Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Sakarya'nın Kaynarca ilçesinde, ormanlık alanda Suriyeli hamile kadın ile 10 aylık bebeğinin öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 2 tutuklu sanığın yargılanmasına başlandı.

AA'nın haberine göre; Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde geniş güvenlik önlemleri altındaki duruşmaya, tutuklu sanıklar Birol Karacal ile Celal Bay, müşteki Halid Al-Rahmun, kardeşleri Muhammed ve Ali Al-Rahmun ile maktul Emani'nin babası Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun ve taraf avukatları katıldı.

Kimlik tespitinin yapılması ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianamenin özetinin okunmasının ardından, sanıklar savunmalarını yaptı.

Tutuklu sanık Cemal Bay, savunmasında Halid Al-Rahmun'u iş yerinden tanıdığını söyledi.

Maktuller Emani ve bebeği tanımadığını, daha önce hiç görmediğini savunan Bay, "İş yerine gittikten sonra servisten indim, Birol vardı, Birol'u fabrikadan tanırım. Birol bana 'Bir işimiz var.' dedi beni aldı, gittik. Gece saat 03.00 sıralarıydı, Birol'a ne işimizin olduğunu sordum ancak işimiz konusunda bir şey söylemedi. Kadının ve çocuğun olduğu binaya gittik. Birol evin dış kapısını açtı, içeri girdik. Birol, bayanın olduğu odaya gitti. Beni de aldı odaya. Odada sadece bayanı gördüm, bayan uyuyordu, yerde yatıyordu, bağırmaya başladı. Birol, kadının ensesine yumruğuyla vurdu. Bayan hala kendindeydi, uyanıktı. Birol ensesine bir daha vurdu. Birol bana da 'vur' dedi. Ben de bunun üzerine kadının ensesine yumruğu vurdum. Kadın hareketsiz kaldı. Birol kadını omzuna aldı, çocuk da oradaydı. Çocuk o sıra ağlıyordu. Birol eline bir bez aldı çocuğun boynuna düğüm attı, çocuğun sesi kesildi. Birol kadını, ben çocuğu aldım, aşağı indik. Birol'un arabası oradaydı, biz ilk etapta çocuk ile kadının olduğu eve yürüyerek gelmiştik. Birol kadını arabanın arka koltuğuna bıraktı." diye konuştu.

Bay, sanık Karacal'ın kadını daha önce battaniyeye sardığını belirterek, "Bebeği de kadının olduğu yere koyduk. Birol ve ben arabaya bindik, dağa hareket ettik. Ne kadar gittiğimizi hatırlamıyorum, hava karanlıktı. Çeşme gibi beyaz bir yere geldiğimizde yukarı doğru çıkıyorduk. Birol, arabayı oraya doğru sürdü. Birol kadını aşağıya aldı, tecavüz etti." şeklinde konuştu.

Kendisinin de kadına tecavüz ettiğini söyleyen Bay, "Olayın olduğu yere 5 dakika mesafede ormanlık bir yere gittik. Ormanın içine girdik, Birol kadın ile bebeği aşağıya aldı. Birol eline bir sopa aldı, bebeğe vurdu, kaç kere vurduğunu bilmiyorum bu süre içinde bebeğin hiç sesi çıkmadı." dedi.

Cemal Bay, mahkeme başkanının savcılık ve kolluktaki ifadelerini okuması sırasında bir soruya "Kadını öldürmeye karar vermedik. Birol bana 'kadını öldüreceğim' dedi." ifadelerini kullandı.

"SANIKLARDAN ŞİKAYETÇİYİM"

Maktul Emani'in eşi ve Halaf'ın babası Halid Al-Rahmun ise sanıklardan şikayetçi olduğunu, olayın nasıl gerçekleştiğini bilmediğini söyledi.

Sanık Karacal'ın kendisinin kapı komşusu olduğunu, ara sıra evlerine gittiklerini belirten Al-Rahmun, iş yerinden sabah 06.00 sıralarında eşi doğum yapacağı için izin istediğini ve eve doğru yolu çıktığını anlattı.

Al-Rahmun, eve gittiğinde kapının açık olduğunu fakat eşi ve çocuğunu bulamadığını, eşinin eşyalarının evde olduğunu belirterek, "Korktum yüksek sesle ağlayınca Birol'un eşi yanıma geldi ne olduğunu sordu. Eşim ve çocuğumun olmadığını söyleyince hastaneye gitmiş olabileceğini söyledi. Daha sonra hastanelere baktık fakat bulamadık. Daha sonra polise gittim, eşimin ve oğlumun kayıp olduğunu anlattım. Biz, polisle otururken Birol 10 dakikada bir arayıp eşimi ve oğlumu bulup bulmadığımı soruyordu, bu polisin dikkatini çekti. Sonra polis Birol'u aldı ondan sonrasını bilmiyorum." dedi.

Sanıklar ile arasında bir probleminin olmadığını aktaran Rahmun, "Cemal'le 3 ay çalıştık. Kekeme olduğunu biliyorum ancak bu kadar kekeme ve tik sahibi değildir. Kendisi doğruyu söylememek için böyle davranıyor." diye konuştu.

Emani'nin babası Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun da sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade ederek, "Davaya katılma talebim vardır. Buradaki herkesin kendisini benim yerime koymasını istiyorum. İki suçlunun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum, adalete güveniyorum" dedi.

Söz alan Halid ve Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun'un avukatı Cihad Gökdemir de sanıklardan şikayetçi olduklarını ve üst sınırdan cezalandırmalarını talep etti.

Sanıkların çapraz sorgularının ardından görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini ve bebek Halaf Al-Rahmun'un otopsi raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan istenmesini talep etti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Halid ve Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun'un davaya müdahilliğine, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, bebek Halaf Al-Rahmun'un otopsi raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan istenmesi için müzekkere yazılmasına karar veren mahkeme heyeti, dosyadaki eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı 15 Ocak'a erteledi.

"TÜRKLERİN BENİM YANIMDA OLDUĞUNU GÖRDÜM"

Öte yandan Halid Al-Rahmun kendisinin yanında olan herkese teşekkür ederek, şunları söyledi:

"Allah razı olsun. Ablalar, abiler, kardeşler, Türklerin benim yanımda olduğunu gördüm. Türkler ve Suriyeliler Müslüman. Müslümanların benim yanımda olduğunu gördüm. Benim oğlumun, eşimin hakkını alacağım, destekleyenlerden Allah razı olsun. Eşimin ve oğlumun hakkını almak istiyorum. Siz benim yanımda durun."

"Onlar Müslüman değil, hapis az bile." diyen Rahmun, "Türkler Müslüman ama onlar Müslüman değil, kafir. Oğlumun yaşı yoktu bile 10 ay olmamıştı bile. Eşim hamileydi doğumuna bir gün kalmıştı öldürdüler. Bu Müslüman işi değil." ifadesini kullandı.

Emani Al-Rahmun'un babası Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun da duruşmaya katılmak için Türkiye gelişlerinde emeği geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk yetkililere teşekkür ederek, "Sanıkların en ağır cezayı almalarını istiyorum. Buradan elimiz boş dönmek istemiyorum. Eğer en ağır ceza alınmazsa diğer insanlar için caydırıcı olmaz. Sadece adalet istiyoruz." dedi.