Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

"Tahşiyeciler" olarak bilinen gruba kumpas kurdukları iddiasıyla açılan ve aralarında firari sanık Fetullah Gülen ile eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün'ün de bulunduğu 9'u tutuklu 33 sanığın yargılandığı davada savunma yapan Hidayet Karaca, "Ben ne Tahşiye grubunu ne de üyelerini tanırım. İlk defe burada gördüm ve duydum. Ben masumum" dedi.

ÇOK ZOR ŞARTLAR ALTINDA SAVUNMA YAPIYORUM
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya aralarında Hidayet Karaca ve Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu 9 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada savunma yapan Hidayet Karaca, "Öncelikle savunmadan ziyade tarihe not düşüyorum. Çok zor şartlar altında savunma yapıyorum. Bugün bir dilekçe yazdıracak avukat bulamıyorum. Avukatım bıraktı. Haftalık telefon görüşmeleri 15 günde bir yapılıyor. Kütüphaneye çıkartılmıyoruz" dedi.

ÖZGÜRLÜĞÜM ELİNDEN ALINDI
Kadere inanan ve tevekkil eden bir yapısı olduğunu söyleyen Karaca, "Bugüne kadar yaşanan olaylarda rabbimin bir hikmeti olduğunu düşünerek günlerimi hapishanede geçiriyorum" diye konuştu.
Özgürlüğünün elinden alındığını ve ailesinden ayrı Silivri hücrelerinde tutulduğunu söyleyen Karaca, "Mahkeme heyetinin adil karar vereceğine en baştan inanmaya çalıştım. Buna inanmaya devam ederek savunmaya başlıyorum" dedi. Yanında bulunan jandarma görevlilerinden rahatsız olduğunu söylemesi üzerine mahkeme başkanı Canel Rüzgar, jandarmaların Karaca'nın yanından ayırılmasını söyledi.

HAKKIMDAKİ SUÇLAMALARIN MANTIKLA İZAH EDİLEMEYECEĞİNİ BİLMEK GEREKİR
Mantık ve insaf dışı bir davanın sanığı olarak burada bulunduğunu belirten Karaca, "Bir tv dizisi aracılığıyla örgüt kurduğum, operasyon yönettiğim iddia ediliyor. Bir sanat eseriyle insanları mağdur ettiğim iddiasını hukuk böyle bir durumu izah edemez, akıl, mantık, vicdan da sanatta izah edemez. Ancak başka hislerle hareket ediyorsanız böylesine bir iddinamayle 21 ay bir TV yöneticisini, bir gazeteciyi mağdur edebilirsiniz. Sayın savcı dizi işlerini televizyon sanatını bilmiyor olabilir. Ama hukuka inanıyorsanız evrensel hukuka göre meslek icra ediyorsanız hakkımdaki suçlamaların mantıkla izah edilemeyeceğini de bilmek gerekir" diye konuştu.

POLİSLERİN DİZİYİ İZLEYİP İZLEMEDİKLERİNİ NASIL ÖLÇMÜŞLER
İddianameye konu dizilere değinen Karaca, "Polislerin diziyi izleyip, izlemediklerini nasıl ölçmüşler. Mesajı anlamasalardı dizide ne olacaktı? Kaçıracaklarsa nasıl operasyon yapacaklardı. Mesajı mesaj verme yolu normal yollarla denenmez miydi? Maliyeti yüksek yoldan mesaj vermek mantıklı mı? Türk halkı zaten dumanla anlaşıyor polisler de dizi izleyip operasyon yapmış! Burdada hayal ile gerçeğin herkesin gözönünde su tabancasıyla seri cinayetler işlendiğine inanmamız isteniyor. Eğer suç kabul edilecek olursa herhang bir filmdeki cinayet sahnesi nedeniyle senarist, yönetmen oyuncuların da tutuklanması gerekir. Hatta izleyen seyircilere kadar uzanır" şeklinde konuştu.

TAHŞİYE GRUBU VE ÜYELERİNİ TANIMAM
"Söz konusu dizinin başında "bu dizide adı geçen kişi, kurum ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür" uyarısı geçtiğini belirten Karaca, "Bu dava, tamamen hayal ürünü olan bir senaryo üzerinden ben ve ailemi cezalandırma aracına dönmüştür. Ben hiçbir şekilde bu senaryodan sorumlu tutulamam. Yazanı, yapanı ve çekeni belli olan bir eserden sorumlu tutulamam. Ben ne Tahşiye grubunu ve üyelerini tanırım. İlk defe burada gördüm ve duydum. Ben masumum. Ne bir suçum var ne de böyle bir girişimim oldu" dedi.

TAHLİYE TALEPLERİ REDDEDİLDİ
Tahliye taleplerini reddeden mahkeme heyeti, bir sonraki duruşma Hidayet Karaca'nın ifadesiyle devam edileceğini belirterek duruşmayı erteledi.

Serdar KULAKSIZ / İSTANBUL