Fareler ve İnsanlar'a sansür!
O da 'sakıncalı' bulundu...
Ümran AVCI / AHT
Steinbeck'in 'Fareler ve İnsanlar'kitabının bazı bölümleri, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından sakıncalı bulundu. 3 Aralık'ta toplanan Komisyon Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayıyla yıllardır liselerde okutulan ve 100 Temel Eser arasında yer Alan kitabın bazı sayfalarının "ahlaki olmayan" bölümler içerdiğine karar vererek, Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurdu.
YAYIN DÜNYASI OLAYA TEPKİ GÖSTERDİ
Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal, "Sansüncü zihniyet yaygınlaşıyor" derken, Yapı Kredi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Raşit Çavaş'ın sansüre yanıtı: "Ortalıkta, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu'nun değerlendirme raporundan daha müstehcen bir şey bulamıyorum" oldu.
2013'ün ilk haberlerinden biri "sansür talebi" oldu. Dünya Klasiklerinden Steinbeck'in "Fareler ve İnsanlar" kitabına "Sakıncalı" damgası vurulmasına yayıncılık dünyasından tepki geldi. Yayıncılar, gelinen noktayı şöyle yorumladı: "Bu artık her eserin, kitabın, filmin klasikleşmiş, evrensel bir referans haline gelmiş, insanların zihinlerinde yer etmiş denmesine bakmadan herhangi birilerinin o tanımsız ve son derece öznel "ahlak" kriterlerine uygunsuzluk nedeniyle yargılanabileceği, sansürlenebileceği ya da yasaklanabileceğinin son göstergesidir"
Yayın dünyasının sansüre tepkisi şöyle:
Metin Celal (Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı)
Sansürcü zihniyet yaygınlaşıyor... 2013'ün ilk haberlerinden biri "sansür talebi" oldu. (...) Komisyon, Steinbeck'in bu romanının hangi yayınevlerince yayımlandığını da araştırıyor ve yayınevlerinin kitaplarındaki sakıncalı bölümlerin sayfalarını da tek tek tespit ediyor. Bir rapor halinde "öğrencilerin eğitimine uygun olmayan bölümler" tespit edildiğini belirterek raporu ve ekli listeyi Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne arzediyor. Steinbeck'in "Fareler ve İnsanlar" romanı Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanan liselerde okutulacak "100 Temel Eser Listesi"nde yer almaktadır. Onlarca yıldır tüm Dünyada okunan bu önemli klasik ülkemizde de en çok okunan, sevilen romanlardandır. Tek tek şehirlerde öğretmenlerin kurul oluşturup Dünya Klasiklerini ahlaki açıdan incelemelerini ve yasak ya da sansür talebinde bulunmaları sansürcü zihniyetin tüm ülke çapında yaygınlaştırılması, iller düzeyinde kitap yasaklamaları yapılması anlamına gelmektedir. Lise öğrencileri birer genç yetişkin olarak okuyacakları kitapları kendileri seçecek niteliktedir. Steinbeck'in ne kadar önemli bir yazar olduğunun, "Fareler ve İnsanlar"ın edebi öneminin, nasıl bir konu işlediğinin, ne kadar önemli hayat dersleri verdiğinin bilincindedir. İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün kurul kurup "ahlaki açıdan" kitap incelettirmesi, sansür talebinde bulunması ülkemizde sansürcü zihniyetin ne boyutlara ulaştığının çarpıcı ama utanç verici bir örneğidir. Umarız son örnek olacaktır. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in "Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu" türünden yasakçı, sansürcü komitelerin kurulmasını engellemesini, il milli eğitim müdürlerini, öğretmenleri Türkiye'nin başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere uluslararası birçok düşünce, ifade, vicdan ve din özgürlüğü ile hukukun üstünlüğü ilkesiyle ilgili sözleşmelerde imzası bulunan bir ülke olduğunu ve bu tür yasakçı, sansürcü girişimlere izin vermeyeceğini açıklamasını bekliyoruz.
Raşit Çavaş (Yapı Kredi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni)
"Ortalıkta, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu'nun değerlendirme raporundan daha müstehcen bir şey bulamıyorum."
Sel Yayıncılık
Konuyla ilgili olarak bir basın açıklaması yapan Sel Yayıncılık, tepkisini şöyle dile getirdi:
Enis Batur’un Elma’sı kapağındaki Courbet tablosundan dolayı yargılanmaya başladığında şaşırmıştık, Metin Üstündağ’ın haftalık Penguen’de yıllardır çizdiği Pazar Sevişgenleri albümleri yargılanınca gülmüş, “dünya kültür mirası” listesindeki Fransız şair Guillaume Apollinaire’nin CinSel Kitaplar serisinden yayınlanan kitabı Genç Bir Don Juan’ın Maceraları cinsellikle suçlanınca kızmıştık. William Burroughs’un yerleşik edebiyat kalıplarını zorlayarak yazdığı üstelik tam da bunun için yaptığını beyan ettiği Yumuşak Makine “konu ve anlam bütünlüğüne aykırılık” gerekçesiyle yargılandığında ise artık bu mantığı anladığımızı zannediyorduk. Ta ki edebiyat öğretmenlerinin John Steinbeck’i de “gayri ahlaki” bulduklarını okuyana kadar.
Steinbeck’in dünya edebiyatındaki yerinden, Fareler ve İnsanlar’ın edebiyat ve hatta sinema tarihindeki öneminden bahsedecek değiliz. Asıl tartışılması gereken sanırız, işleri zaten önlerine gelen kitapları bir gerekçe bularak, kendilerini komik duruma düşürmek pahasına, başlarına iş açmamak adına anlamsız bir rapor yazıp mahkemeye göndermekle yükümlü, bunun için maaş alan ve olumsuz prensibiyle çalışan TC Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu yerine, bir şehirde, İzmir’de, lise edebiyat öğretmenlerinin oturup, bir kitabın iki sayfasını raporlandırarak yasaklanmasını, sansürlenmesini devletten talep etmeleridir. Üstelik telifli bir kitabın tek bir yayıncısının olabileceğini gibi temel bir okur bilgisinden bile yoksunlukla, kitabın eski baskılarından da sayfa numaraları örneklendirerek, gerekçelerini sağlamlaştırmaya çalışıyorlar, takdir edilesi bir çaba.
Bu artık her eserin, kitabın, filmin klasikleşmiş, evrensel bir referans haline gelmiş, insanların zihinlerinde yer etmiş denmesine bakmadan herhangi birilerinin o tanımsız ve son derece öznel “ahlak” kriterlerine uygunsuzluk nedeniyle yargılanabileceği, sansürlenebileceği ya da yasaklanabileceğinin son göstergesidir.
Fazla söze gerek yok...