22 X paylaşımı iddianamede
23 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen gazeteci Alican Uludağ hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. 3 suçtan cezalandırılması istenen Uludağ'ın 22 "X" paylaşımı iddianameye koyuldu. Hakkında yaklaşık 1 yıl önce soruşturma izni verildiği anlaşılan Uludağ'ın, suçlamalara karşı ifadesinde, "Bahse konu paylaşımların basın özgürlüğü ile düşünce ve kanaat özgürlüğü kapsamında ele alınması gerekmektedir. Herhangi bir suç kastıyla yapılmış paylaşımlar değildir" dediği ortaya çıktı. Habertürk'ten Ceylan Sever'in haberi..
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gazeteci Alican Uludağ hakkında “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” ve “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlarından soruşturma başlatmış, savcılığın talimatıyla Uludağ, 19 Şubat 2026’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Ankara’da gözaltına alınmış, İstanbul’a getirilmiş ve 20 Şubat’ta tutuklanmıştı.
Uludağ hakkında savcılık soruşturmasını tamamladı. 3 suçtan iddianame düzenlendiğini duyurdu. Asliye Ceza Mahkemesi’nde değerlendirme aşamasında olan iddianamenin detaylarına ulaşıldı.
2025’TE ADALET BAKANLIĞI SORUŞTURMA İZNİ VERMİŞ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; Alican Uludağ hakkında “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” ve “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçundan soruşturma yürütülürken bazı paylaşımları için "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" suçundan da soruşturma izni istendiği anlatıldı. Bu izin talep edildiğinde ise Adalet Bakanlığı’nın daha önce “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Alenen Aşağılama” suçundan Uludağ hakkında 11 Mayıs 2025’te “Olur” verdiği öğrenildi.
X PAYLAŞIMLARI İDDİANAMEDE DELİL OLARAK YER ALDI
İddianamede; gazeteci Alican Uludağ’ın sosyal medyadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldığı iddia edilen 13 paylaşımı delil olarak sıralandı. Ayrıca Alican Uludağ’ın X hesabından Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını hedef alarak zincirleme şekilde suç işlediği iddiasıyla da 9 adet paylaşımı iddianameye koyuldu.
“BU PAYLAŞIMLAR İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİDİR”
İddianamede Alican Uludağ’ın soruşturma kapsamında verdiği savcılık ifadesine yer verildi. 16 yıldır yargı muhabirliği yaptığını, paylaşımları kendi sosyal medya hesabından yaptığını söyleyen Uludağ “Bahse konu paylaşımların basın özgürlüğü ile düşünce ve kanaat özgürlüğü kapsamında ele alınması gerekmektedir. Herhangi bir suç kastıyla yapılmış paylaşımlar değildir. Paylaşımlarda şiddete çağrı, nefret söylemi ve hedef gösterme bulunmamaktadır. Savcılık makamı beni ifadeye çağırsaydı zaten gelirdim. Ben ilgili paylaşımlarda tamamen eleştiri hakkımı kullandım. Bir gazeteci olarak bu hakkı fazlasıyla kullanabileceğimi düşünüyorum.” dedi.
“HAKARET ETMEDİM, SERT BİÇİMDE ELEŞTİRDİM”
İfadesinin devamında yargı organlarını aşağılamadığını, somut olaylara ilişkin kendi düşüncelerini aktardığını belirten Uludağ, “Cumhurbaşkanı ne de başka bir kişiye hakaret etmeksizin düşüncelerimi sert eleştiri biçiminde dile getirdim. Söz gelimi yargı darbesi söyleminde kasıt yargı mensuplarının topla tüfekle darbe yapması değildir. Bu bir metafordur. Yine zalim saray rejimi şeklindeki söylemlerim hakaret barındırmamaktadır. Eleştiri ve düşünce hürriyeti kapsamındadır.” dedi.
“HABER VERME HAKKINI AŞTI”
Savcı iddianamede, paylaşımlarında Uludağ’ın eleştiri hakkı, ifade özgürlüğü ve haber verme hakkı kapsamını aştığını ileri sürdü. Ayrıca Uludağ’ın söz konusu paylaşımları internet üzerinden yayınladığı ve aleniyet unsuru bulunduğu, farklı tarihlerde paylaşım yapılmasıyla zincirleme şekilde suç işlediği kanaatine yer verdi. İddianamede şüpheli Alican Uludağ’ın paylaşmışlarının dezenformasyon içerdiği, şüpheli tarafından sarf edilen söylemler dikkate alındığında “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçunun oluştuğu yer aldı. Şüpheli Uludağ’ın beyanlarının düşünce ve ifade özgürlüğü sınırını aştığı, paylaşımların haber ya da bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilmenin mümkün olmadığı vurgulandı. Toplumun doğru bilgi alma ve erişme hakkının engellendiğine değinilen iddianamede, toplumun genelini ilgilendiren olaylara ilişkin bilgileri sırf halk arasında endişe ve panik amacıyla söylendiği, sözlerin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu belirtildi.
23 YIL 5 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Hazırlanan iddianamede, "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.