Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Manisa’da ifade veren Haluk S. isimli örgüt imamı, şok itiraflarda bulundu. Üniversite okumak için Manisa’dan Ankara’ya gittiğini anlatan Haluk S.’nin ifadesi şöyle:

FEM’DE EĞİTİM ALDIK:

1998 Ağustos’ta Ankara il İmamı Mehmet Ali Büyükçelebi (firari) ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DzKK) ülke imamı Kamil Kaya, ben ve Hüseyin D.’ye, DzKK Ankara yapılanmasını oluşturacağımızı tebliğ etti. Bunun için önce cemaatten izole olacağımızı, herkesin ayrıldığımı ya da uzaklaştırıldığımı bileceğini, ev tutmam gerektiğini ve bu konuda kurs vereceklerini söylediler. İstanbul Altunizade’deki FEM Dershanesi’nde 7-8 gün eğitim aldık. Kursta, DzKK hiyerarşik sıralaması, terfi sistemi, aile ve lojman hayatı gibi bilgiler verildikten sonra, cemaat mensuplarının bu işleyişte nasıl davranacağını ve tedbir yöntemlerini, subaylarla görüşmelerde dikkat edilecek hususları anlattılar.

UĞURLU VE AKTÜRK ÖĞRENCİMDİ:

Kurstan sonra Ankara’ya dönüp takip edeceğimiz subayları devraldık. Bana devredilen isimler arasında Genelkurmay Plan Prensipler Daire Başkanlığı’nda görevli Deniz Kurmay Yarbay Mustafa Zeki Uğurlu, MEBS Başkanlığı’nda görevli Kurmay Üsteğmen Ali Suat Aktürk ve bir subay daha vardı. Cemaatin Deniz Kuvvetleri’ne yerleştirdiği subay sayısı artınca bizimle beraber 3 kişi daha subaylarla ilgilenmeye başladı. 5 kişi faaliyetleri yerine getirmek için Dikmen’de bir ev kiraladık. Buraya görüştüğümüz askerleri getirmiyorduk. Bu evde bir yazıcı, bir de bilgisayarımız vardı. Bilgisayar ve yazıcı isimsiz ihbarlar ve dokümantasyon için kullanılıyordu. Mustafa Zeki Uğurlu ile ilk kez bir esnaf evinde görüştük.

EŞLERİMİZ GÖRÜŞÜYORDU:

Ayda 1 kez İstanbul’a gidip DzKK ülke imamı Kamil Kaya’ya rapor veriyorduk. Görüşmelerden birinde Kaya evlenmem gerektiğini, askeriye içinde rahat hareket edebilmek için Alevi kökenli bir aday bulduklarını söyledi. Bu kişiyle tanıştım. Uğurlu evli olduğundan, onunla aile olarak görüşme yapmamız gerekiyordu ve düğünden önce imam nikâhıyla evlendik. Evlilikten sonra ben Uğurlu ile eşim de onun eşiyle görüşüyordu. Uğurlu askeriyeden istihbari bilgiler getiriyor, eşi de eşime lojmandaki bilgileri aktarıyordu. Bunları raporlayıp Hüseyin D. ile İstanbul’a gidiyorduk. Üsteğmen Ali Suat Aktürk evlenmek istediğini söyleyince uygun bir aday bulunarak evlendirildi.

İSİMSİZ İHBAR MEKTUPLARI:

Kaya’nın, cemaatin yetiştirdiği elemanlara TSK içerisinde sıkıntı yaşatan komutanlar ya da mesai arkadaşlarının bertaraf edilmesi için bu kişilerin zaafları doğrultusunda isimsiz ihbar mektuplarının gönderilmesi talimatı vermesi üzerine, Dikmen’deki evde yapı sorumlularından M.K.C. vasıtasıyla steril olarak hazırlanmış bilgisayarda ameliyat eldiveni kullanarak yazmış olduğu isimsiz ihbar mektuplarını Genelkurmay Başkanlığı’na Hüseyin D. ile birlikte gönderiyorlardı. Hatta bir seferinde ihbar mektubunu Genelkurmay’ın yanından geçerken bahçesine atmışlar.

 

Fevzi ÇAKIR / GAZETE HABERTÜRK

Trabzon’un Sürmene İlçesi’nde 4 Nisan 2015 tarihinde Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırının ardındaki sır perdesi aralanmaya çalışılıyor. Rize maçı dönüşü Balıklı Mahallesi’nde av tüfeği ile gerçekleştirilen saldırıdan sonra yürütülen soruşturmaya, Sürmene’de 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlar ışık tutmaya başladı. Saldırının olduğu sırada olay yerine 50 metre mesafedeki köprü üzerinde görevli olduğu belirlenen bekçi Nurettin Ç.’nin, 15 Temmuz gecesi emniyete ait silah deposunun anahtarını sakladığı ortaya çıkmıştı. FETÖ/ PDY üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanan bekçi Nurettin Ç.’nin otobüs saldırısı ile ilgili olarak ifadesinin alınmadığı ortaya çıktı. Bekçiyi yok sayan ve soruşturmayı yürütenlerin tamamının meslekten ihraç edildiği öğrenildi. Biri firarda, 7’si tutuklu 8 FETÖ/PDY şüphelisi hakkındaki soruşturmanın da sürdüğü belirtildi.

FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan 4 çocuk babası Nurettin Ç., her yerde aranmasına rağmen 15 Temmuz gecesi silah deposunun anahtarını karakola götürmemişti. İfadesinde müdürlerinin cemaatçi olduğunu bildiğini söylediği belirtilen Nurettin Ç.’nin, “Beni Ö.K. aradı, telefonu duymadım. TV’de darbe olduğunu gördüm. Bunun üzerine ağladım. Torunum, ‘Baban mı öldü?’ diye sordu. Ben de ‘Evet’ dedim. Saat 01.30’da sela okunmaya başladı. Sahil yolundan emniyete ulaştım. Biraz etrafında dolaştıktan sonra eve döndüm. Namaz kılıp yattım” dediği öğrenildi.

Enis YILDIRIM / GAZETE HABERTÜRK