CEMAATİYLE İLGİLİ MELEKLERE TALİMAT: "SOL MELEĞE DİLİNİ TUT DEDİM"

Meleklerle doğrudan görüşme iddialarının da ötesine geçen Gülen, meleklere talimat
verdiğini söyleyecek kadar cüretkâr davranmaktadır:

“Sizin hakkınızda hep hüsn-ü zan besledim, sizi kaydederken,
sizin hesabınıza bakarken, sizin durumunuzu değerlendirirken sol
gözümü kapadım. Defterin sol tarafına elimi koydum, sol meleğe
dilini tut dedim ve hep sağı işletmeye çalıştım. Sağla baktım,
sağla gördüm, sağca görmeye çalıştım ve her şeyi defterin sağ
tarafında aradım…”

Bu pasajda yer alan ifadelerden,

1. Bağlılarının amel defterlerini görüyor, hatta kaydediyor ve değerlendiriyor.

2. Günahları yazmakla görevli meleğe talimat veriyor.

3. Bütün bunları yapabilen kişi olarak cemaat açısından kendisini çok
yüce(!) bir konuma yerleştirdiği anlaşılmaktadır.

Bu türden iddialar, her şeyden önce İslam itikat esaslarından biri olan meleklere imanın
açık bir istismarıdır. “Sol meleğe dilini tut dedim.” diyerek kendisini Kiramen Katibîn
meleklerine talimat veriyormuş gibi sunması, açık bir hezeyandır. Zira böyle bir söylem
“Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı
bilir” (İnfitâr, 82/10-11) ve “Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan
korkmuş olduklarını görürsün. ‘Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük
büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!’ Böylece
yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” (Kehf,
18/49) âyet-i kerimelerine açıkça aykırıdır.

Kur’an-ı Kerim’e göre melekler, Cenâb-ı Hakk’ın buyruğunun dışında hiçbir şey yapmazlar.

Nitekim âyet-i kerimede “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar
ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine
buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.” (Tahrim, 66/3)
buyurulmaktadır. Ayrıca Hz. İbrahim, Lut kavmini helak etmek üzere Allah tarafından
gönderilen meleklerle, bu emirle alakalı tartışmış, ancak melekler ona bu tartışmanın
yersiz olduğunu, zira kendilerine verilen emri yerine getirmekten başka bir seçeneklerinin
olmadığını dile getirmişlerdir. (Hud, 11/ 74-76) Dolayısıyla peygamberlerin dahi Allah’ın
emrini yerine getirmekten alıkoyamadığı melekleri bu vazifelerinden el çektirmek, hiçbir
insanın gücü dâhilinde değildir. Böyle bir iddia asılsız bir isnattan ibarettir.