce
- Yine İzmir Barosu7 yıl önce
- Hakimler-savcılar ve avukatlar (2)7 yıl önce
- Hakimler- savcılar ve avukatlar (1)7 yıl önce
- MHP7 yıl önce
- Kendimi ve hukuku yazdım7 yıl önce
- İnciraltı (1)7 yıl önce
- İdam kararı7 yıl önce
- Baro seçimleri (2)7 yıl önce
- Baro seçimleri (1)7 yıl önce