Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY, çalışma hayatına atılma aşamasında olan Z kuşağının iş dünyasına getireceği değişikliklere dikkat çekiyor ve şirketlere yol gösteriyor. Günümüzde şirketler büyüme döneminde dünyada meydana gelen teknolojik, sosyal, politik ve ekonomik değişimlere tanıklık eden Z kuşağına ulaşmayı hedefliyor. Bunun yolu ise öncelikle Z kuşağını daha iyi anlamaktan geçiyor. 

EY’nin yayınladığı çalışmada, 1997 yılından sonra doğan Z kuşağının, birçok kriz ve zorlukla karşı karşıya kalan bir nesil olduğuna dikkat çekiliyor. Kendilerine ait yepyeni deneyimlere, inanış ve davranış kalıplarına sahip Z kuşağını ve onların diğer kuşaklardan farklarını daha iyi anlamak için, bu kuşağın içinde doğup büyüdüğü farklı dünyayı iyi tanımak gerekiyor.

1930’lardan bu yana dünyanın gördüğü en ciddi resesyon ve işsizlik sorunları onlar büyürken yaşandı. 11 Eylül sonrası dünyayı tanıyorlar ve sıkı güvenlik önlem ve uygulamaları bu kuşağın çok aşina olduğu bir durum.Önceki nesillerin işyerinde ve okulda karşılaştıkları “bullying”, yani zorbalık, yeni kuşak için online ortamda, sosyal medyada ve mobil teknolojiler hesaba katılırsa her yerde başa çıkılması gereken bir durum.Z kuşağı doğdukları andan itibaren modern teknolojilerin içinde yaşayan bir nesil. İnternetin, sosyal medyanın, tablet ve akıllı telefonların doğuşuna ve gelişmesine tanıklık eden önceki kuşakların aksine, Z kuşağı tüm bunlarla birlikte büyüdü.

EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Selim Elhadef, “Z Kuşağı bireyleri gerçek dijital neslin temsilcileri. Online büyüyen, arkadaşlarına ve kurumlara sosyal olarak dilediği an bağlanabilen, büyük veri yığınlarıyla içli dışlı bir kuşak. Bunun yanı sıra Z kuşağı çevreye ve dünyaya daha duyarlı. Bu konuda kendini daha fazla görev üstlenmeye hazır hissediyor ve çevre ve dünyanın daha iyiye gitmesi için şirketlerin neler yaptıkları konusunda da daha dikkatli ve duyarlılar” dedi.

Yarının girişimcilerini bugünden tanımak

Farklı ve yeni sosyal, politik, ekonomik ve teknolojik etkenlerin şekillendirdiği Z kuşağı, önceki kuşaklara göre girişimciliğe ve inovasyona daha yatkın, kendine daha fazla güvenen, hedef odaklı, dinamik ve gerçekçi bir nesil.Kendi hayatları ve geleceklerinin sorumluluğunu alma konusunda oldukça istekli olan Z kuşağının marka sadakati önceki kuşaklara göre daha düşük. EY’nin farklı kuşakların alışveriş davranış modellerine ve sadakatlerine göre yaptığı araştırma, klasik müşteri sadakati programları, kart ve promosyon uygulamaları ile Z kuşağından bağlılık beklemenin gerçekçi olmadığını ortaya koyuyor. Z kuşağı bu uygulamalara neredeyse hiç ilgi duymuyor. Müşteri sadakati programlarının bir markayı kendileri için özel kıldığını söyleyenlerin oranı Z Kuşağı’nda yüzde 30. Bir önceki kuşak olan Milenyum kuşağında bu oran yüzde 45. Alışveriş kartları ve özel etkinlikler söz konusu olduğunda Z kuşağının ilgi düzeyi daha da düşüyor. Z kuşağına ulaşmak ve onların dikkatini çekerek bağlılıklarını kazanmak giderek daha zor hale geliyor. Online sipariş ve dağıtım Z kuşağı için çok önemli.Çok sabırsız denebilecek, beklemeye ve zaman kaybına tahammülü olmayan bir nesil olarak tanımlanabilecek olan Z kuşağı, ilgisini kolayca kaybedebiliyor.

Eğitim seviyesi yüksek, teknoloji kullanımı konusunda ise oldukça yetenekli olan Z kuşağı, doğal olarak yaratıcı ve inovatif bir karaktere sahip. Biçim ve fonksiyona güçlü bir şekilde meydan okuyan Z kuşağı, bir şeyler yapmanın hep daha iyi, daha hızlı ve eğlenceli yollarını arıyor. Z kuşağını etkilemek isteyen markalar bu kuşağın sürekli evrilen ihtiyaçlarına cevap vermeli, onları çözümün bir parçası haline getirmeli, onlardan bekledikleri saygı ve bağlılığı önce kendileri göstermeli.Z kuşağının bir diğer özelliği de, kontrolün kendilerinde olması yönündeki tutum ve beklentileri. Bu yeni kuşak, karmaşık olmayan, kendilerine esneklik ve inisiyatif sağlayan, prosedürlerden ve formalitelerden uzak, hızlı çözüm sunan ürün, uygulama ve servislere yöneliyor. Örneğin online kayıt ve sipariş süreçlerini kolay ve basit hale getiren çözümler onlara çok daha fazla hitap ediyor.Yaşanmakta olan hızlı değişime, frekansı giderek yükselen kuşaklara uyum sağlamak konusunda kendilerini sürekli yenileyebilen şirketler başarıyı yakalayacak.