Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Dernekten yapılan açıklamada, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin kabulünden bu yana 31 yıl geçtiği kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Genel Direktörü Henrietta Fore'un "Çocuk hakları açısından oldukça riskli bir dönemden geçiyoruz." sözü aktarılan açıklamada, şu değerlendirmeler paylaşıldı:

"Bugün Kovid-19 salgını nedeniyle dünya genelinde; sağlık sistemlerinin kapasitesi yetersiz kalıyor. Çocukların temel sağlık tedavileri erteleniyor, sağlık hakları ve yaşam hakları tehdit altında bırakılıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde çocuklar daha fazla şiddet, istismar ve sömürüye maruz bırakılma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Okulların kapatılmasıyla hareket özgürlükleri daha da kısıtlanan çocuklar, öğretmenleri ve arkadaşları gibi kendilerini bu risklerden koruyacak destek mekanizmalarından mahrum kalıyor. Yoksulluk içinde yaşayan çocuk sayısı artarken çocuk işçiliğinin azaltılmasına yönelik elde edilen kazanımlar risk altında. 1,8 milyar çocuğun yaşadığı 104 ülkede şiddet önleme ve müdahale hizmetleri kesintiye uğradı. İstismar riski altındaki çocuklar ve kadınlar için vaka yönetimi ve ev ziyaretleri, en çok kesintiye uğrayan hizmetler arasında."

Salgın sürecinde çocukların hayatlarını ilgilendiren konularda oldukça fazla karar alındığı belirtilen açıklamada, "Ancak, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin temel ilkelerinden biri olan 'çocukların kendilerini ilgilendiren her karar ile ilgili görüşlerini ifade etme ve karar alma süreçlerine anlamlı katılım hakları' bu kararlar alınırken ne kadar gözetildi? Biz de salgın sürecinde çocukların ne yaşadığını, ne hissettiğini merak ettik ve onlara ellerinde sihirli bir değnek olsa özellikle bu dönemde neyi değiştirmek isterlerdi diye sorduk. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde biz susalım ve çocuklar salgını nasıl yaşıyor, neye ihtiyaçları var, kendileri anlatsın." ifadeleri kullandı.

Hayata Destek Derneği'nin hazırladığı "#ÇocuğaKulakVer" video serisinde çocukların dile getirdiği isteklerden bazıları şu şekilde:

"- 'Okullar açılsın, ailem rahatlasın ve şu virüs de ortadan kalksın isterim.' (9 yaş, Şanlıurfa)

- 'Bu hastalığı yok ederdim, ihtiyaçlarımı karşılardım, bize ev yapardım.' (12 yaş, Viranşehir)

- 'Her şeyin değişmesi gerekiyor zaten hocam. Nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Her şeyin işte…' (13 yaş, Şanlıurfa)

- 'Bütün çocukların okumasını, bütün çocuklar eğitimli olsun isterdim.' (10 yaş, Viranşehir-Şanlıurfa)

- 'Elimde sihirli değnek olsa kedi sahiplenmek ve onu beslemek isterdim. Adını da Baki koymak isterdim. Arkadaşımın büyük bir ayıcık oyuncağı var, onun gibi bir oyuncağım olmasını isterdim.' (10 yaş, Adana)

- 'Her yerin oyun oynamak için uygun olmasını sağlamak isterdim, dışarı hiç çıkmadan bile güzel oyunlar oynayabilmek isterdim.' (10 yaş, Hatay)

- 'Uçmak isterdim, Urfa'ya havadan bakmak, insanlara, yukarıdan neler yaptıklarına bakmak isterdim. Bisikletim olsun isterdim. Arkadaşlarım benimle oyun oynasın isterdim.' (13 yaş, Şanlıurfa)

- 'Sokaktaki hayvanların dışarıda aç olmalarını değiştirmek isterdim.' (13 yaş, Viranşehir)"

- "Çocukların seslerini duyurabilecekleri alanlar yaratalım"

Salgın gibi afet ve kriz zamanlarında tüm çocukların haklarının korunması ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasının, başta devletler olmak üzere her yetişkinin sorumluluğu olduğu belirtilen açıklamada, şu önerilere yer verildi:

"Bugün ve her gün, çocukların seslerini duyalım ve seslerini duyurabilecekleri alanlar yaratalım. Kız, oğlan, mülteci, engelli tüm çocukların eşit olarak kaliteli eğitime erişebilmesi için çalışalım. Çocukların oyun oynayabilecekleri ve farklı beceriler geliştirebilecekleri oyun, kültür ve spor alanlarını, çocukların da fikirlerini alarak geliştirelim, çoğaltalım. Çocukların yaşlarına uygun olmayan, zorunlu eğitimlerini ve sağlıklı gelişimlerini engelleyecek şekilde çalıştırılmasına engel olalım. Çocuğa yönelik her türlü istismar ve ihmale karşı sesimizi yükseltelim. İstismar ve ihmal durumları ile ilgili herhangi bir şüphe duymamız halinde yetkililere bildirelim. Çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere karşı çıkalım. Bir afet ve krizden sonra 'Geçti, bitti artık.' demek yerine çocukların duygularını, kaygılarını ve düşüncelerini konuşacakları çocuk dostu alanlar oluşturalım."

BAKMADAN GEÇME