Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Dudak-damak yarıkları, anne karnında yüzün normal gelişiminin herhangi bir etkenden dolayı engellenmesiyle gelişen bir anomali olarak tanımlanıyor. Bu anomali, dudağın tek tarafında küçücük bir çentikten, burun-dudak ve damağı içeren iki taraflı çok geniş (göze, kulağa, alına çeneye doğru uzanan, yüz iskeletini de içerecek derecede) yarıklara kadar değişebiliyor. Bu sorunu yaşayan bebek ve çocukların büyük bölümü ne gülebiliyor ne de duygu ve düşüncelerini yüzleriyle gerektiği gibi ifade edebiliyor. Dudak Damak Yarıkları Derneği Eş Başkanları ile Prof. Dr. Servet Doğan, konuyla ilgili sorunlara ve tedavinin gerekliliklerine dikkat çekerek, “Kraniyofasiyal anomaliler adı verilen bu yarıklar gebeliğin 3 - 12’nci haftaları arasında gelişip aynı haftalarda ortaya çıkan diğer organ anomalileri ile birlikte de görülebiliyor. Bir kısmında genetik faktörler öne çıkarken bir kısmında çevresel faktörler rol oynuyor. Uzun soluklu bu tedavinin içinde; Plastik-rekonstrüktif ve estetik cerrahi, ortodonti ve dil-konuşma tedavisi uzmanları başta olmak üzere, kadın - doğum, çocuk, çocuk kardiyoloji, çocuk nöroloji, anestezi, yoğun bakım, KBB, odyoloji, genetik, psikoloji - psikiyatri, çocuk diş hekimliği ve protez uzmanlarını kapsayan alanlar yer alıyor. Bu noktada hemşire ve hasta ailelerini içeren büyük bir nüfusu da unutmamak gerekiyor. Dudak-damak yarıklarının dünya genelinde 300-2000 doğumda, ülkemizde ise 1/500-700 canlı doğumda bir olduğu tahmin ediliyor” diyorlar.

Prof. Dr. Figen Özgür

TEDAVİNİN SONUNU HASTA MEMNUNİYETİ BELİRLİYOR

Her bebekte farklı bir yarık oluşabildiği için yaşanan sorunlar da vakalara göre farklılaşıyor. Yalnızca dudak yarığı olanlarda bile yarığın derecesine göre dudak ve burunda estetik deformitelerden diş sorunları ve kemik eksiğine, sonrasında tekrarlayan tedavi ve ameliyatlara kadar giden bir süreç yaşanabiliyor. Bu bebeklerde genellikle ortodontik tedavi gerekmiyor. Bu hastalar iki veya üç aylıkken yapılan ameliyat sonrası, ortodonti ve plastik cerrahi ile erişkin yaşa kadar takip ediliyor. Gerekli görülen olgularda okul öncesi dudak-burun düzeltme ameliyatları ve gerekirse kemik yerleştirmesi yapılıyor. Tedavinin sonunu belirleyenin hasta memnuniyeti olduğu belirtiliyor.

SADECE DAMAK YARIĞI VAR İSE...

Sadece damak yarığı olanlarda; Beslenme, yutma ve nefes alma ve işitme bozukluğu sorunları ile başlayan hayat, hastaların 6-9 aylıkken geçirdiği ameliyat sonrasında bir süre devam edip, belli aralıklarla işitme konuşma takiplerinin yapılması ile sürüyor. Diş bakımı ve desteği için pedodonti, zamanı gelince de ortodonti devreye giriyor. Konuşma bozukluğunun okul öncesi olması halinde bunu düzeltmek için gerekli tetkik ve ameliyatlara başvurulabiliyor. Erişkin yaşta ise çene ve burun ameliyatları gerekebiliyor. Hastanın tedavisi ancak erişkin yaşa geldiğinde; konuşması, çenesi, dişleri iyiyse ve hasta durumundan memnunsa sona eriyor.

Prof. Dr. Servet Doğan

DUDAK VE DAMAK YARIĞININ BİRLİKTE OLMASI HALİNDE

Dudak ve damak yarığı sorunları birlikte ise çok farklı tipleri olmakla birlikte genelde solunum sıkıntısı daha az oluyor ve bebekler diğer gruptakilere oranla daha kolay besleniyor. Bu bebeklerden özellikle çift taraflılar ile tek taraflıların çok deforme olanlarında, ameliyat için beklenmesi gereken süreçte erken başlayan ortodonti tedavisi gerekebiliyor. Her bebekte şart olmayan bu tedavi, bebeği ameliyata hazırlayıp ameliyattan daha başarılı bir sonuç almaya yardımcı oluyor. Bebeklerin ilk ameliyatı 2-3 aylıkken dudak tamiri ile başlıyor ve 6-9 aylıkken damak onarımı ile devam ediyor. Bu sorunda yine okul öncesi konuşma için tetkik ve ameliyatlar gerekebiliyor. Benzer şekilde bu hastalara dudak-burun düzeltme de yapılabiliyor. Bu yaşta uzun sürecek ortodontik tedavi yeniden başlayıp (çene ameliyatlarının gerekli olması halinde tüm düzeltmeler bitene kadar) erişkin yaşta bile devam edebiliyor.

AMELİYATLARIN ERTELENMESİ ÇOCUKLARIN RİSKİNİ ARTIRDI

Covid-19 döneminde dudak damak yarıklı bebeklerin ailelerinin hekime ulaşmakta büyük zorluk yaşadıkları ve bunun virüsle mücadelenin yoğunluğundan kaynaklandığı belirtiliyor. Zamanı gelmesine rağmen bebeklerin ameliyatlarının bir süre geciktirilmesinin salgın ile mücadelede alınması gereken tedbirlerin bir sonucu olduğu belirtiliyor. Bu ameliyatlar hava yolunda yapıldığı için virüsün yayılması kolay olup hem bebeğe hem de ameliyatı yapan cerraha bulaş riski çok yüksek bulunuyor. Uzmanlar, “Bebeklerin ameliyatlarını bu olağanüstü şartlarda birkaç ay geciktirmek makul de olsa artık ertelenemeyecek noktaya gelindiği için önlemlerimizi alarak ameliyatlara başladık. Bunu, gecikmeler çocukların uygunsuz gelişimlerine yol açmasın diye kendimizi ve onları riske atarak yaptık” diyor.

TEDAVİLER NEDEN AKSADI?

Diğer taraftan bu bebeklerin ortodontik tedavilerinin de virüs yayılımını azaltmak için aksadığı belirtiliyor. Ağız içi işlemler uyanık hastada oldukça riskli bulunurken benzer şekilde konuşma tedavileri ve konuşmayı ölçecek tetkiklerin de bulaş olasılığı nedeniyle yapılamadığına dikkat çekiliyor. Riskli uygulamalar arasında işitme testlerinin bulunduğu belirtiliyor. Uzmanlar, “Bu dönemde sadece doğum yapılan hastanedeki ilk işitme taramalarını yapabildik” diyor.

ORTODONTİK TEDAVİLERİN FAYDALARI

Ortodontik tedavinin farklı aşamaları bulunuyor:

*Erken neonatal dönemde ameliyata hazırlık için nazoalveolar şekillendirme işlemi: Her yarıkta ve her bebekte gerekli bulunmuyor. Plastik cerrahi ve ortodontinin birlikte uygun olduğuna karar verdiği hastalara yapılıyor.

*Beslenme plağı: Her bebekte şart görülmüyor. Bazı bebekler annelerinden meme emerken ememez hale geliyor. Plastik cerrah ve ortodontistler çok az sayıda hastada uygulamaya bebeğin ve yarığın durumuna göre birlikte karar veriyorlar.

*Karma dişlenme döneminde kalıcı dişler çıktıktan sonra başlayan ve uzun süren ortodontik tedavi: Düzensiz dişleri ve aleolar arkı düzeltmeye yarıyor. Tedavinin bazı aşamalarında üst çeneyi öne çekebilmek için ameliyat gerekebiliyor.

*Erişkin yaşta çene ameliyatına hazırlık için ortodontik tedavi hazırlığı: Bu hazırlıkların birkaç yıl sürebileceği belirtiliyor.

DUDAK DAMAK YARIKLARI DERNEĞİNİN HEDEFLERİ

Dudak Damak Yarıkları Derneği’nin temel amacının Türkiye’de bu şekilde doğan bebeklerin çok yönlü bir ekip yaklaşımı ile doğru şekilde tedavi edilebilmesi için ekibi eğitecek bilimsel toplantılar ve aile eğitimleri yapmak, yol gösterici broşür ve kitaplar hazırlamak, uluslararası eğitimler düzenleyip yarar sağlamak olduğu belirtiliyor. Dernek, öğrenciler ve asistanlar için kurslar düzenliyor. Bu kurslara gereken malzemelerin temin edilmesinin yanında, kamuoyunda farkındalık artışına yol açacak; Broşür, hikaye kitapları, video gibi materyallerin sağlanabilmesi için maddi desteğe ihtiyaç duyuluyor.

ÇOCUKLAR VE AİLELERİNE ÖNEMLİ DESTEK

Sosyal güvencesi olan hastaların her tür cerrahi, ortodonti ve konuşma tedavisinin devlet tarafından karşılandığı belirtiliyor. Türkiye’de sosyal güvencesi olmayan çok az sayıda kişi bulunuyor. Tedavinin ekip bulunan merkezlerde yapılması hasta yararına sonuçlanıyor. Hastaların bir kısmı, yaşadıkları şehirlerde tedavi şansları olmadığı için seyahat, otel ve yemek masrafını karşılayabilmek için maddi desteğe ihtiyaç duyabiliyor. Bu aileler ve çocukları için sosyal etkinlikler yapma konusunda zorluklar yaşayan dernek, dünyanın en gelişmiş şeffaf plak sisteminin arkasındaki firma olan Align Technology’nin destek verdiği önemli bir projeyle, kraniyofasiyal anomalili çocuklar ve ailelerine ciddi bir yardım sağlanacağına inanıyor. Şirketin Türkiye Genel Müdürü Evren Köksal, “Firma olarak tüm dünyada 8.6 milyon hastanın tedavi edilmesine ve gülüşlerinin dönüştürülmesine destek olduk. Yaptığımız çalışmalarla gerek erişkin gerekse genç hastalarda sağlıklı bir gülümsemeye sahip olmanın gücüne tanıklık ediyoruz. Maddi ve manevi olarak dudak ve/veya damak yarıklı genç ve çocuklarımıza yönelik farkındalık artışına destek olmak bizim temel sorumluluğumuz. Dudak Damak Yarıkları Derneği ile birlikte bu yeni girişimi desteklemekten gurur duyuyor, çok anlamlı bulduğumuz projede konularının uzmanı farklı doktorlarla etkileşim yaratarak, çok sayıda genç hastaya yardımcı olmayı hedefliyoruz” diyor.

Not: Uzmanlar bu sorunları anlayabilmek için hastaların kendi hikayelerinin ve tıbbi bilgilerinin yer aldığı “Kocaman Gülen Bebekler” kitabının okunmasını tavsiye ediyor. Bilimsel her türlü bilginin bulunabileceği kitaplardan birinin de “Dudak Damak Yarıkları Hacettepe Ekip yaklaşımı 2020” olduğu belirtiliyor.