Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

ABD Dışişleri Bakanlığı, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenmesi planlanan Suriye görüşmelerine, başkanlık devir işlemlerinden dolayı heyet yollanmayacağını fakat ülkedeki büyükelçilerinin toplantıya katılacağını açıkladı.

Geçici olarak Bakanlık Sözcülüğü yapan Mark Toner, yaptığı açıklamada, Astana görüşmelerine ABD'nin Kazakistan Büyükelçisinin katılacağı belirtti.

Toner, ABD'nin Suriye'de yaşanan iç savaşı sona erdirmek için politik çözüm yolları arayışı içinde olduğunu vurguladı.

Donald Trump'ın Başkanlık koltuğuna geçişinden dolayı Astana'ya Washington'dan heyet yollamayacaklarını kaydeden Toner, "Gözlemci olarak Kazakistan'a davet edilmemizi memnuniyetle karşılıyoruz. Başkanlık devir işleri nedeniyle yaşanan yoğunluktan dolayı Washington'dan bir heyet Astanakonferansına katılamayacaktır. ABD, Kazakistan'daki büyükelçimiz tarafından temsil edilecektir." ifadelerini kullandı.

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 9. Büyükelçiler Konferansı'na ilişkin düzenlediği basın toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner'in YPG açıklaması sorulan Çavuşoğlu, "Şu andaki yönetimin PKK'ya YPG aracılığıyla destek vermesi, YPG'ye verdikleri silahlar PKK'nın elinde. Türkiye'deki terör saldırılarının sorumluları Kayseri, İstanbul Beşiktaş, stadının yanındaki saldırı geçen seneki Ankara'daki saldırılar, bunların hepsi YPG kamplarından geliyor. YPG ile PKK'nın bir farkı yok. Önemli bir müttefikimizin destek vermesi bizim içinde kabul edilebilir değil. Astana'da YPG olmayacak" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu hafta Ankara'da gerçekleşen 9. Büyükelçiler Konferansı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mevlüt Çavuşoğlu basın toplantısında" Büyükelçiler Konferansı'mızın başarılı geçtiğini söyleyebilirim. 2023 hedefini koyduk. Milli değerler ve küresel hedefler dedik. Ekonomik ilişkilere çok önem veriyoruz. Savunma sanayi başta olmak üzere vizelerin kalkması, iş adamlarımızın işlerinin en iyi şekilde takip edilmesi, turizmde çeşitliliğin sağlanması, değişik pazarlara açılması diğer önemli konuları bu hafta değerlendirdik." diye konuştu.

"BİR TERÖR ÖRGÜTÜNÜ DAVET EDECEKSEN, EL NUSRA'YI , DAEŞ'İ DE DAVET ET"

Mevlüt Çavuşoğlu toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çavuşoğlu, "ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, düzenlediği basın toplantısında bir açıklama yaptı. PYD'nin sahada temsiliyeti olduğunu, Suriye'de barış görüşmeleri sağlanacaksa mutlaka Suriye'deki tüm gruplarında dinlenmesi gerektiğini belirtti. Bu konudaki düşüncenizi almak isterim " sorusuna şöyle yanıt verdi:" Amerika o zaman DAEŞ'i de davet etsin. Önce biz Amerika'yı adavet etme konusunda hem fikir kaldık biliyorsunuz. Rusya ile konuştuk. ABD'yi davet edeceğiz, Astana'da olacak. ABD'nin rolünü inkar etmiyoruz. Katkısını da inkar etmiyoruz, ama ABD'nin özellikle yeni yönetimden beklentimiz budur. Öyle de olacaktır. Terör örgütleriyle işbirliğine son verilmesi gerekiyor. Bir terör örgütünü masaya davet edeceksen eğer, El Nusra'yı , DAEŞ'i de davet et. Çok anlatmamıza rağmen giderayak bile şu andaki yönetim bu konuda çok ciddi hatalar yapmaktadır. Bu tür davranışları yanlış politikaları Türk toplumunda çok derin yaralar açıyor. Derin yaraların tamir edilmesi zaman alır. Giderayak ne kadar zarar verirsek kardır anlayışıyla hareket ediyorlarsa artık kusura bakmasınlar biz yeni dönemde ilişkilerimizi güçlendirmek istiyoruz. İki birbirine güvenen müttefik gibi hareket etmek istiyoruz. Fakat şu andaki yönetimin PKK'ya YPG aracılığıyla destek vermesi, YPG'ye verdikleri silahlar PKK'nın elinde. Türkiye'deki terör saldırılarının sorumluları Kayseri, İstanbul Beşiktaş, stadının yanındaki saldırı geçen seneki Ankara'daki saldırılar, bunların hepsi YPG kamplarından geliyor. YPG ile PKK'nın bir farkı yok. Önemli bir müttefikimizin destek vermesi bizim içinde kabul edilebilir değil. Astana'da YPG olmayacak. Neyi Müzakere edecek? Suriye topraklarından şu kadarını istiyorum, petrolün ve diğer kaynakların olduğu yerler benim olsun, gerisi sizin olsun mu diyecek?"

"UZMANLAR DÜZEYİNDEKİ TEMASI DEVAM ETTİRECEĞİZ Kİ ASTANA SÜRECİNE GEÇEBİLELİM"

Mevlüt Çavuşoğlu, "Amerika'yı kim davet edecek ? Müttefik olarak Türkiye'mi davet edecek? "sorusunu şöyle cevapladı:" Biz Rusya ile bir süreç başlattık, buradan da netice aldık Halep'ten insanların kurtarılması, ateşkesin ülke geneline yayılması ve siyasi sürece geçilmesi. Epeyce ihlaller var, ihlallere baktığımız zaman yüzde 80-90 oranında rejimin ve rejimin yanındaki diğer grupların ihlal ettiğini görüyoruz ama süreç devam ediyor. Şimdi Astana sürecine doğru gidiyoruz, buraya kimler katılacak? Şu ana kadar BM ve Amerika'nın katılması konusunda hemfikiriz. Daveti de tabi ki birlikte yapacağız. Uzmanlarımız biliyorsunuz Moskova'daydı. Bu sefer İran'da katıldı. Bunların hepsi değerlendiriliyor, başka ülkeler katılsın mı? katılmasın mı? farklı görüşler var. Biz prensip olarak katkı sağlayacak kurum ve ülkelerin katılmasından yanayız. Rejim tarafının da müzakereler katılmasının da bir mahsuru yok. Uzmanlar düzeyindeki teması devam ettireceğiz ki Astana sürecine geçebilelim."

"TÜRKİYE İLE KKTC HEYETİ'NİN GÖRÜŞLERİ TAMAMEN ÖRTÜŞTÜ"

"Cenevre'de önemli görüşmeler vardı, Cenevre'de konuşulan konulardan bahsedebilir misiniz? Sizce umut var mı? Basına yansıyan haritalarda talep edilen yerler doğru mu? Türkiye bu konuda ne düşünüyor?" sorusuna Mevlüt Çavuşoğlu'nun yanıtı şöyle: "Biz Türkiye olarak Kıbrıs sorunun çözümünde her zaman ne dediğini bilen, yapıcı bir ülke olduk. Özellikle 11 Şubat 2014 ortak açıklamadan sonra devam eden süreçte de biz herkesten bir adım önde olduk. Verdiğimiz destekte de çok görünür olduk. İlkeler belli, prensipler belli. Müzakereler adada devem etti. Bazı konularda halen görüş ayrılığı devam ediyor. Türkiye ile KKTC Heyeti'nin görüşleri tamamen örtüştü. Dışişleri düzeyinde bu kadar teknik çalışmanın faydalı olmayacağını tam tersine uzmanlarımızın bu teknik çalışmaları sürdürmesi konusunda hemfikir olduk. 3 garantör ülke. 18'inde İsviçre'de uzmanlar bir araya gelecek. Sonra Dışişleri Bakanları olarak biz, somut bir sonuç çıkarsa da Başbakanları davet edeceğiz. Haritalar konusuna gelince daha önce belirlenen bir takvim çerçevesinde her iki tarafta birbirlerine nasıl toprak istediklerini göstermişler, her iki tarafta bu gördükleri haritanın kabul edilemeyeceğini bildiren birer mektubu genel sekretere verdiler. Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye Cumhuriyet'i vatandaşlarının hassasiyeti bizim hassasiyetimizdir."

Çavuşoğlu, "Vize muafiyeti konusunda detaylı bilgi verebilir misiniz? " sorusunu şu şekilde cevapladı: "Vize muafiyeti konusunda biz son teklifimizi daha önce de söyledik. Önümüzdeki günlerde AB'ye teslim edeceğiz. AB'den de bu işin somut bir takvime bağlanmasını isteyeceğiz. Terörle ilgili kanunlarda bir şey yapmayacağımızı net bir şekilde ilettik. "

ABD NELER SÖYLEMİŞİ?

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Mark Toner, başkent Washington'da düzenlediği günlük basın toplantısında, '23 Ocak'ta Astana'da yapılacak Suriye toplantılarına davet edildiniz mi Görüşmelerde sizin bir rolünüz olacak mı' sorusuna verdiği yanıtta, Orada bir rolümüz olacak mı bilmiyorum ve bu konuda sizi görüşmeleri düzenleyen Rusya ve Türkiye'ye yönlendirmek isterim. Biz henüz bir davet almadık dedi.

Sözcü Yardımcısı Mark Toner, Bu görüşmeler hakkında size bir şey söylediler mi sorusuna da, Bakanımız, kendisinin de ifade ettiği gibi hem Rus hem de Türk mevkidaşıyla irtibat halinde Suriye'deki durumu görüşüyor. Bu yüzden de elbette kendisi bu görüşmelerde süreci hızlandırabilir. Fakat biz bu görüşmeleri düzenleyen değiliz karşılığını verdi.


Suriye iç savaşının çatışan tarafları Kazakistan’ın başkenti Astana’da Türkiye ve Rusya’nın öncülüğünde ilk kez doğrudan görüşmeler için bir araya gelecek. Taraflar hazırlıklarını tamamladı.

Suriye konulu Astana toplantısına katılacak Suriyeli muhalefeti heyeti ile Türk yetkililerden alınan bilgiye göre, 23 Ocak Pazartesi günü başlayacak toplantı için hazırlıklar tamamlandı.

Ankara’da son iki haftadır Türk yetkililerle yoğun temaslarda bulunan silahlı muhalefetin temsilcileri, bugün hazırlıklarını tamamlayarak müzakere pozisyonlarını belirledi.

Muhaliflerin, Astana toplantısına, 13’ü müzakere heyeti üyesi ve geri kalanı teknik ve siyasi danışmanlar olmak üzere 50 civarında temsilciyle katılması bekleniyor.

Müzakere heyeti üyeleri, yalnızca silahlı muhalif grupların temsilcilerinden oluşuyor. Heyetin başkanlığını, aynı zamanda sahanın en büyük gruplardan İslam Ordusu’nun temsilcisi Muhammed Alluş yapıyor.

Astana öncesi ilk değerlendirmesini dün AA’ya yapan Alluş, "En büyük hedefimiz akan kanın bir an önce durmasıdır" demişti.

Muhalifler, Kazakistan’a yarın hareket edecek.

Rejimin dışişleri danışmanları, istihbarat ve ordu yetkililerinden oluşan heyetine ise Şam yönetiminin Birleşmiş Milletler Temsilcisi Beşar el-Caferi başkanlık edecek.

4 ÜLKEYLE SINIRLI TUTULDU

Doğu Halep’teki ateşkes ile kuşatmadaki yerel nüfusun tahliyesinden bu yana yakın işbirliğini sürdüren Türkiye ve Rusya, Astana görüşmelerinin verimli geçmesi için katılımcı ülke sayısını sınırlı tuttu.

Görüşmelerde, Türkiye ve Rusya dışında yalnızca İran ve ABD heyetleri bulunacak.

ABD Başkanlığını bugün devralacak Donald Trump’ın İran’ı hedef alan açıklamalarından rahatsız olan Tahran yönetimi, Washington’ın katılımını engellemeye çalışmıştı. Ancak Türkiye ve Rusya, ABD’nin dışlanmasını uygun bulmadı.

Toplantıda Türk heyetine Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Önal başkanlık edecek. Heyette MİT ve Genelkurmay yetkilileri de yer alacak.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, toplantıya Suriye özel temsilcisi Alexander Lavrentiev’i gönderecek. Heyette Rusya Dışişleri’nin Ortadoğu ve Afrika’dan sorumlu Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov da bulunacak.

Ayrıca, toplantıya davet edilen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın da teknik heyetiyle Astana’ya gelmesi bekleniyor.

TOPLANTI GÜNDEMİ

Görüşmelerin bir numaralı gündem maddesi, 30 Aralık’ta ilan edilen ateşkesin güçlendirilmesi.

Ankara’nın muhalifler Moskova’nın da rejim güçleri adına garantörlük yaptığı ateşkeste, rejim yanlısı yabancı terörist gruplar yüzlerce kez ihlalde bulunarak süreci sabote etmeye çalışıyor.

Beşşar Esed ordusunun da yaptığı ateşkes ihlalleri karşısında muhalifler meşru müdafa çerçevesinde zaman zaman karşılıklar veriyor.

Rejim ve bilhassa İran destekli Hizbullah, Halep ilinin güney ve batı kırsalını, Lazkiye ili kırsalını, İdlib ili merkezi ve kırsalını, Şamın Doğu Guta bölgesindeki ilçe ve beldeleri, Madaya ve Zebadani ilçelerini, Hama ve Humus illerinin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki yerleşimleri, ülkenin güneyindeki Deraa ilini havadan ve karadan vurdu.

Türk yetkililer, AA’ya yaptıkları açıklamada, rejim güçlerinin ve bilhassa İran destekli grupların ateşkesi sıklıkla ihlal ederek, muhaliflerin provoke etmeyi ve yeniden çatışma ortamına çekmeyi amaçladıklarına işaret etti. Yetkililer Türkiye’nin çabaları ve muhaliflerin sağduyusuyla bu provokasyonun şimdilik engellendiğini vurguladı.

Astana’da ateşkesin güçlendirilmesine ilişkin tedbir mekanizmaları kurulması ve benzeri kararların alınması durumunda taraflar arasındaki güven artırıcı önlemlere geçilecek.

Bu çerçevede rejimin keyfi olarak tutukladığı vatandaşların ve muhaliflerin serbest bırakılması, esir takası ve kuşatma altındaki bölgelere insani erişim konuları masaya yatırılacak.

TÜRKİYE SAVAŞIN DURMASI İÇİN ÇALIŞACAK

Suriye iç savaşında pasif bir tutum sergileyerek rejim güçleri ile destekçilerini durdurma noktasında tamamen etkisiz kalan Batı ülkeleri, Astana toplantısına perde arkasında muhalefet ediyor.

Batı başkentlerinden Kazakistan’daki buluşma için destek açıklaması gelse de müzakere sürecinin Astana’dan hemen sonra tümüyle Cenevre’ye taşınması gerektiği mesajı veriliyor.

Rejim ve destekçilerini bugünü kadar barışa zorlamakta tamamen yetersiz kalan Batı ülkeleri, inisiyatifin kendi ellerinde olmasını istiyor.

Diğer taraftan Başkan Barack Obama yönetiminin Suriye sahasında görevli uzantıları, çok sayıda muhalif gruba Astana’ya gitmemeleri yönünde baskı yaptı.

Muhaliflerin büyük bölümü bu baskılara direnirken iki grup katılım için imza attığı halde geri çekildi.

Obama yönetimi, bazı muhalif gruplara gelişmiş silahlar vermeyi vaat ederek kendilerinden yeni operasyon planı istedi.

Muhaliflere destek veren bazı Körfez ülkeleri de Astana süreci konusunda Türkiye’nin beklediği yapıcı tutumu göstermedi.

KREMLİN'DEN ASTANA AÇIKLAMASI

Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenmesi planlanan Suriye görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İsviçre'nin Cenevre kentindeki Suriye görüşmelerine ara verildiğini anımsatan Peskov, "Astana görüşmeleri, müzakere formatının yeniden başlaması ve güçlendirilmesine katkı sağlarsa bu olumlu bir gelişme olacaktır." dedi.

Sözcü Peskov, bu konuda Ankara ve Moskova arasındaki temaslara ilişkin soruya, "Türk ve Rus tarafları arasındaki koordinasyon farklı seviyelerde sürekli olarak yürütülüyor." karşılığını verdi.