Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, yüksek yargıda yapılacak yeni düzenlemeye ilgili, "Yargıya dair ortaya çıkan düzenlemelere ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne hızla gideceğiz." dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK),Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında haftalık olağan toplantısını gerçekleştirdi.

Toplantı devam ederken basın mensuplarına açıklamada bulunan Böke, Türkiye'deki yönetim krizinin her alanda kendini gösterdiğini savundu.

İktidarın, bir yılgınlık, bir yorgunluk, bir umutsuz yarattığını ileri süren Böke, "Bu iktidar yapısı ve umutsuzluğu besleyen kötü yönetim, farklı toplum kesimlerinde bir duygusal kopuş yaratıyor." dedi.

Böke, şöyle devam etti:

"Bu duygu durumunu yaratmış olan çok açık bir biçimde ülkeyi yönetmemeyi seçen ve bu sebeple de ülkede kötü bir yönetim ortaya koyan siyasi iktidarın ta kendisi. Bu kopuş ve bu yılgınlıklar kendiliğinden ortaya çıkmıyor. Doğrudan saray tarafından ve iktidar tarafından planlanan bir mühendisliğin sonucu olarak ortaya çıkıyorlar. Bu mühendisliğin kendisi zaten kötü yönetimin dışa vurumu olarak ortaya çıkıyor. Onlar biz konuşmayalım istiyorlar. Biz bir araya gelip ortak hayal kurmayalım istiyorlar. Oysa biz CHP olarak bir ortak Türkiye hayaline ne kadar ihtiyacımız olduğunu bir kez daha tespit etmiş oluyoruz. Onlar bize bir arada yaşayamayacağımızı söylüyor ama biz ortak hayali yaşatabileceğimiz bilinciyle çalışıyoruz. Eğer siyaset toplumu bölmezse, bu toplum beraber çok zorlukları aşmıştır."

"KUTUPLAŞMA ANKETİ"

Bir kaç hafta önce bir üniversite tarafından "kutuplaşma anketi" yayınlandığını ifade eden Böke, anketin "Türkiye'de vatandaşların yüzde 80'inin kendisi ile aynı partiye oy vermemiş olanlarla iş yapmak istemediğini" ortaya koyduğunu bildirdi.

Böke, yine ankete göre vatandaşların yüzde 75'inin kendileriyle aynı partiye oy vermemiş olanlarla komşuluk yapmak istemediğini ve yine yüzde 75'inin, çocuklarının kendileriyle aynı partiye oy vermeyen ailelerin çocuklarıyla oynamasını istemediğini öne sürdü. Böke, "Açıkça Türkiye'de toplumu siyaset bölüyor. Dolayısıyla bize düşen görev bunun bir siyasi görev olduğu bilinciyle, yeniden Türkiye'yi bir toplum olarak hep birlikte yaşayabileceği bir zemine taşımaktan geçiyor. Biz CHP olarak bu kötü siyasetin ülkede yarattığı bu riski bertaraf etmek için çaba sarf edeceğiz." diye konuştu.

İktidarın kendi varlığını sürdürebilmek için Türkiye'yi sosyal olarak böldüğünü iddia eden Böke, bunun artık bir parti sorunu olmaktan öte bir ülke sorunu haline geldiğini ifade etti. Böke, Türkiye'nin bu sorunu CHP'nin öncülüğünde aşabileceğini de savundu.

İktidarın geliştirdiği "vahşi siyasi dille, şiddet ortamı yarattığını da" öne süren Böke, siyasilere düşenin ise "Türkiye'yi barıştırmak ve bu vahşi siyasi dilden arındırmak" olduğunu belirtti.

"HAPSE ATARAK FİKİRLERDEN KURTULABİLECEĞİNİ SANIYOR..."

Devletin verdiği gücü suistimal eden iktidarın, kendisinden farklı düşünenleri hapse atarak fikirlerden kurtulabileceğini sandığını belirten Selin Sayek Böke, şunları ifade etti:

"Bütün dünyanın tanıdığı çok değerli üç gazeteci ve insan hakları savunucusunu sadece farklı fikirleri dile getirdi diye hapse atan bir iktidarla karşı karşıyayız. Unutmayalım bu sadece bu haftaya has bir gelişme değil. Geçtiğimiz hafta ise DİSK'in genel sekreterini gözaltına almışlardı. Düşünün ki bunu bugünkü hukuk düzeniyle yapıyorsanız, değişen yargı düzeninde yarın hiçbirimizin hukukunun olmadığı gayet açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Bunu sadece gazeteciler, insan hakları savunucuları yaşamıyor. Bunu Türkiye'de kendi sesini duyurmak isteyen ama bu ses farklı geldiği için hoşlanılmayan bütün vatandaşlarımız yaşıyor. Binlerce insan cumhurbaşkanına hakaretten davaya maruz bırakılmış durumda. Bu sınır tanımayan hukuksuzluğa karşı, hepimizin sınır tanımayan insan hakları mücadelesi vermemiz gerekiyor."

Böke, iktidarın yeni baskı alanları yarattığını da ileri sürerek, "Bu hafta yargıda yapılan yeni düzenlemeler bir kez daha bu alanı açıkça ortaya koyuyor. Kendilerinin arka bahçesi olarak tarif etmek istedikleri bir hukuk düzeni var. Bizler asla sadece AKP'yi savunacak bir hukuk düzenine izin vermeyeceğiz. Biz bütün vatandaşların hakkını, hukukunu savunacak bir hukuk düzeni için mücadele vermeye devam edeceğiz." dedi.

"MİLLİ EĞİTİM KURUMLARININ İÇİ BOŞALTILIYOR"

Aynı düzensizliğin ve kurumsal yapı bozulmasının eğitimde de görüldüğünü belirten Böke, "Maarif Yasası" ile milli eğitim kurumlarının içinin daha da boşaltılması için adımların atıldığını iddia etti.

Sadece arka bahçe hukukunun değil, bir arka bahçe eğitim platformunun da AK Parti tarafından tasarlandığını ileri süren Böke, "Çocuklarımızı cemaatlere teslim eden, başkalarına devreden bu yaklaşıma asla izin vermeyeceğiz. Milli eğitimin ve yargının Türkiye'nin kurumları olduğu gerçeği üzerinden yeniden kazanmak için bütün mücadeleyi vereceğiz." diye konuştu.

"SİYASET DİLİ DEĞİŞMELİ"

"Nasıl ki başbakan atanıyorsa, öyle gözüküyor ki şimdi bir de keyfi şekilde büyükelçiler atanıyor." görüşünü savunan Böke, liyakata göre yapılması gereken büyükelçilik atamalarının tamamen yandaşlara ödül olarak verildiğini bildirdi.

Böke, bu atanmışlığa son vereceklerini, hak edenlerin, bilenlerin iş yaptığı yepyeni bir Türkiye'nin inşası için gayret göstereceklerini belirtti. Aynı sorumsuzluk ve kuralsızlığın, dış politikanın kurumlarına da yerleştirilmeye çalışıldığını iddia eden Böke, "Bütün dünyaca terör örgütü olduğu ortaya konmuş ve kabul edilmiş belli örgütleri, 'Aman canım, onlar da mücadele veriyorlar.' deyip, kendilerine yakın görerek, bize meşru göstermeye çalışan bir yönetimle karşı karşıyayız. Saray rejimi, Türkiye'nin önündeki en büyük milli güvenlik riski olarak ortaya çıkıyor." ifadesini kullandı.

Siyasetin dilinin değişmesi gerektiğine vurgu yapan Böke, bunun bir siyasi parti değil, Türkiye meselesi olduğu gerçeğini ortaya koyan bir anlayışa ihtiyaç olduğuna değindi.

Öteki gördüğü bütün kesimleri dışlayan bu yaklaşımın, çok ciddi bir ekonomik faturayı da vatadaşın karşısına çıkardığını öne süren Böke, 2016 Ocak-Mayıs arasında, protesto edilen senet miktarının 4,3 milyar liraya ulaştığına dikkati çekti.

"10 MİLYAR TURİZM GELİRİ FEDA EDİLDİ"

Takipteki tüketici kredilerinde yıllık yüzde 60'lık bir artışın yaşandığını belirten Böke, takibe düşmüş bu kredilerin yüzde 90'ından fazlasının ihtiyaç kredisi olduğunu söyledi.

Böke, vatandaşın kendi ihtiyaçlarını borçlanarak giderebildiğini, Türkiye kötü yönetildiği için borçların ödenemediğini savundu.

Birkaç turisti kendi mağazasına çekmek için kavga eden esnafın fotoğraflarının basına yansıdığını hatırlatan Böke, "Türkiye'yi 10 milyar dolarlık turizm gelirinden feda ettiren bir siyasi iktidar var. Türkiye'de 500 bin kişinin turizmdeki bu kayıptan dolayı işsiz kalması gerçeğini ortaya koymuş olan bir siyasi iktidar var. Hukuksuz, eğitimsiz ve sınır tanımayan kötü yönetim, kendini her gün ödenemeyen borçları, protesto edilen senetleri ve müşteri çekebilmek için kavga eden esnaf gerçeğini hayatımıza sokmuş oluyor. Bu gerçeği ortaya çıkartan ve bunun sorumlusu AKP iktidarının ta kendisi." ifadesini kullandı.

Toplumun farklı kesimleri bir kere birbirine düşman edildiği zaman faturayı halkın ödediğine vurgu yapan Böke, biran önce herkesi bir araya getiren, "Türkiye'de herkes için hukuk, eğitim" diyen yeni bir siyaset anlayışına, CHP'ye ihtiyaç olduğunu belirtti.

"ÇÖZÜM ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Böke, Türkiye'nin yaşadığı sorunlarla ilgili adım atmaya devam ettiklerine değinerek, "Yargıya dair ortaya çıkan düzenlemelere ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne hızla gedeceğiz." dedi.

Türkiye'de kanayan bir yara haline gelmiş olan mülteci sorunuyla ilgili bir rapor açıkladıklarını anımsatan Böke, çözüm üretmeye, "Türkiye" demeye devam edeceklerini ifade etti.

Açıklamasının ardından, "Dokunulmazlıklar konusunda, "HDP, savcılığa ifade vermeye gitmeyeceğini' açıkladı. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, Böke, "Biz, kendi adımıza hiçbir şeyden korkmuyoruz. Eğer biz o mahkemelere davet edilirsek, o mahkemeleri AKP'nin yargılandığı mahkeme süreçlerine dönüşmesi için her türlü adımı atıyor olacağız. Türkiye asla gerçeklerden yoksun bırakılmayacak." yanıtını verdi.

AA