Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Turizm Uruguay’da öğlen yılbaşı partisi - Turizm Haberleri

        Florencia’nın annesi “Aman, giderken yanında fotoğraf makineni götürme” dedi, “çılgın insanlarla dolu bir meydana gidiyorsun!” Bu konuda tecrübeliydim çünkü bir gün önce yine sokak partisindeydim; insanlar ellerinde içkileri, dans ediyor ve çılgınca eğleniyordu gerçekten. Benim burada bulunma sebebim de buydu; Moskova’daki Che adlı Latin barda tanıştığım Uruguaylı arkadaşlarım Luciana, Cecille ve Florencia’nın bol eğlence vaat eden yılbaşı daveti!

        Oysa yılbaşını Buenos Aires’te geçirmek üzere aylarca hazırlık yapmıştım. Buenos Aires’ten Uruguay’ın Montevideo şehrinde yaşayan Luciana’yı aradığımda, “Tek başına ne yapacaksın orada, gel bizimle ol, seni geleneksel yılbaşı partimize götürelim” demişti ve ok yaydan çıkmıştı; hemen yola koyulmuştum... Ve şimdi, önceki gün gittiğimiz sokak partisinin yorgunluğunu henüz üzerimden atamadan Uruguaylıların geleneksel yılbaşı kutlamasını bekliyorum... Florencia ile birlikte 18 Julio Caddesi ile Bağımsızlık Meydanı’nı arkamızda bırakarak Mercado del Puerto’ya yani Liman Pazarı’na varıyoruz. İstanbul Beyoğlu’ndaki Çiçek Pasajı’nı andırıyor burası. Demir konstrüksiyon çatı, renkli ve kirli camların yarattığı loş ışıklı atmosfer, havada uçuşan İspanyolca kelimeler ve şarkılar, koridorlarda gezdirilen tapas tepsileri... İçerisi tıklım tıklım! Kendimizi arkadaki meydana atmak istiyoruz ama kalabalığın içinde sıkışıp kalıyoruz.

        HERKES SIRILSIKLAM

        Bu renkli manzarayı fotoğraflamak istiyorum, fakat benimle birlikte fotoğraf makinemin de sırılsıklam olacağını fark edip vazgeçiyorum. Çünkü herkes ıslatma yarışında, biraları köpürtüp birbirlerinin üstüne püskürtüyorlar. Sırılsıklam bir kalabalığın içindeyim ve henüz kupkuruyum! Güvenli bir yer bulana dek makinemi çantamın içinden çıkarmamaya karar veriyorum. İlk içkilerimizi meydanın köşesindeki kafe-barda içiyoruz. Bugünün “resmi” içeceği bira ve Medio-Meido adını verdikleri şarapşampanya karışımı köpüklü içki. Mekânın sahibiyle tanışıyorum; ailesi yıllar önce Almanya’dan Montevideo’ya göç etmiş olan Andreas’la ahbap oluyoruz. Onun yardımıyla üst kata çıkıyorum. Oda, sıcak Güney Amerika renkleriyle döşenmiş. Duvarda pek çok fotoğraf, resim asılı. Yerde gitar ve CD’ler var. Küçük balkonlu pencereden fotoğraf çekmeye başlıyorum: Meydanda pet şişelerin havada uçtuğu eğlenceli bir savaş yaşanıyor, iki grup gülüp eğlenerek birbirini ıslatıyor. Kimileri beni fark edip el sallıyor, öpücük yolluyor. Bu arada, üst katlardan aşağıya su dökerek herkesi ıslatanlar da var ve çok eğleniyorlar. Öğle saatlerinde iyice kalabalıklaşan meydan, akşamüzeri müziğin sesinin de kısılmasıyla tenhalaşmaya başlıyor. Artık herkes evine ya da akşam programına gidecek. Biz de öyle yapıyoruz, otobüse binip Luciana’ların yazlık evine doğru yola çıkıyoruz. Rio de la Plata Nehri’nin kıyısında küçük bir köyde bulunan evin bahçesinde çimlere uzanıp, yıldızlara karışan havai fişek ışıltısını izleyerek sonlandırıyorum yılı. Luciana’nın ailesinden Maria, Ignacio ve Carmen de yanımda. Eduardo Galeano ile bitirelim; “Bu şehirde hâlâ birbirine saygılı insanlar yaşıyor ve fazlasıyla içtenler” derken ne kadar da haklıymış meğer...

        Bohemlerin mekânı Liman Pazarı

        * Mercado del Puerto yani Liman Pazarı, Montevideo Körfezi’ne gelen gemilere ve semtin zengin ailelerine meyve, sebze ve et tedarik etmek için 1868’de kurulmuş. Dükkânlar zamanla çok ünlenmiş ve burası bohemlerin mekânı olmuş. Müdavimleri sanatçılar, müzisyenler, gençler ve gurmeler.

        * Büyük mangallarda sakatat dahil bütün et çeşitlerinin pişirildiği, “parilla” denen restoranlara gidin. Cabana Veronica, Roldos, El Palanque bunlardan birkaçı.

        * Uruguay mutfağının spesiyalleri: Sığır bifteği, güveç yemeği “cazuela”, portakal kabuğu ve cevizle yapılan tatlı siyah sosis “morcilla dulce”, krema ve reçelle doldurulmuş top kek “chaja.” En popüler içecek ise Mate çayı.

        * Pérez Castellanos Sokağı ile La Proa Meydanı’nı adım adım dolaşın; pek çok sanat galerisi, antikacı dükkânı var.

        LEVENT ÖZÇELİK- GAZETE HABERTURK- HT EKONOMİ