Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İHA

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde aracı gasp edilerek öldürüldükten sonra ormanlık alana atılan taksi sürücüsü Halil Güney'in veresiye taşıdığı son müşterisi borcunu ödemek için geldiği durakta öldüğünü öğrenince gözyaşlarına boğuldu.
Önceki hafta Kocaeli'nin Derince ilçesi Yörükler Mesire Alanı'nda katledilen taksici Halil Günay'ın parası olmadığı için veresiye taşıdığı kadın yolcu, borcunu ödenek için geldiği taksi durağında sürücünün öldürüldüğünü öğrenince gözyaşları içinde borcunu Güney'in meslektaşlarına teslim etti.

Pompalı tüfekle vurularak katledilen ve aracı da D-100 üzerinde benzin dökülerek yakılan Güney'in bağlı olduğu Yenidoğan Köprü Taksi Durağı'ndaki meslektaşları da ismini vermek istemeyen kadına teşekkür ederek, faillerin bir an önce yakalanmasını istediler. Durak çalışanlarını temsilen konuşan Durak Başkanı Levent Uzun, olayın taksicilerin kaderi olarak kabul edilemeyeceğini ve yasaların hafif olmasının suçluları teşvik ettiğini dile getirdi. Uzun, bu tarz suçlara bulaşanların daha ağır cezalarla cezalandırılmasının tek çözüm olduğu söyledi.

"PARAM OLMASA DA BENİ EVİME BIRAKMIŞTI"

Ölen taksiciye borcunu getiren ve ismini vermek istemeyen kadın yolcu, "Halil'in arabasına binmiştim. Param yoktu. Beni eve kadar getirir misin, param yok dedim. Tabii abla dedi. En son parası buydu. Hakkını helal eder inşallah. Allah mekanını cennet eylesin. Eşinin de başı sağ olsun. Bizim taksi durağımızın şoförleri altın. Allah'a emanet olsunlar" dedi.

"DÖRT DÖRTLÜK BİR İNSANDI"

Ölen Güney ile 12 yıldır birlikte çalıştıklarını söyleyen Levent Uzun ise ölen arkadaşlarından övgü ile bahsederek, "Kardeşimiz Halil alkolü, sigarası bile olmayan namazında dört dörtlük bir insandı. Gerçekten bir kardeş gibiydik burada. Ailelerimizden fazla birbirimizi görüyorduk. Acımız çok büyük. Allah ailesine kolaylık versin. Arkadaşımız o gece nöbetçiydi. Bizde çalışma sistemi olarak gece 12 ile 6 arasında durakta bir kişiyi nöbetçi olarak bırakıyoruz. Bizde sabah saatlerinde geldik. Genelde her sabah halden alışveriş yapan insanları hale taşırız. O sabah hale gidecekler bize şikayette bulundular. Sabaha doğru taksiyi onlarca kez aradık ama cevap veren olmadı diye. Bizde merak ettik. Halil kardeşimizi aramaya başladık. Belki bir yerde telefonu çekmiyordur diye düşünmeye başladık. Saat 07.00 oldu hala ulaşılamıyordu. Bu kez tedirgin olmaya başladık. Çünkü daha önce başımıza bu tip olaylar gelmişti. daha önce böyle 2 can verdik. Sümer karakoluna gittik. Şikayette bulunup durum izahatı yaptık. Ailesinin müracaat etmesi gerektiğini söylediler. Ailesine ulaştık. Kuruçeşme Karakolu'na müracaatta bulundular" diye konuştu.

"CANSIZ BEDENİNİ BİZ BULDUK"

Daha sonra aracın son göründüğü yerde aramaya gittiklerini ifade eden Uzun, "Tenha yerlere geldik. Burada bölünmeye başladık. Biz kötü bir şey olduğunu hissettik burada. Yolda arama yapar iken bir kan izine rastladık. Arından da arkadaşımızın cansız bedeni ile karşılaştık ve memur arkadaşları çağırdık. Orada boş bir tüfek kovanı vardı. Sonradan bize pompalı tarzı bir tüfek tarafından öldürülmüş olabileceği söylendi" şeklinde konuştu.

Olayın faillerinin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyleyen Levent Uzun, "Biz emniyet güçlerine ve jandarma güçlerine güveniyoruz. Sağ olsunlar çok ilgileniyorlar. Biz bu olaya hiçbir şekilde boşluk verilmesini istemiyoruz. Bu olay ilk değil son da olmayacak. Bizim devletimiz büyük bir devlet fakat kanunlarımız çok zayıf. İnsan öldürüp 10 sene ceza alıp 3 sene yatıp 5 sene sonra dışarı çıkıyorlar. Hap satanlar, ot satanlar dışarıda patır patır geziyor. Bunlar engellenmediği müddetçe bizim arabalarımıza kabin yapılmış, panik butonu yapılmış, kamera takılmış hiçbir şey fayda etmez. Onlar sadece biz öldükten sonra failin bulunması için yardımcı olacak şeyler. Bir sürü mobese var. Bunlar ne işe yarıyor. Burada mobese var çalışmıyor. Biz buradaki mobeseye güvenerek burada ki durak adına tedbir almadık. Durağın içini bile görüyorlar dışarıdan. Altyapı çalışması var diye kamera da arıza varmış o da bize denk geldi" ifadelerini kullandı.

"BU DURAKTAN 3. KAYBIMIZ"

Çalıştıkları durakta cinayete kurban giden meslektaşlarının sayısının 3 olduğunu dile getiren Uzun, sözlerine şöyle devam etti:

"Ama bunu çözümü kesinlikle kanunların değişmesi ve cezai yaptırımların arttırılmasıdır. Daha önce bu durakta 2 mesai arkadaşımız da hunharca katledilmişti. 1998'de burada 19 yaşında bir kardeşimizi kaybettik. Aynı şekil gasp edip hunharca öldürdüler. Bunu akabinde 2001'de Rahşan Affı ile bu vatandaşlar 3 senede dışarı çıktı. Bu insanlar hala sokakta. Nasıl olacak bu işler anlamıyoruz. Bir insan hayatı bu kadar ucuz mu? 1988 senesinde benim kendi öz amcam aynı şekilde gasp edilip öldürüldü. Faili meçhul bir cinayet olarak kaldı. Suçluları bulunmadı. Bu sadece bizim durağımız ile alakalı bir durum değil. 1 ay evvel Çınarlı Taksi Durağı'nda çalışan arkadaşımızı da böyle kaybettik. Ondan önce Yahya Kaptan'da bir arkadaşımızı kaybettik. Bu bir tombala. Geçen akşamki olay arkadaşımıza denk geldi. Bize de denk gelebilirdi. Kelle koltukta ekmek parası kazanıyoruz."

"Zannedersem 2-3 gün içerisinde zanlıları yakalarlar diye düşünüyorum. Eğer bu failler yakalanmazsa İzmit'te komple ticari taksiler olarak eylem yapacağız. Bu eylemi de orada kesmeyip kendi durağımıza taşıyacağız. Durak olarak da 5 araç eylemimize devam edeceğiz. Birileri bizim sesimizi duyana kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Bu iş takdir-i ilahi değil. Kader değil bu. Bizim kaderimizin bu olmaması lazım."

İzmir'in Menderes İlçesi'nde, yaşları 6 ile 11 arasında değişen 6 kız öğrenciye 'porno film izlettiği' ve 'istismarda bulunduğu' iddiasıyla 2 yıl önce tutuklanan emekli okul müdürü 66 yaşındaki Adil Ş. davasında, mağdur çocukların halen olayın korkusunu yaşadıkları ortaya çıktı. Sanık hakkında 102 yıl hapis cezası istemiyle açılan dava kapsamında 6 öğrenciden 5'i, iki yıl önceki taciz anlarını İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda uzmanlara bir kez daha anlattı. Tacizi anlattıkları sırada büyük travma yaşayan öğrencilerin, tutuklu Adil Ş.'yi kastederek uzmanlara korku içinde, "Anlattıklarımızdan sonra o çıkmaz değil mi?" diye sordukları belirtildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın talimatıyla, 6 öğrenci ve aileleri uçakla İstanbul'a götürüldü. Uçak biletlerini Menderes Belediyesi, konaklamalarını ise bakanlık karşıladı.

17 Mayıs 2014 tarihinde jandarmaya gelen telefonda, Menderes'in Sancaklı Mahallesi'nde bulunan ilkokulda 22 yıl öğretmen ve vekil müdür olarak görev yaptıktan sonra emekli olan evli 2 çocuk babası Adil Ş.'nin, 6 kız öğrenciye porno film izletip, cinsel taciz ve istismarda bulunduğu ihbarı yapıldı. Jandarma, yaşları 6 ile 11 arasında değişen öğrencilerin ifadelerini psikolog eşliğinde aldı. İfadelerin ardından gözaltına alınan Adil Ş. suçlamaları kabul etmedi, ancak tutuklandı.

TAHLİYE EDİLDİ, 8 AY SONRA TEKRAR TUTUKLANDI

İzmir 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın geçen yıl 15 Ekim'de yapılan duruşmasında, toplam 102 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu sanık Adil Ş.'nin avukatı Atilla Ertekin, "Dosyada müvekkilimin mahkumiyetine yetecek somut delil yoktur. Bir kişide porno CD'si bulunması apayrı bir durumdur. Bunun müspet suçla ilgisi olmadığı gibi küçüklere seyrettirdiğine dair delil yoktur" diyerek tahliyesini istedi. Sanık öğretmen de aynı yönde talepte bulundu. Mahkeme heyeti, delillerin büyük ölçüde toplanmış olmasını ve tutukluluk süresini de dikkate alarak oybirliği ile tahliyeye karar verip, duruşmayı erteledi.

Geçen 26 Haziran'da görülen duruşmada ise mahkeme heyeti, sanık Adil Ş.'nin oy çokluğu ile tutuklanmasına karar verdi. Geçen 22 Eylül'deki duruşmada da mağdur çocukların İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar verilip duruşma 1 Aralık 2016 tarihine ertelendi.

SAADET ÖĞRETMEN'İN ÇABASI

Aynı okulda görev yapan ve olayın peşini bırakmayan öğretmen Saadet Özcan, geçen 10 Kasım'da Ankara'ya gidip burada CHP milletvekilleri Tuncay Özkan ve Zekeriya Temizel ile görüştü. 11 Kasım'da da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya tarafından kabul edildi. Bakanlığının davaya müdahil olmasının yanı sıra Bakan Kaya, Saadet öğretmeni verdiği mücadeleden dolayı kutladı ve desteklerinin arkasında olduğunu vurguladı. Saadet öğretmenden, çocukların mahkeme kararıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gideceklerini öğrenen Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın verdiği talimat sonrasında, görevliler harekete geçti. Mağdur 6 öğrenci ve 6 yakını için Menderes Belediyesi uçak biletlerini karşıladı. Geçen 15 Kasım'da İstanbul'da öğrencileri, yakınlarını ve avukatlarını havalimanından alan bakanlık görevlileri, ulaşımdan konaklamaya kadar tüm ihtiyaçlarını karşıladı.

TACİZİ ANLATIRKEN KORKUYU TEKRAR YAŞADILAR

Öğrenciler, 16 Kasım günü de gittikleri Adli Tıp Kurumu'nda, uzmanların karşısına çıktı. Kız öğrencilerden 5'i, tacizden iki yıl sonra aynı anları bir kez daha uzmanlara anlattı. Öğrencilerden 1'inin ise daha önce mahkemede ifade verdiği, Adil Ş.'nin ondan sonra tutuklandığı belirtildi. Uzmanların, yaşadıklarıyla ilgili yönelttikleri soruları cevaplandıran öğrencilerin, korkuyla Adil Ş.'yi kastederek, "Anlattıklarımızdan sonra O çıkmaz değil mi?" diye sordukları belirtildi. Öğrenci kızlarla sürekle irtibat halinde olan öğretmen Saadet Özcan, "Birlikte beraberlik içerisinde, hiçbir siyaset gütmeden tüm iyi yürekli insanlarla bu durumu aşacağız" dedi.

Kocaeli'de müşteri almak için çalıştığı duraktan çıkan ve sonrasında kendisinden haber alınamayan taksici, Derince ilçesinde ölü bulundu.

Alınan bilgiye göre, polis ve jandarma ekipleri ile taksiciler, dün gece saatlerinde İzmit ilçesindeki duraktan 41 T 0117 plakalı aracıyla çıkan ve kendisinden haber alınamayan Halil Güney'i (40) bulmak için çalışma başlattı.

Son olarak görüldüğü yer olan Derince ilçesi Yörükler mesire alanı mevkisinde yoğunlaşılan aramada, Güneyin cesedine rastlayan taksiciler, durumu polis ekiplerine bildirdi.

Yapılan incelemede, karnından pompalı tüfekle vurulduğu belirlenen Güneyin kullandığı taksinin ise kayıp olduğu bildirildi.

Cinayeti işleyen kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışma başlatılırken, Güneyin evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.