Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

İsrail'in istihbarat servisi Mossad'ın eski Başkanı Tamir Pardo, İç İstihbarat Servisi Şin Bet'in eski Başkanı Ami Ayalon ve emekli üst düzey General Gadi Shamni, Foreign Policy dergisi için kaleme aldıkları "Netanyahu'nun ilhak planı, İsrail'in ulusal güvenliği için tehdittir" başlıklı makalede, Filistin topraklarını tek taraflı ilhak etme planını değerlendirdi.

Başbakan Binyamin Netanyahu ile Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz'ın "acil birlik hükümeti" kurmak için vardıkları anlaşmanın, Batı Şeria'nın büyük bölümünü 1 Temmuz'da tek taraflı ilhak etmeyi öngördüğüne işaret edilen makalede, bu hamlenin İsrail ve Filistinlilerin yeniden müzakere masasına dönmelerini imkansız kılabileceği yorumunda bulunuldu.

Makalede, ilhak planına karşı hem İsrail hem de ABD'den önemli tepkiler geldiği hatırlatılarak "220 emekli general ve amiral, Mossad’dan yetkililer, Şin Bet ve emniyet teşkilatı üyeleri, 3 Nisan'da İsrail gazetelerine tam sayfa reklam vererek hükümetteki eski dostlarına -özellikle Savunma Bakanlığında daha önce görev almış Gantz ve Dışişleri Bakanı Gabi Aşkenazi'ye- çağrı yaptı ve tek taraflı ilhak planını bloke etmelerini istedi. Birkaç gün sonra 149 önde gelen ABD'li Yahudi isim benzer bir çağrıda bulundu. Hemen ardından 11 ABD Kongre üyesi bu türden bir hamlenin doğuracağı olumsuz sonuçlar hakkında uyarı yayımladı." ifadelerine yer verildi.

- Mısır, Ürdün ve Körfez ülkelerinin tepkisi

İlhak planının hem iki devletli çözümü hem de İsrail'in Mısır ve Ürdün'le sağladığı barış anlaşmalarının korunmasını tehlikeye atacağı belirtilen makalede, şunlar kaydedildi:

"Mısır önemli bir bölgesel aktör ve İsrail ile Hamas arasındaki şiddeti önleme ve sona erdirmede öncü role sahip. Ayrıca Sina Yarımadası'nda faaliyet gösteren DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütlerine karşı mücadelede önemli bir partner. Hal böyleyken Batı Şeria'nın ilhak edilmesi Mısır halkında bir tepkiyi tetikleyebilir ve böylelikle Abdulfettah es-Sisi yönetimini bu ilişkileri yeniden gözden geçirmek zorunda bırakabilir."

Batı Şeria'nın karşı yakasında yer alan ve çok yoğun Filistinli nüfusa sahip olan Ürdün'ün de oldukça "sallantılı" bir durumda olduğuna dikkat çekilen makalede, şu ifadeler yer aldı:

"Ürdün Krallığı Batı Şeria'daki olumsuz gelişmelere karşı her zaman daha hassas oldu. İsrail'in Ürdün'le sınırı diğer ülkelere göre onlarca yıl daha güvenli durumdaydı. Dahası, Ürdün'ün geniş arazileri başta İran olmak üzere, düşman güçlerini karadan ve denizden saptama, caydırma ve önlemek için İsrail'e yeri doldurulamaz stratejik derinlik sağladı."

Makalede, tek taraflı ilhakın doğuracağı bir diğer zarar olarak, İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki iş birliği çabalarının sona erebileceğine işaret edildi.

Pandemi ve petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle Körfez monarşilerinde iç istikrara yönelik endişelerin arttığı ifade edilen makalede, "Bu rejimler İsrail'in ilhak hamlesine alenen karşı çıkarak halk öfkesini dindirmek zorunda kalacak. Zira eylemsiz kalmaları durumunda özellikle Türkiye ve İran gibi karşıt ülkeler, bu durumu onların halk nezdindeki meşruiyetini baltalamak için kullanacaktır." değerlendirmesi yapıldı.

- "Geri dönüşü olmayan bir adım"

İlhakı gerçekleştirmenin "pervasızca bir hamle" olarak nitelendirildiği makalede, İsrail'in bölgede uğrayacağı kayıplar hakkında şunlar kaydedildi:

"Tüm bunları, İsrail'in zaten üzerinde tam bir güvenlik kontrolüne sahip olduğu bu bölgenin ilhakı için riske atmak tamamen anlamsız. Karşılaşılacak zarar meydana gelmeden önce, hem İsrail hem de ABD'nin bunu yeniden değerlendirmesi gerekiyor. Eğer geri dönüşü olmayan bu adım bir kere atılırsa, İsrail'in kontrol edebileceğinin ötesinde zincirleme bir reaksiyonu tetiklemesi muhtemeldir."

Makalede, ilhak planının 1 Temmuz'da İsrail meclisinde (Knesset) onaylanmasının ardından "durumun kontrolden çıkabileceği" ve Filistin Yönetimi ile güvenlik koordinasyonunun ortadan kalkacağı vurgulandı.

Oluşacak güç boşluğunun Hamas'a alan açacağının altı çizilen makalede, örgütün İsrail'le olan tüm ateşkes uygulamalarını rafa kaldıracağı, böylelikle İsrail'in hem Batı Şeria'yı hem de Gazze'yi işgal etmekten başka seçeneğinin kalmayacağı tespitinde bulunuldu. Makalede, böyle bir durumdaysa İsrail ordusunun, "herhangi bir çıkış stratejisi olmadan", milyonlarca Filistinliyi kontrol etmek zorunda kalacak tek otorite olacağı belirtildi.

Makalede, gelecek haftaların iyi değerlendirilmesi gerektiği ve ilhak planından vazgeçmenin İsrail'in geleceği için "acil ve şart" olduğu vurgulandı.