Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemi ile ilgili "Mecbur muyuz illa Amerikan sistemi, Fransız sistemi veya şu sistemi bu sistemi söylemeye... Biz hepsinden alırız. Adeta bir arı gibi ondan da ondan da hepsinden toplarız. Balımızı yapar, milletimize sunarız" dedi. Erdoğan, başkanlık sistemine katı bir tutumla karşı çıkılmasını da "parlamenter fetişizm" nitelemesiyle eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlara hitap etti.

Erdoğan, geçen yıl yurt içi ve dışında gerçekleştirilen operasyonlarda 3 bin 100'ü aşkın teröristin etkisiz hale getirildiğini belirterek, "Aynı dönemde asker, polis, geçici köy korucusu ve sivil vatandaşlardan da 300 civarında kaybımız var. Şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum" dedi.

"BİN YILLIK HESAPLAŞMA VAR"

Bugün oynanan bu oyunların gerisinde bu coğrafyadaki bin yıllık hesaplaşmanın yattığını çok iyi biliyoruz. Fakat ne yapsalar boş. Özellikle son iki yüz yıldır yaşadığımız tüm acılara, maruz kaldığımız tüm haksızlıklara, kayıplara rağmen, işte halen dimdik ayaktayız, evelallah ayakta durmaya da devam edeceğiz.

"TERÖR ÖRGÜTÜYLE AYNI SAFTALAR"

Erdoğan, muhalefeti eleştirirken de "Sadece hükümete, Başbakan'a, Cumhurbaşkanı'na karşı pozisyon almak adına terör örgütü ile aynı safta buluşmakta sakınca görmeyen bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Maalesef hendek kazan teröristleri arkadaşı olarak gören, terör örgütünün eylemlerine bilboard ilanları ile destek veren bir anamuhalefetimiz var" dedi.

  • Hitler örneğini verdiğimde hücum ettiler. Almanya o dönem parlamenter sistemle yönetiliyordu ama Hitler musallat oldu, bunu söyledim. Recep Tayyip Erdoğan

"KANDİL'İN ŞAMAROĞLANINA DÖNENLER..."

Türkiyelileşmek iddiasıyla yola çıkıp varlıklarını hendeklere endeksleyenlerin, Kandil'in şamar oğlanına dönenlerin durumunu hep birlikte ibretle takip ediyoruz. Kürt kardeşlerimin adını istismar ederek bu ülkeye ve bu millete husumet besleyen kim varsa onun eteğinin altına girmenin adı siyaset değil, ihanettir. En başta Kürt kardeşlerime ihanettir. Kürt kardeşlerim bu milletin ayrılmaz bir parçasıdır.

"DOKUNULMAZLIĞIN İMTİYAZI"

Tercihini siyasetin imkanlarından yana değil, terörden, terör örgütünün eylemlerinden yana koyanlar, bunun hesabını hukuk önünde vermelidir. Terör örgütünün diğer mensupları için hukuk neyi emrediyorsa bu kişiler için de aynı yöntemler işletilmelidir. Milletvekili dokunulmazlığı terör örgütüne perde olmak için değil, Meclis'te millete daha iyi hizmet vermek için getirilmiş bir imtiyazdır. Bu imtiyazın istismarına artık parlamentomuz izin vermemelidir.

"MECLİS VE YARGI HAREKETE GEÇMELİ"

Terör örgütü mensubu gibi hareket eden milletvekilleri konusunda Meclis'in ve yargının harekete geçmesi şarttır diye düşünüyorum. Aynı şekilde milletin kendisine hizmet için emanet ettiği imkanları terör örgütünün emrine sunan belediye başkanları konusunda da meclis üyeleri konusunda da İçişleri Bakanlığı ve yargının harekete geçmesi gerekiyor ve geçtiklerini de biliyorum.

"DARBE UTANCINDAN KURTULMALIYIZ"

Türkiye, artık darbe dönemlerinin dışında, siyasetin imkanlarıyla, yeni anayasasını yapabilme iradesini ortaya koymalıdır. Darbe anayasaları ile yönetilen ülke utancından artık kurtulmalıyız. Daha 'Bismillah' demeden dayatılan ön şartlar, milletimizin arzu ettiği, beklediği Türkiye'nin yaşadığı değişimi kucaklayacak, önünü açacak bir anayasanın inşasını zorlaştırıyor. Referansımız mevcut anayasa ise niçin yeni anayasa peşinde koşuyoruz. Adı üstünde, yeni anayasa... Yeni bir anlayışla, yeni bir yaklaşımla oluşturulmalıdır.

"KENDİ İHTİYAÇLARIMIZA GÖRE BELİRLEYELİM"

Başkanlık sistemiyle yönetilen pek çok ülke hem demokrasi bakımından hem kalkınma bakımından, bölgesindeki ülkelerin fersah fersah önüne geçebiliyor. Demek ki burada asıl mesele, ülkenin hedefleriyle yönetim biçimi arasındaki ilişkiyi doğru kurabilmektir. İşte Türkiye'nin de kendi yönetim sistemini kendi ihtiyaçlarına göre belirlemeye ihtiyacı vardır.

"TÜRK BİÇİMİ BAŞKANLIK DERKEN..."

Ben 'Türk biçimi veya Türkiye biçimi bir Başkanlık sistemi' dedim, başladılar saldırmaya... Ya bunlar kendi ülkelerinin markasını da istemiyorlar. Mecbur muyuz illa Amerikan sistemi, Fransız sistemi veya şu sistemi bu sistemi söylemeye... Biz hepsinden alırız. Adeta bir arı gibi ondan da ondan da hepsinden toplarız. Balımızı yapar, milletimize sunarız.

"ADETA FETİŞ HALİNE GETİRDİLER"

Parlamenter sistem gökten zembille inmemiştir. Bu sistem, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarındaki ihtiyacın çok daha gerisinde, Fransız sistemi örnek alınarak karşılanmasının ürünüdür. Daha sonraki yıllarda örnek aldığımız Fransa yarı başkanlığa geçerken biz parlamenter sistemi 'fetiş' haline getiren bir anlayışa saplanıp kalmışız. Başkanlık sisteminin en ideal yönetim sistemi olduğunu kimse zaten söyleyemiyor. Ben sadece Başkanlık sisteminin, Türkiye'nin ihtiyaçlarını bugünden daha iyi karşılayacağını ifade ediyorum.

"MEZHEP FİTNESİ"

Mezhep fitnesi bir kez daha İslam dünyasını sarsıyor, Müslümanları karşı karşıya getiriyor. Bunu bir üst akıl aslında idare ediyor. Bunu bilmemiz lazım. Mesele nedir? Mesele 'İslam dünyasında bir mezhep çatışması olsun ve İslam dünyası kendi içinde paramparça olsun.' Suriye'de, Irak'ta, Yemen'de Lübnan'da yaşanan görüntülerin gerisindeki en önemli sebebin mezhep fitnesi olduğunu biliyoruz.