Günümüz insanı zayıflamak ve sağlıklı olmak için diyet arayışı içinde... Bu konudaki pek çok yeni diyet önerisi ve moda diyet akımlarıyla insanların hem kafası karışıyor hem de sağlıkları bozuluyor.  

Masa başında yapılan ve yaşanılan yerin dışındaki gıdaları içeren farklı diyet önerileri, gerçekçi ve sağlıklı olmayıp, diyette yer alan gıdaları bulma konusunda da uygulayan kişiye fazladan masraf getiriyor. 

AKDENİZ DİYETİ 'SOYUT KÜLTÜREL MİRAS' İLAN EDİLDİ

"Akdeniz coğrafyasında yer alan ülkemiz, beslenme konusunda bizlere büyük fırsatlar sunuyor" diyen İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş, "Akdeniz, ılıman ve güneşli ikliminin sağladığı çeşitli yiyecekler; kışın ise turunçgiller, karnabahar ve brokoli gibi meyve-sebzeleri ile insanlara sağlıklı ve zinde bir yaşam sürdürme imkânı sağlıyor. Yüzlerce bilimsel araştırma makalesi ile faydası kanıtlanmış Akdeniz diyeti, UNESCO tarafından 2013'te 'Soyut Kültürel Miras' olarak ilan edildi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından 2012’de, Akdeniz diyetinin dünya genelinde uygulanabilirliği üzerine pilot bir proje başlatıldı" dedi. 

Akdeniz beslenme tarzının ülkemizde en tipik olarak Ege bölgesinde uygulandığını söyleyen Dr. Atilla Bektaş, Akdeniz tarzı beslenmede; fazla miktarda zeytinyağı, meyve, sebze, tam tahıl gıdalar (ekmek, bulgur, makarna),bakliyat, ceviz, badem, fındık, bolca balık; daha az miktarda kümes hayvanı, süt ürünü ve çok az miktarda kırmızı et ve şarap tüketimi vardır" diye konuştu. 

 

 

 

AKDENİZ DİYETİ, 41 POPÜLER DİYET ARASINDAN BİRİNCİ SEÇİLDİ

2019’de U.S. News and World Report’ta dünyanın önde gelen beslenme uzmanları 41 popüler diyet içinden Akdeniz diyetini birinci seçtiler.

Dr. Bektaş, "Diyabet, kalp sağlığı, obezite ve zayıflama konularında uzmanlaşmış tıp doktoru, beslenme uzmanı ve diyetisyenlerden oluşan 25 kişilik bir çalışma grubu, 41 farklı diyeti kolay uygulanabilirlik, kalp-damar sağlığı, diyabet, obezite ve kilo alınımının önlemesi açısından karşılaştırdılar. "Akdeniz diyeti" birinci sırayı aldı. İlk dörde giren diyetler arasında "Modifiye Akdeniz" diyeti olarak değerlendilebilecek diyetler oldu" dedi.

MODİFİYE AKDENİZ DİYETİ NEDİR?

"Modifiye Akdeniz diyeti’’ olarak adlandırılan ‘‘Hipertansiyonun Önlenmesinde Diyetsel Yaklaşımlar’’ anlamına gelen DASH diyetinin ise ikinci sırayı aldığını aktaran Dr. Bektaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "DASH diyeti, Akdeniz diyetinde olan; meyve, sebze, tam tahıl, balık, baklagiller, sert kabuklu kuruyemişler (ceviz, badem, fındık) ve az yağlı sütlü gıdaları kapsamaktadır. Bu diyette şekerli içecekler tatlılar ve tuz minimize edilmiştir. DASH diyeti ile Akdeniz diyetinin kombine şekli olan MIND diyeti; meyveler, sebzeler, fındık, yağsız et, tam tahıllar ve balık bakımından zengin olup ölçülü kırmızı şarap içerir. MIND diyeti; kalp-damar sağlığı, obezite ve diyabeti önlemekle kalmıyor aynı zamanda beyin fonsiyonlarını da güçlendiriyor.

'Flexitarian diyeti' bu gün en çok rağbet gören bitkisel ağırlıklı diyetlerdendir. Meyve ve sebzeler, kepekli tahıllar, süt, yumurta, tofu, fasulye, mercimek, bezelye, fındık ve baharatları kapsamaktadır. Akdeniz diyetine benzeyen flexitarian diyet temel olarak, ara sıra et ya da balık tüketilmesine izin veren "esnek vejetaryan’’ bir diyettir" açıklamasında bulundu.

LİSTENİN SONUNCUSU KETOJENİK DİYET İLE DUKAN DİYETİ OLDU

41 farklı diyet arasında en düşük dereceyi, geçen sene de sonuncu olan 'Dukan diyeti' ve 'Ketojenik diyet' paylaştı.

Dr. Bektaş, "Bu diyetlerin temel ortak özelliği minimal düzeyde karbonhidrat içermeleri, yüksek protein ve yağlı yiyeceklere odaklanmalarıdır. Listeye yeni giren sok diyetlerden; takibi zor ve son derece kısıtlayıcı olan, birçok yiyecek grubunu beslenmeden elimine eden 'Sıfırlama diyeti' ve ‘Whole30’ diyetleri de en son sıralarda yer aldılar. Akdeniz tarzı beslenme sosyolojik bir olgudur. Yemeğin birlikte yenildiği büyük sofralar ve yemek yeme keyfi, tüm Akdeniz ülkelerinde sosyal ve kültürel kimliğin temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde yemek alışkanlığı; aile, arkadaş, grup ve toplum kimliğinin oluştuğu, aile bütünlüğünün onaylandığı, bir çeşit iletişim ve sosyal alışveriş durumudur.

Birlikte yenilen aile yemekleri, televizyon ve bilgisayar başında ayaküstü yenilen hazır paket yemekler gibi obeziteyle sonuçlanmaz. Aile yemeklerinde insanlar, sohbet ederek yemek yediklerinden yemeğe odaklanıp aşırı yemekten kurtulmuş olurlar" şeklinde konuştu. 

 

"AKDENİZ DİYETİ ÇEVREYİ KORUR"

Akdeniz diyeti taze hazırlandığından, trans yağ, sentetik fruktoz içermez; gıda katkı maddesi ve koruyucuya ihtiyaç duyulmaz. Akdeniz diyeti çevrecidir. Taze meyve sebze kullanıldığı için, paket, kutu konserve, plastik gibi ambalaj malzemelerinin çevreyi kirletmesi söz konusu değildir.

Sağlığınız için mutfağınızda ve sofranızda Akdeniz beslenme piramitine uygun yiyecekler bulundurun. Akdeniz sofrası hazırlamak ve bu sofrada yemek önceliğiniz olsun. Bu konuda kendinize ve ailenize vakit ayırın.

AKDENİZ DİYETİ KALBİ NASIL ETKİLİYOR?

Akdeniz diyet şeklinin ülkeden ülkeye, hatta aynı ülke sınırları içerisinde bölgeden bölgeye bile farklılıklar gösterdiğini kaydeden Kardiyolog Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, "Akdeniz diyetinde iyi yağlar (tekli ve çoklu doymuş yağ asitleri) kötü yağlardan (satüre/tam doymuş ve trans yağlar) daha fazla olup; taze kesilip, hazırlanarak sofraya getirilmiş sebze, meyve gibi yiyecekler vardır. Endüstriyel işlemlerden geçirilerek sofraya gönderilen hazır diyet tarzı şeklinde değildir. Akdeniz diyetinde insanlar kalorinin çoğunluğunu yağlardan elde etmektedir. Burada kalorinin çoğunluğu tekli doymamış yağ asitlerinden elde edilmektedir. Özellikle doymuş yağ asitlerinden zengin diyet ki buna ‘Batı tarzı diyet’ denilmektedir, kalorinin çoğunluğunu doymuş yağ asitlerinden elde etmektedir. Bu da ‘Batı tarzı’ ve ‘Akdeniz tarzı’ diyetin birbirinden ayrıldığı en önemli noktadır" diye konuştu. 

AKDENİZ DİYETİ KANSERDEN, DİYABETTEN, ALZHEIMER VE PARKINSON'DAN KORUYOR

Akdeniz diyetine göre beslenenlerde kalp damar hastalığı görülme oranının Batı diyetine göre daha düşük olarak bildirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, "Burada özellikle diyette tekli doymuş yağ asidi olarak zeytinyağı kullanımı bunun temelinde bulunmaktadır. Bu şekilde Akdeniz diyeti kan kolesterol seviyelerini Batı diyetine göre daha az yükseltir. Araştırmacılara göre; Akdeniz diyeti kalp-damar hastalıkları, kanser, diyabet, Alzheimer ve Parkinson hastalığından korunma etkisi oluşturan bir diyettir. Yakın zamanlı yapılmış çalışmalar ise bu diyeti daha sıkı uygulayanlarda kalp-damar hastalıklarında yüzde 9’luk bir azalma oluşturduğunu göstermiştir. Ayrıca yine inme ve kalp-damar hastalığı ile ilgili değişik risk faktörlerinde de (kan basıncı, kolesterol seviyesi, kan şekeri, kilo) düzeltici pozitif etkisi bulunmaktadır.

Sonuç olarak Akdeniz diyeti kalp-damar hastalığı geliştirme ve inme ile kalp-damar hastalığı risk faktörlerinin önlenmesi ve geriletilmesinde etkisi ve yararı tüm dünya tarafından kabul edilmekte olan bir diyet şeklidir" açıklamasında bulundu. 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri