Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fransa'da geçtiğimiz günlerde "nefret söylemine hayır" kampanyası başlatan Sosyalist Hükümet'in Kadın Hakları Bakanı Laurence Rossignol'ün başörtülü kadınları "köleliği seçen zencilere" benzetmesi, Fransız siyasetinde ikiyüzlülük tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Rossignol, dün dünyaca ünlü markaların tesettürlü kadınlara yönelik koleksiyon hazırlamasından rahatsız olduğunu söylemiş ve kendi tercihiyle tesettüre giren kadınlar hakkında da "kendi istekleriyle köleliği seçmiş zenciler" benzetmesinde bulunmuştu.

Kadın Hakları Bakanı'nın bu sözlerine hem sosyal medyadan hem de sivil toplum örgütlerinden büyük tepki yağdı.

Fransa Ulusal İslamofobi Gözlemevi Başkanı Abdallah Zekri, Rossignol’ün sözlerini şiddetle kınarken, bu bakanın Müslüman kadınları yaftaladığını ve siyahiler üzerinden de çok çirkin ırkçı söylemlere imza attığını belirtti.

Zekri, "Bir bakan, kadınlara nasıl giyinip giyinemeyeceğini söyleyemez. Bu laikliğe aykırıdır. Fransa’da Müslümanlar laikliğe saygı duyarken hükümetin bu tavrı anlaşılır gibi değil." ifadelerini kullandı.

Hükümetin Müslümanları hedef alan söylemlerle toplum içinde giderek daha keskin bir kutuplaşmaya neden olduğunu dile getiren Zekri, başörtülü kadınları siyahi kölelere benzeten Rossignol’ün sözleri hakkında da şu yorumda bulundu:

"Madem Sayın Bakan başörtülü kadınları kölelere benzetiyor ve onların özgürleştirilmesi için uğraşıyor o halde işe Boulogne ormanında bedenini satmak zorunda kalarak para kazanan kadınları özgürleştirerek başlarsa daha verimli bir çalışma yürütmüş olur."

Zekri sözlerini Rossignol’e yaptığı diğer bir öneri ile bitirdi:

"Rossignol bu sözleri Paris Moda Haftası’nı yakından takip eden ve o süreç boyunca bol bol alışveriş yapan Suudi Prensesi'ne de söylemeli."

"İSLAMOFAŞİST KELİMESİNİ KULLANAN HÜKÜMETTEN REAKSİYON BEKLEMİYORUM"

Fransa İslamofobi ile Mücadele Derneği (CCIF) Sözcüsü Yasser Louati ise hükümeti Müslümanlarla ilgili ikiyüzlü davranmakla suçladı.

Louati, siyahiler hakkında, "zenciler" ifadesini kullanan ve başörtülü kadınları da "zenci kölelere" benzeten Rossignol’ün hem açık açık ırkçılık yaptığını hem de islamofobik olduğunu söyledi.

Hükümetin geçtiğimiz günlerde başlattığı "Nefret söylemine karşı hep birlikte" kampanyasına dikkati çeken Louati, şunları söyledi:

"Sosyalist Hükümet daha birkaç hafta önce nefret söylemine karşı bir kampanya başlatmıştı. Bugün de yine aynı hükümetin bakanının bu faşist, ırkçı ve islamofobik açıklamalarını tartışıyoruz. Bu apaçık bir ikiyüzlülüktür. Hükümet bünyesinde böyle bir bakan barındırırken ırkçılıkla nasıl ve ne şekilde mücadele edebilir?”

Louati, Rossignol’ün sözlerine hükümetten herhangi bir tepki geleceğini düşünmüyor. Başbakan Manuel Valls’in Fransa’nın Evry kentini ziyareti sırasında etrafta çok fazla siyahi olduğunu ima eden, "Aralara biraz beyazlardan koymalı" sözlerini hatırlatan Louati, ırkçılığın ve İslam düşmanlığının devlet eliyle sistematik şekilde yayıldığını dile getirdi.

Louati, hükümetin de Rossignol’ün görüşlerine katıldığına işaret ederek, "Olağanüstü hal bahanesiyle Müslümanların evlerini, iş yerlerini, camilerini basan, Müslümanlar hakkında 'İslamofaşist' ifadesini kullanan hükümetten elbette hiçbir reaksiyon beklemiyorum." dedi.

Sol partiden Saint-Saint Denis Belediye Meclis Üyesi Madjid Messaoudene de islamofobinin artık Fransa’da sınır tanımayan bir bela olduğunu ve bununla kararlılıkla savaşılması gerektiğini dile getirdi.

Rossignol’ün sözleri sosyal medyada da geniş yankı buldu. Twitter’da kullanıcılar, "Müslüman kadınlardan özür dile", "Irkçı bakan istifa et" gibi birçok tweetle Rossignol’ün sözlerini kınadı. Rossignol’ün ırkçı ve islamofobik açıklamaları dünya basınında da çok geniş yer buldu.

"PATLAYICI YELEK NE ZAMAN MODA OLACAK?"

Rossignol’ü kızdıran tesettür giyim tartışması İngiliz Marks&Spencer markasının tesettürlü kadınlara yönelik mayo üretimine başlayacağını duyurmasıyla patlak verdi.

Haberi kendi resmi hesabından paylaşan Rossignol, haber metninde geçen "mutaassıp moda" ifadesine dikkati çekerek, "Mutaassıp moda da ne demek oluyor. Bir de terbiyesiz moda mı var?" yorumunda bulunmuştu.

Rossignol, bu paylaşımının ardından bir Fransız kanalına davet edilmiş ve konuya ilişkin açıklamalar yapmıştı.

Tesettürlü kadınlar için üretim yapan markaları eleştiren Rossignol, "Bu markaların tesettürlü kadınlara yönelik kıyafetler üretmesini normal ve sıradan bir şeymiş gibi görmemiz imkansız. Bu apaçık bir sorumsuzluktur. Toplumu temsil eden herkesin bir sorumluluğu vardır." yorumunda bulunmuştu.

Rossignol, konuşmasında yalnızca başörtülü kadınları değil siyahileri de hedef almıştı.

Program sunucusunun kendi iradesiyle tesettüre giren kadınların da olduğunu hatırlatması üzerine ise Rossignol, "Ona kalırsa zamanında Amerika'da da kendi isteğiyle köleliği seçmiş 'zenciler' vardı." derken siyahi insanlar için "zenci" (negro) ifadesini kullanmıştı.

Rossignol, gelen tepkiler üzerine siyahilerle ilgili sözlerinin yanlış anlaşıldığını söylese de başörtülü kadınlarla ilgili söyledikleri hakkında yorum yapmadı.

Bakan Rossignol’e tepki gösterenler kadar destek verenler de çıktı.

Le Monde gazetesinden ünlü Fransız çizer Plantu da, bakanın sözlerinin ardından çizdiği karikatürde "Dolce&Gabbana yeni bir tesettür koleksiyonu hazırladı" başlığıyla üzerinde patlayıcı yelek taşıyan başörtülü bir kadının ağzından "E peki patlayıcı yelek ne zaman moda olacak" ifadelerine yer vermişti.

Plantu’nun bu çiziminin de çok tepki çekmesi üzerine ünlü karikatürist "Ben kadınların imajını kurtarmaya çalıştım" açıklamasını yapmıştı.

12 SAAT İÇİNDE 15 BİN İMZA

Diğer taraftan elektronik imza sitesi change.org’da Rossignol’e karşı bir imza kampanyası başlatıldı. "Rossignol istifa etsin" başlığıyla bakanın konuşmasından birkaç saat sonra başlatılan kampanya 12 saat içerisinde 15 binden fazla imzaya ulaştı.

Kampanya, farklı azınlıklar ve farklı dünya görüşlerinden bir grup kadın tarafından başlatıldı.

SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI GEÇMİYOR

Fransız bakanın eleştirdiği, tesettürlü kadınlara yönelik tasarımlar yapan markaların sayısı ise oldukça sınırlı.

Tesettür açılımı yapan ilk uluslararası marka Amerikalı DKNY olmuştu. DKNY, 2014’te Ramazan koleksiyonu hazırlamış ve koleksiyonun yer aldığı internet sitesinde de Hz. Muhammed’in Ramazan ayına ilişkin hadislerini paylaşmıştı.

Geçen yıl ise Japon firması Uniqlo, başörtülü blog yazarı Hana Tajima’ya tesettürlü kadınlara yönelik özel bir koleksiyon hazırlatmıştı. Koleksiyon ilk etapta yalnızca Singapur’da satışa çıkmış ancak yoğun talep karşısında bu yıl ABD ve İngiltere’deki mağazalarda da yerini almıştı.

Diğer bir hazır giyim markası H&M de reklam filminde geçen yıl başörtülü bir model ile çalışmış ve tesettüre uygun tasarımları piyasaya sunmuştu.

İtalyan moda devi D&G’de bu yıl başında abaya ve başörtüsü koleksiyonunu tanıtmıştı.

Mango, Tommy Hilfiger ve Net-a-porter da geçtiğimiz yıl özel Ramazan koleksiyonları hazırlamıştı.

Üreticiler, Ramazan temasının tıpkı Noel gibi alışveriş anlamında oldukça kar getirdiğini dile getirerek, ilerleyen yıllarda da benzer koleksiyonlara imza atacaklarının sinyalini vermişti.

Tesettür koleksiyonunu duyuran son marka ise Marks&Spencer oldu.

Uluslararası arenada Modest Fashion (Mütevazi Moda) olarak bilinen tesettür giyim sektörü 2013’te 266 milyar dolarlık pazar payına sahipken bu rakamın 2019’a kadar 400 milyar doları aşması bekleniyor.

AA