Halk dilinde “Delirten Hastalık” olarak bilinen “Trigeminal nevralji” nedeniyle hayatı çekilmez hale gelen Adem Osma (50),aradığı şifayı geçirdiği ameliyatla buldu. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre 20 yıldır  yüzünde şimşek çakması ve bıçak saplanmasına benzer tarzda çok şiddetli ağrı ve uyuşmalar yaşayan Osma, çektiği dayanılmaz acılar nedeniyle; uyumaya, yemek yemeye hatta su içmeye bile korkar hale gelmişti. Hastalığına yıllarca teşhis konulamayan Adem Osma, gittiği doktorların kendisini ağrı kesici verip geri göndermelerine alışmıştı. 

KADERİNİ DEĞİŞTİREN AN!

Gazetede okuduğu bir haber üzerine bir tanıdığı aracılığı ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl’e ulaşan Adem Osma, bu aracılık ile aynı üniversitenin Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Adem Yılmaz’a başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonrasında kendisine “trigeminal nevralji” teşhisi konulan Osma, kısa süren bir ameliyat sonrası 20 yıldır hayatını cehenneme çeviren ağrılardan anında kurtuldu.

KONUŞAMIYOR YEMEK BİLE YİYEMİYORDUM

Adem Osma "Dayanılmaz ağrılarım yüzünden konuşamıyor, yemek yiyemiyor, traş olamıyor, abdest almakta bile zorlanıyordum. Aileminin de huzuru kaçmıştı. Çok şükür şimdi sağlığıma kavuştum. Artık yemek yiyebiliyor, konuşabiliyor, abdest alabiliyor ve yatağıma rahat yatıyorum. Allah  destek olanlardan razı olsun” diyor. 

 

DOKTORU ANLATIYOR: “AMELİYATTAN SONRA AĞRILARI BİTTİ”

Ameliyatı gerçekleştiren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Adem Yılmaz; “Adem Beyin, 20 yıldır sağ çenesine şimşek çakar tarzda devam eden ağrıları vardı. Her tür ihtiyacını karşılamada büyük zorluk çekiyordu. Hastalığın tanısını koyduktan sonra kulak arkasından 1 cm kemik almak suretiyle ameliyat ettik (mikrovasküler dekompresyon). Ameliyat sonrası ağrıları hemen geçti ve 2 gün sonra da evine gönderdik” diyor.

TRIGEMINAL NEVRALJI NEDIR?

Trigeminal nevralji, yüzdeki hisleri beyne taşıyan ve “trigeminal sinir” denilen yüz sinirinin komşu atardamar tarafından basıya uğramasıyla oluşan bir sorun olarak tanımlanıyor. Trigeminal sinirin 3 dalı bulunuyor. Bu dallardan biri göz çevresine, biri yanak ve üst dudağa diğeri ise alt çeneyle alt dudağa doğru gidiyor. Bu bölgelerde oluşan sorun kişide çok şiddetli, hatta“elektrik çarpması” olarak tanımlanan ağrılara neden oluyor. Ağrılar; traş olurken, diş fırçalarken, bir şeyler çiğnerken ya da su içerken bile ortaya çıkıp yaşamı kabusa çevirebiliyor. Hastalık kendisini genel olarak yoğun ve aşırı düzeyde oluşan ve birkaç saniye ile dakikalar hatta saatler sürebilen yüz bölgesi ağrıları ile belli ediyor. Hastalar oluşan ağrıları tarif ederken, yüzlerinde ağrı oluşturan bir odak olduğunu söylüyor ve ağrılarının su içmekle bile tetiklenebileceğinden korkuyorlar. İyi bir anamnezle teşhisin kolaylıkla konulabileceği belirtiliyor. Trigeminal nevraljisi olan hastalar, genellikle dişlerinde sorun olduğunu düşünüp diş hekimlerine gidiyor. Diş hekimleri sorunlu dişleri tedavi etse de bu tedavilerden sonuç alınamıyor. Hastalığın nedeninin belirlenememesi durumuyla sık karşılaşılıyor. Trigeminal sinirin kafa tabanından çıktığı bölgede hastalığa bazen tümör oluşumu neden olabiliyor. Hastalık aynı bölgede oluşan damar yumağının siniri tahriş etmesiyle de oluşabiliyor. Bu durumlarda görüntüleme tetkikleri yapılarak sorunun kaynağı belirleniyor. Nedenin tam belirlenemediği trigeminal nevralji hastalarında başlangıçta ilaç tedavisi uygulanıyor ve ilaca dirençli olanlarda cerrahi tedavi düşünülüyor. Pek çok hastanın ağrısı bu ilaçlarla yatıştığı için eğer hasta ilaç tedavisi ile rahatlıyorsa, bu ilaçlar hayat boyu kullanılabiliyor. Ağrı ataklarının geçtiği dönemlerde ilaçlara ara verilse de ataklar başladığında yeniden kullanılıyor. İlacın etkisiz kaldığı durumlarda seçilecek iki yöntem bulunuyor. Bunların biri trigeminal sinirin radyofrekans yöntemiyle iletisinin kesilmesi işlemidir. Bu yöntemde özel görüntüleme eşliğinde trigeminal sinirin kafa tabanını terkettiği noktaya özel bir iğneyle ulaşılıp sinir bloke ediliyor. Sadece 20 dakika süren ve çok anestezi gerektirmeden sedasyon altında gerçekleştirilen bu yöntemle ağrının 2-5 yıl hatta bazen daha uzun süreyle kesilmesi mümkün hale geliyor. Zaman içinde bloke edilen sinirin kendisini tamir etmesiyle ağrı geri dönebiliyor. Bu durumda blokaj işlemi tekrar uygulanabiliyor. İşlemin istenmeyen etkisinin, blokaj sonrasında ağrının olduğu bölgelerde kalıcı bir uyuşukluk oluşması olduğuna dikkat çekiliyor. Diğer bir tedavi yönteminin ise ameliyat olduğu belirtiliyor. Operasyonda en sık uygulanan yöntem kulak arkasından kesi yapılıp kafatasında küçük bir delik açılarak trigeminal sinire ulaşmak ve siniri çevresindeki kan damarlarından izole edecek şekilde teflon yerleştirmek olarak tanımlanıyor. İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalara hangi tedavi yönteminin uygulanacağına, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve anestezi alıp alamayacağına göre karar veriliyor.