Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

ABD’de yapılan son araştırma, halkın yüzde 85’inin temel konularda önceki senelere göre daha keskin şekilde ayrıştığını gözler önüne serdi.

ABD’nin kamuoyu araştırma şirketi ORC’nin CNN televizyonu ile 17-20 Kasım arasında yaptığı ankete göre, halkın büyük bir kısmı temel konularda farklı düşünüyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 50’sinden fazlası ABD’deki demokrasinin işleyişinden memnun olmadığını belirtirken, her 10 kişiden en az 8’i, yönetimi ocak ayında devralacak Cumhuriyetçilerin, Demokratların bazı politikalarını da ajandalarına almalarını istiyor.

Hem ABD Kongresinde hem de Beyaz Saray’da tek partinin hakim olduğu bir yönetimin ülke için iyi olup olmadığı sorusu ise halkın farklı fikirler taşıdığını ortaya koyan diğer bir unsur olarak ön plana çıktı.

Ankette yer alanların yüzde 49’u yasama ve yürütme organında tek partinin bulunmasının ABD için iyi olduğunu belirtirken, diğer yüzde 49’u ise bunun ülke için kötü olacağı yanıtını verdi.

Başkanlık seçimlerinden zaferle çıkan Donald Trump’ın kendisine oy verenlerin dışında yeni destekçiler kazanmasını isteyenlerin oranı da yarıdan fazla.

Katılımcıların yüzde 40’ı, Trump’ın seçimlerde kendisini destekleyenlerin onayladığı politikalara odaklanmasını isterken, yüzde 53’lük bir kesim ise popüler oyları kazanamayan Trump’ın yeni taraftarlar edinebileceği politikalar gütmesini istiyor.

Halkın genel algısı ise ABD’nin keskin bir şekilde kutuplaştığı yönünde. Ülkenin önceki yıllara göre temel sorunlarda daha da ayrıştığını düşünüp düşünmediklerine dair soruya katılımcıların yüzde 85’i evet yanıtını verirken, ayrışmanın fazla olmadığını düşünenlerin oranı ise yüzde 14. Herhangi bir kutuplaşmanın olmadığını ise yüzde 1’lik kesim iddia ediyor.

ABD'de 8 Kasım'da yapılan seçimlerde, Demokrat Partili aday Hillary Clinton'dan yaklaşık 2 milyon az oy almasına karşın, seçici kurul üyelerinin çoğunluğunu kazandığı için yeni başkan seçilen Donald Trump, Yeşil Parti adayı Jill Stein ve Clinton'ın, bazı eyaletlerde oyların yeniden sayılmasını istemelerini 'pişmiş aşa su katmak' olarak değerlendirdi.

Wisconsin eyaletinde oyların yeniden sayılması için başvuran Jill Stein'e, Hillary Clinton da katıldı.

Clinton, Demokrat Partili avukatların da Wisconsin'de oyların yeniden sayılması işlemine gözlemci olarak katılacaklarını açıkladı. Stein, diğer iki kritik eyalet Michigan ve Pennsylvania'da da yeniden sayım başvurularını yapmak için gereken parayı topluyor.

7 milyon dolarlık hedefin 5.3 milyon dolarına ulaşılması sayesinde şimdiden, Wisconsin'in yanı sıra Pennsylvania'da da yeniden sayım yapılacağı öngörülüyor.

Anketlere göre, Demokrat Parti'ye kayıtlı seçmen sayısı üç eyalette de Hillary Clinton'ı önde göstermesine karşın, sandıktan çok az bir farkla Donald Trump'ın çıkmasını eleştiren Stein, oyların yeniden sayılması isteğinin gerekçesini, elektronik oylama cihazlarının hack'lenmiş olabileceğine dayandırıyor.

Pennsylvania'da yeniden sayım başvurusu için son gün Pazartesi, Michigan'da ise Çarşamba.

Michigan'da resmi sonuçlar da henüz ilan edilmiş değil, bu eyalette kazanan aday yapılan öngörüler sonucu medya tarafından ilan edilmişti.

Yeniden oy sayım sonucu, seçilmiş ABD başkanları için bugüne kadar hiç değişmedi.

Seçici kurul üyelerinin çoğunluğunu kazanarak yeni başkan seçilen işadamı Donald Trump ise Stein ve Clinton'ın oyların yeniden sayılması girişimini 'pişmiş aşa su katmak' olarak değerlendiriyor.

ABD Başkanlığına seçilen Donald Trump, yaşamını yitiren Küba devriminin lideri Fidel Castro'yu "zalim bir diktatör" olarak tanımlayarak, Castro'nun ölümüyle Küba halkının özgürlüğe kavuşmasını umduğunu bildirdi.

Trump, Castro'nun ölümünün ardından yaptığı yazılı açıklamada, Küba devriminin lideri ve eski Devlet Başkanı Castro için sert ifadeler kullandı.

Daha önce Twitter hesabından "Fidel Castro öldü." ifadesini paylaşan Donald Trump, bu paylaşımından 3-4 saat sonra yazılı açıklama yaptı.

Açıklamasında, "Bugün dünya, kendi halkına yaklaşık 60 yıl baskı uygulamış zalim bir diktatörün ölümüne şahit oldu." ifadelerine yer veren Trump, şunları kaydetti:

"Castro'nun mirası, idam mangaları, hırsızlık, tarifsiz acılar, yoksulluk ve temel insan haklarının reddi oldu. Bugünün, halen totaliter bir ada olan Küba'da uzun yıllardır yaşanan dehşetin sona ereceği ve mükemmel Küba halkının sonunda hakettikleri özgürlüğe kavuşacağı bir gün olmasını diliyorum."

Castro nedeniyle yaşanan ölümler ve trajedilerin silinemeyeceğini belirten Trump, başkanlığı döneminde Kübalıların refah ve özgürlüğe ulaşmaları için her türlü çabayı göstereceğini de bildirdi.

Donald Trump, seçim kampanyası döneminde Obama'nın Küba ile ilişkilerin düzeltilmesine yönelik attığı adımları sert bir şekilde eleştirmişti.

Başkan Yardımcılığına seçilen Mike Pence de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "tiran" olarak nitelediği Castro'nun ölümüyle Kübalılar için yeni umutların aydınlanmaya başladığını savundu.