Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Ülkeyi gelecek 5 yıl yönetecek cumhurbaşkanının yanı sıra milletvekilleri ile belediye meclis üyelerinin de belirleneceği seçimlerde, cumhurbaşkanlığı koltuğu için 7 aday yarışıyor.

Diğer yandan halk, 13 siyasi partinin ve 18 bağımsız milletvekilinin katılacağı seçimde, 118 üyeli meclise girecek milletvekillerini ve belediye meclis üyelerini belirleyecek.

- İktidarın adayı “gölge aday”

Mevcut Cumhurbaşkanı Pierre Nkurunziza’nın gelen tepkiler üzerine adaylığını geri çekmesiyle iktidar partisi Demokrasiyi Savunma Ulusal Konseyi ve Demokrasi Savunma Kuvvetleri (ZNDD-FDD) General Evariste Ndayishimiye’yi aday gösterdi.

Burundi’de 1993’ten 2005’e kadar süren ve 300 bin kişinin öldüğü Burundi iç savaşında isyancı olarak savaşan Ndayishimiye’nin, seçilirse selefinin gölgesi olacağı değerlendirmeleri yapılıyor.

Muhalefetin en güçlü partisi Yeni Ulusal Özgürlük Konseyi (CNL) ise cumhurbaşkanlığı seçiminde parti lideri Agathon Rwasa’yı aday gösterdi.

Son yıllarda, özellikle insan hakları ihlalleri gerekçe gösterilerek Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kurumların ve donör ülkelerin Burundi’ye ekonomik yardımları kesmesiyle kötüleşen ekonomik durumun muhalefet adayı Rwasa'nın seçilme şansını artıracağı belirtiliyor.

- Uluslararası toplumdan uzaklaşan Burundi

Burundi halkı, 2015 seçimleri ve sonrasında çıkan siyasi kriz ve şiddet olaylarının faturasını hala ödüyor.

Göreve 2005'te parlamento tarafından seçilerek gelen, 2010’daki seçimleri de kazanan Nkurunziza, iç savaş taraflarınca imzalanan Aruşa Barış Anlaşması’ndan yer alan “devlet başkanının yalnız iki kez seçilebileceğine” ilişkin maddeye rağmen 2015’te üçüncü kez devlet başkanlığı için adaylığı açıkladı.

Muhalefet Nkurunziza’nın adaylığına karşı çıkmasıyla patlak veren siyasi kriz, seçim öncesi ve sonrası ülke genelinde 1000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği şiddet olaylarına yol açtı. Krizde en az 400 bin kişi de yerinden olarak komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı.

AB, BM ve çok sayıda donör ülke, bu süreçte Burundi’ye yönelik insani yardımlarını durdurdu.

BM İnsan Hakları Konseyi, 2016’da Burundi’deki insan hakları ihlallerini soruşturmak üzere bir komisyon kurdu.

Burundi hükümeti ise komisyonla iş birliği yapmayı reddetmekle kalmadı, Ekim 2017’de de Uluslararası Ceza Mahkemesinden çekildiğini duyurdu.

Komisyonun 2018’de açıkladığı, ülkede 2016-2018’de insanlığa karşı suçlar işlendiğine yönelik raporunu reddeden Burundi, komisyon üyelerini de istenmeyen kişi ilan etti.

Ayrıca ülkede faaliyet gösteren uluslararası sivil toplum kuruluşlarına savaş açan Burundi hükümeti, yerel personelin işe alımında etnik dengeleri gözetmediği gerekçesiyle çok sayıda uluslararası sivil toplum kuruluşunu kapattı.

- Kovid-19’a rağmen seçim

Burundi’nin Kovid-19 salgınına rağmen üçlü seçimi düzenlemesi de ciddi şekilde eleştiriliyor.

Şu ana kadar 42 vakanın görüldüğü, bunlardan birinin ölümle sonuçlandığı ülkede yönetim seçimler uğruna, salgınla mücadeleyi arka plana atmakla suçlanıyor.

Sivil toplum kuruluşlarının ve sağlık çalışanlarının test yapmamakla ve gerçek verileri açıklamamakla itham ettiği hükümet, ülkede az vaka görülmesini “Tanrı’nın Burundi’yi korumasıyla” açıklıyor.

Gitega yönetiminin ayrıca Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) ülke temsilcisi ve üç uzmanını, istemeyen kişi ilan ederek ülkeden kovması, uluslararası toplum tarafından ciddi tepki gördü.

- Gözlemciler reddedildi

Salgın önlemleri almayan Burundi hükümeti, Kovid-19 nedeniyle yurt dışından gelen herkese 14 karantina uygulanacağını bildirerek seçimlere uluslararası gözlemci gönderilmesini engellemeye çalıştı.

Yönetim, BM ve Afrika Birliğinin (AfB) göndereceği seçim gözlemcilerini ise muhalefete yakın olduğu gerekçesiyle reddetti.

Ayrıca ülkenin birçok kentinde hükümet yanlıları ile muhalefet taraftarları arasında çıkan çatışmalar, seçim öncesi ciddi endişeye yol açtı.

Seçim kampanyasının başladığı 27 Nisan’dan bu yana 150’den fazla CNL üyesi tutuklanırken, muhalif aday Rwasa, “tahrik edici ve karalayıcı” kampanya yürüterek halkı isyana teşvik etmekle suçlandı.

BM, şeffaf bir şekilde gerçekleşmeyen seçim sürecinin ülkedeki şiddeti derinleştireceğini bildirerek tüm tarafları şiddet olaylarının yatıştırılmasına katkı sağlamaya çağırdı.

,Ahmet Emin Dönmez