Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Kente özgü adıyla 1920'lerden bu yana ün yapan Denizli kebabı, kuzu etinden hazırlanıyor. Önce ikiye, ardından da sekiz parçaya ayrılan kuzu, paslanmaz demir şişlere dizilip fırına özenle sıralandıktan sonra pişmeye bırakılıyor.Pişen etler, çift kefeli oturak terazi ile tartıldıktan sonra tahta üzerindeki pidenin üstünde satırla kesilip pide ile birlikte servis ediliyor.Ustaların çatalsız servis etmesiyle başlayan ve onlara saygı için devam ettirilen gelenekte, Denizli kebabının elle yenilmesi, kebabın bir özelliği olarak kabul ediliyor.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde bir süre damaklardan uzak kalan Denizli kebabı, 1 Haziran'dan itibaren başlayan normalleşme süreciyle birlikte işletmelerin aldıkları önlemlerle müşterilere ikram ediliyor.Kebap ustası 49 yaşındaki Dursun Göçenoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailesinin ekonomik zorlukları ve babasının ölümünün ardından iş hayatına 1982 yılında bir kebapçı dükkanında çırak ve bulaşıkçı olarak başladığını ifade etti. Göçenoğlu, şunları söyledi:"Çırak olarak başladığım meslekte 28 yıl önce kendi iş yerimi açtım. Bir yandan işlerimi büyütmek için çalışmalar yaparken bir taraftan da 'Kebapçı Dursun' markasını dünyaya tanıtmak için yurt dışındaki birçok fuara katılarak bu tadı tanıtma girişiminde bulundum. Bu sayede her yıl 2 milyonun üzerinde yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Pamukkale'ye gelen turistlerden bir kısmını her gün dükkanımda ağırlamaya başladım ancak koronavirüs nedeniyle sadece yerli misafirlerimize hizmet veriyoruz. Yeni normalleşme süreciyle birlikte iş yerimizde gerekli tedbirler eşliğinde müşterilerimizi ağırlıyoruz."Kebabı tüketen herkesin ikinci defa muhakkak yine geldiğini anlatan Göçenoğlu, "Kebabımızı çatal ve bıçakla servis etmiyoruz. Bazen müşterilerimiz yanlış algılayabiliyor. Çatal vermediğimiz için tepki gördüğümüz kişilere çatal veriyoruz. Diyoruz ki 'Kebabın yarısını elle, yarısını da çatalla devam edin, bu tadı, bu değişik lezzeti siz burada görebileceksiniz.' diye. Yarısına kadar yediğinde bakıyor ki elle daha lezzetli olduğu için çatalı bırakıp elleriyle yemeye başlıyorlar. Denizli'ye gelen yerli ve yabancı misafirler ile kent sakinlerine ikram ettiğimiz Denizli kebabı, dünyada eşi ve benzeri olmayan eşsiz lezzet haline gelmiştir." dedi.-Yabancı turistleri dört gözle bekliyorGöçenoğlu, Kovid-19 tedbirleri kapsamında uzun süredir restorandan sadece ev ve iş yerlerine paket servisi yaptıklarını, normalleşme süreciyle birlikte kebabı özleyen müşterilerin restorana akın etmeye başladığına dikkati çekti.Türkiye'nin salgın dönemini iyi yönettiğini ve işletme olarak bu dönemde çok iyi bir hazırlık yaptıklarını vurgulayan Göçenoğlu, şunları söyledi:"Hijyen noktasında gerekli tedbirlerimizi aldık. Girişte dezenfektanımız var, bütün çalışanlarımız maske ve eldivenli olarak hizmet vermekteler. Dükkanımıza gelen kişileri sosyal mesafeye uygun şekilde oturtuyoruz. Evde çocuklarımızın ve kendimizin sağlığını nasıl düşünüyorsak mutfakta da aynı özveriyle çalışıyoruz. Maskesi olmayan müşterilerimize hemen maske veriyoruz. Bu bizim için bir başlangıç oldu. Bu hassasiyeti koronavirüs geçmiş olsa bile aynı şeklinde devam ettirmeyi düşünüyoruz çünkü her şeyin başı insan sağlığıdır, insan sağlığına çok önem veriyoruz. Diğer ülkeler arasında en güvenilir ülke Türkiye'dir. Ülkemiz güvenilir, bölgeye turistleri bekliyoruz."Müşterilerden Mustafa Çelti ise kebabı çok sevdiğini, haftada en az 2 kez Denizli kebabı tüketmeye çalıştığını anlatarak, "Meşhur Denizli kebabı elle yendiği için zaten çatal bıçak kullanmıyoruz." dedi.