Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İstanbul Tahtakale hanları ve pasajlarında binlerce dükkân var. Buralarda alınıp satılan malları taşıyan hamalların sorunları bitmiyor | Son dakika haberleri

        Erdem ŞAHİN / HT GAZETE

        Tahtakale'de kendi ağırlığının 3 katı yükü omuzlarında taşıyan hamallar semtin çilesini çekiyor. Ağırlıklarının 3 katı olan 200 kiloluk bir yükü 7-8 kişinin yardımıyla sırtlarına alıp bazen dik yokuşlarındaki depolara taşıyorlar, bazen de bir pasajın merdivenlerinden en üst katına. Dile kolay tam 200 kilo ve bu iş gün içinde defalarca tekrarlanıyor. Günde 20 ile 30 arasında işe çıkıyorlar.

        BÖLÜKLERE AYRILMIŞ

        Her yaştan yüzlerce hamal Tahtakale’yi bölüklere ayıran istasyonlarda bekliyor. Kapalıçarşı, İplikçiler, Çakmakçılar, Asmaaltı bölgedeki bazı bölükler. Bölüklerdeki istasyonlar taksi duraklarındaki sisteme benzer bir şekilde işliyor. Mesai sabah 7’de başlayıp akşam 18.00’e kadar devam ediyor. Bir bölükte hamal olarak işe başlamak için yaklaşık 6-7 bin lira hava parasının gözden çıkarılması gerekiyor. Bu paranın taşınan eşyaların çalınması ya da başına bir şey gelmesi durumunda teminat olarak kullanıldığı söyleniyor. İstasyonlar kahyalar giden bir hamal istasyona döndükten sonra işten aldığı parayı kâhyasına veriyor ve sıranın sonuna geçiyor. Gün sonunda kazanılan para eşit olarak paylaştırılıyor.

        Kâhyalar, hamallar tarafından seçildiği için adil olmayan bir kâhya hemen yeni bir seçimle görevinden alınabiliyor. Hiçbir bölük diğer bölüklerin görev alanından iş alamıyor. İşler ise hanlarda, pasajlarda ve sokak aralarında bekleyen kolbaşları tarafından alınıp bölüğe bildiriliyor. Bölük bölgeye hemen hamal gönderiyor. Fakat bu durum bazı esnaf tarafından sorun haline gelmiş durumda. Eşyalarını kendi taşımak isteyen bazı esnaf zor durumda kaldığını söylüyor.

        ‘İnşallah bizden sonra kimse gelmez’

        Mesleğin zor olduğunu ifade eden 24 yaşındaki Vahap Yıkar, “Sigortamız yok, bir yerimiz kırılsa sakat kalırız. Zaten artık bu işi yapmak isteyen yeni bir nesil yok, inşallah biz de son oluruz, bizden sonra da kimse yapmaz” diyor. 75 yaşındaki Mehmet amcanın umudu ise hukuk okuyan torunu. Torunu avukat olunca mesleği bırakacağını söylüyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ