Şampiyonluk hedefi olan iki takımın mücadelesini izleyenler, futbol adına güzel bir maça tanık oldular. ..
Trabzonspor bu sezon müthiş bir çıkış yakaladı. Sahasında ortaya koyduğu performansı, deplasman maçlarına da taşıyorlar. Başakşehir karşısına eksik bir kadro ile çıkmalarına karşın oyunu bırakmadılar. Zaman zaman sıkıntı yaşasalar da dönüşü başardılar.
Oyunun geneline baktığımızda Başakşehir’in daha iyi oynadığı ortada. İlk 20 dakika topu Trabzonspor’a göstermediler açıkçası. Oyun Bordo-Mavililerin sahasında oynandı. Bu ilk 20 dakikaya bakanlar, maçın ev sahibi takımın lehine biteceğini düşünmüşlerdir…
Bu dakikalarda, topla daha çok oynayan, Trabzon ceza sahasına giren hatta kaleci ile karşı karşıya kalıp pozisyonu değerlendiremeyen bir takım vardı sahada. Başakşehir, iyi top çevirme, pas oyunu ve şutları ile büyük bir özgüven yakaladı. İlk yarının son 15 dakikası Trabzonspor’un “Ben de bir şeyler yapayım” diye ortaya çıkışını gördük. Oyunu dengelediler. İlk 45 dakikayı gol yemeden kapatarak istediklerini gerçekleştirdiler…
Aslında ilk yarı vasat denilecek temposu düşük halı saha maçı formatındaydı…

İKİNCİ YARI TEMPO YÜKSEKTİ

Oyununun ikinci yarısı bambaşka bir futbol izledik. Her iki takım da futbol oynamayı ilke edinince mücadele gücü yüksek, tempolu bol pozisyonlu maç ortaya çıktı.
Ünal Karaman, elindeki kadronun gücünü biliyor. Bu nedenle ilk yarıyı hedeflediği gibi bitirip, son bölümde tempoyu yükseltmek istedi. Oyuncularının fizik gücünü son 45 dakika saklayarak akıllı bir taktik uyguladı…
Arka arkaya gelen penaltı golleri oyuncuları da kamçılayan bir skor oldu. 60.dakikadan sonra yüksek tempolu zevkli bir oyun izlememizin nedeni her iki takımın kazanma arzusuydu. Başakşehir yine topla daha iyi işler yaptı. Pas geçişleri, kenarları kullanma becerileri Trabzonspor’a göre fazlaydı. Sonradan oyuna giren Robinho maça hareket kazandırdı…
Başakşehir’in oyunu geniş alana taşıması İrfan Can, Visca ve Mahmut ‘un çabaları skora rağmen başarılıydı. Genel olarak Başakşehir’in üstün olduğu bir maç izledik. Şurası bir gerçek ki, Başakşehir yedekleriyle birlikte çok iyi bir ekip. İdeal kadro sahaya yansımış. Kim girerse girsin çok şey fark etmiyor…

ARDA‘NIN ADINA YAKIŞMIYOR

Ancak, bir isim var ki şaşırtmaya devam ediyor. Arda Turan maçın 90. Dakikasında oyuna girdi. 9 dakikalık uzatma bölümünde bir kez topa dokunabildi. Büyük bir değer, klas bir oyuncu. Burası tartışılmaz. Bir türlü yakalayamadığı performans sorunu yaşıyor. Kendine yazık ettiği ortada. 39 yaşındaki Emre, 37 yaşındaki Atiba ona örnek olmalı. Bırakmış, vurdumduymazlık içerisinde. Şöhret olarak, para olarak belki çok şey kazandı. Ne var ki, eğer hala oynama iddiası varsa bunun hakkını vermeli. Ya da, ben bu işi bıraktım demeli. Uzatma dakikalarında oyuna girmesine üzüldüm açıkçası…
Trabzonspor iki duran topla bir puan aldı. Maçı bırakmayışları, kazanmaya odaklanmaları şampiyonluk hedefi olan bir takım olduklarını gösteriyor. Başakşehir’den puan almak öyle kolay bir iş değil. Eksik oyuncularına rağmen mücadeleyi bırakmadılar.
Her iki takımın futbol oynama düşüncesi oyuna zevk kattı. Kaleciler yedikleri gollere rağmen başarılıydılar. Oyuncuları ve teknik direktörleri kutlamak gerekir…