Ölüm sana yakışamaz. Ölüm, hayatın her zerresiyle hemhal olabilen insanlar için değildir.

Cumhuriyet Ankara Bürosu’na iki gencin gelişinin, Ufuk Güldemir ile Sedat Ergin’in o kapıdan girmelerinin üzerinden 27 yıl geçti.

O dönemin genç kadrosu, gazetecilik mesleğinin bütün basamaklarıyla tanıştı ve hepsini de aştı.

Gazeteciliğe bütün benliğiyle, beyninin her kıvrımıyla bağlı olan sen, sonunda patron da oldun.

Türk medyasının en özgün, en farklı televizyon kanalını yarattın.

Sıfırdan geldin. Ama gazetecilik ilikleri en derinine işlediği için, bunu gazetecilik yaparak başardın.


***


Sevgili Ufuk, Milliyet’te ve Sabah’ta genel yayın yönetmeni olduğun zamanlarda da gazetecilik hırsının tepelerinde dolaştın, gazeteciliğin tatmin olmaz ruhunun en güzel örneği oldun.

Gazeteciliğin yüreğini bastırma mesleği değil, yüreğini bütün dünyaya; iyisi ve kötüsüyle dünyada var olan her şeye açma mesleği olduğunu hiç unutmadın.

Cumhuriyet Ankara Bürosu’nun genç muhabiri, Cumhuriyet İstanbul’da özel araştırma servisinin başı sonra da Washington muhabiri olarak mesleğinin gerektirdiği her işi yüreğini koyarak yaptın.

O sinsi hastalık seni kemirdiği sırada bile dünyaya iyimser bakışını, gazetecilik merakını, ülkende olup bitene ilgini kaybetmedin.


***

Son olarak Hasan Cemal ve Sedat Ergin ile bir araya geldiğimizde seni her zamanki keyfinle, esprinle görünce ne sevinmiştik.

Elbette biliyorduk. Ama seni neşeli görmek unutturuyordu.

Sevgili Ufuk, ölüm sana yakışamaz, çünkü sen gazetecilik gibi garip bir mesleğe vuruldun, onunla var oldun, o mesleğin hazzını son kırıntısına kadar tatmaya çalıştın.

Gazeteciliğin bu kadar farklı alanlarında bu kadar yoğun çalışmak ancak senin gibi sevdalılar için mümkündür.


***

Sadece gazetecilik düşünmek, iktidar oyunlarının küçük dehlizlerinde gazetecilik ruhunu ve bilincini kaybetmemek kolay bir şey değil. Sen kaybetmedin.

Patron oldun ama hep 27 yıl öncesinin heyecanlı muhabiri olarak kaldın. Bu 27 yılı seninle birlikte yaşamış olmak, seninle birlikte çalışmak, bazen de çatışma keyfini yaşamak bizim için de çok özel bir hayat parçası olarak kalacak.

Güle güle sevgili Ufuk.