Suriyeli göçmene %15 formülü
Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin açıkladı
HT EKONOMİ / SERPİL YILMAZ
Son üç gündür Gaziantep’te tırmanarak “linç” girişimlerine varan “Suriye gerginliği”, bundan bir yıl önce güçlü sinyaller vermeye başlamıştı. 30 Mart yerel seçimlerinden önce aday olmayan Gaziantep Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Nisan 2014’te kente yaptığımız ziyarette, “Suriye’den göç edenlerin paraları bitiyor, kentimizde güvenlik sorunları artar” tahminini yüzümüze söylemişti.
Kentin sokaklarını gezdiğimizde sosyal dokudaki değişimi gözlemlemek mümkündü. 8 Temmuz 2014 tarihinde yayımlanan “Gaziantep’te Suriye göçü etkisiyle kadın cinayeti arttı” başlıklı yazımı kaleme alırken, çıkış noktam Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun ilk 6 aylık istatistikleriydi. Buna göre, işlenen kadın cinayetlerinde İstanbul’dan sonra ikinci sıraya oturan ilin, geçen senelerden farklı olarak Gaziantep olması dikkat çekiciydi.
Aynı kaynağa göre 2014 Ocak- Haziran döneminde Türkiye genelinde 139 kadın cinayeti işlenirken, 2013 yılında bu sayı 237 olarak açıklanmıştı.
2014’ün kadın cinayetlerinde patlama yaşanılan bir yıl olacağı, ilk 6 ayda ulaşılan rakamdan belli oldu. Platform, temmuz ayında da 35 kadın cinayeti işlendiğini kayıtlara girdi. Gaziantep’ten konuştuğum uzmanlar, kentin civarındaki kamplarda yaşayan 35 bin Suriyeli mülteciye ilaveten, 200 bin kadar da kentin içine dağılan Suriyeli göçmenden kaynaklanan “toplumsal travmanın bir çıktısı olarak şiddete” dikkat çekiyorlardı.
BELEDİYE TAKİP SİSTEMİ KURULUYOR
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e iki soru yönelttim: Artan kadın cinayetleri ile Suriye’den gelen göç dalgasının ilişkisi var mı? Suriyeli göçmenlerin kentte yarattığı sosyal, ekonomik ve güvenlik odaklı sorunlar karşısında ne tür önlemler alıyorsunuz? Şahin ilk soruma “Sizin ulaştığınız sayıları bilmiyorum ama, köyden kente dahil olmak üzere göç hareketlerinin, kadın cinayetlerini artırdığı bilimsel bir saptama” yanıtını verdikten sonra, “Çocuk gelin vakalarını ve eğitim çağındaki kız çocuklarını izlemek üzere mahalle mahalle, sokak sokak belediye takip sistemi kuruyoruz” bilgisini paylaşıyor.
4 BAŞLIKLI EYLEM PLANI HAZIRLANDI
Daha önce 25 bin kişiyi barındıracağı açıklanan İslahiye’de yapılacak ikinci “çadır kent”in kapasitesini 30 bin olarak açıklayan Şahin, Suriyeli göçmenlerle ilgili çalışmalarını ise şöyle aktarıyor: “Ekonomi ve güvenlik” odaklı 4 başlıklı bir eylem planı hazırladık.
Ekonomik gücü ve eğitim seviyesi yüksek Suriyeli göçmenler, kente uyum sağladılar. Hemşerilerimizin, alt gelir grubu göçmenlerden kaynaklanan sorunları oluyor. Bakanlar Kurulu’ndan bu ay sonuna kadar çalışma hayatına ilişkin, kendi vatandaşlarımızı mağdur etmeyecek bir yasal düzenleme bekliyoruz.
Gaziantep 5. Organize Sanayi Bölgesi yatırımı yapılıyor. Burada işe alımlarda Suriyeli göçmenlere yüzde 10-15 kontenjan verilmesini önerdik. Kendi vatandaşlarımızın işe alınmasından sonra ortaya çıkan boşluğun bu şekilde doldurulmasını istiyoruz.
Sosyal belediyecilik anlayışımızın bir sonucu olarak belediyemizde “Sosyal İşler Bölümü”nde Suriyeli göçmenlerle ilgili çalışan özel birim oluşturduk. Eğitim ve sağlık bakanlıklarımızla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Belediyenin açtığı okullarda (2 okul) çocuklara, Türkçe eğitimin yanı sıra Türk kültürünü de anlatıyoruz. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği destekleri ile sosyal mekanizmalar oluşturuyoruz.”
TÜRKİYE GÖÇMEN ÜLKESİ OLUYOR
Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi düzenlenen Gaziantep mitinginde, Türkiye’deki 1 milyon 200 bin Suriyeli göçmen sorununa kayıtsız kalmıyor, “Bu kalıcı bir durum değil, evlerine dönecekler” diyerek seçmenlerine sabır tavsiye ediyordu.
Türkiye, Suriyeli mültecilere ilaveten Irak’ta IŞİD saldırılarının artması ile Ezidiler başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu sınırında yeni bir göç dalgası ile de karşı karşıya kalıyor. Şu da unutulmamalı ki, Türkiye’ye göç edenlerin çoğu yoksul kesimlerden ve kısa sürede vatanlarına dönebilecekleri bir konjönktür de yakın görünmüyor.
Türkiye’nin “sabırdan” daha fazlasına ihtiyacı olacak.
KENTTE MEVDUAT AZALIYOR KREDİ BATIĞI YÜKSELİŞTE
Suriye’den sınır ticaretinin kesilmesiyle Gaziantep’te son bir yılda halk yoksullaştı, bankalardaki mevduat azaldı, kredi batıkları arttı. BDDK verilerine göre Türkiye genelinde yüzde 18 artan kişi başı mevduat Antep’te yüzde 4’te kaldı. Faizleri dikkate alırsak bu rakam da aslında yüzde 6’lik bir gerilemeye işaret ediyor.
2013 haziran ayında kişi başı 3 bin 796 lirası bankalarda olan Anteplilerin paralarına hiç dokunmasalar ortalama yüzde 10 faizle 4 bin 175 liraları olması gerekiyordu. Oysa bu ilde kişi başı mevduat 3 bin 946 lira oldu. Aradaki 229 lira Anteplilerin savaştan dolayı kaybını ifade ediyor. Türkiye’de batık kredi son 1 yılda yüzde 20 artarak 31.3 milyar liraya çıkarken Antep’teki artış yüzde 53’ü geçti. Anteplilerin batık kredileri 576 milyon liraya çıktı.
Kentte kredi kartı batığı da yüzde 39 artarak Türkiye’de batık oranı en yüksek iller arasına girdi. Ticareti azalan Antepli çareyi banka kredisi almakta buldu. Banka kredileri Türkiye çapında yüzde 20 artarak 1.4 trilyon liraya çakırken Antep’te krediler yüzde 30 arttı ve 27.2 milyara ulaştı.