HABERTURK.COM

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk'ten Veis Ateş'in sorularını yanıtladı. İBB olarak otobüs, metrobüs, metro, şehir hatları, vapurlarda sıklıkla yapılıyor. Artık 100 noktada yaklaşık 25 bin aracı bulan minibüs, taksilere dezenfeksiyon yapıldığını belirten İmamoğlu, yoksul vatandaşlara da sosyal yardımların yapıldığını belirtti. İmamoğlu, 'bizim kapımızı çalan kimseyi geri göndermeyiz' dedi. 

İmamoğlu'nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle: 

Gerçekten herşey evden başlıyor. Bizim söylediklerimize milyonlarca insanımız eşlik ediyordur. Biz de evimizde tedbirler aldık. Sıklıkla el yıkanması, temas etmemek konusunda, mümkün olduğu kadar dışarıdan gelen, ki bu arada dışaradın gelenlerle ilişkiyi minimuma indirmiş durumdayız. Eve geldiğimde el yüz yıkama, dezenfekte amaçla kullandığımız spreyi sıklıkla kullanıyoruz. Sıklıkla birbirimize kolonya ikram ediyoruz.

"TOPLANTILARIMIZI DİJİTAL ORTAMDA YAPIYORUZ"

Yuva içi aynı zamanda insanın umudu. Yuvayı pozitife dönüştürme adına bolca kitap okuyoruz. Biraz erken eve geliyorum. Buradan takip etmeye çalışıyorum. Aileme daha çok destek oluyorum. Birçok toplantıyı iptal ettik. Büyük oranda belediyenin rutin süreçlerini yönetmenin yanısıra en büyük husus malum koronavirüs sürecini yönetiyoruz. Yoğunlukla dijital ortamda toplantılar yapıyoruz, çoklu katılımla. Akşamları evde vakit geçiriyorum, bu vakti iyi değerlendiriyoruz. En faydalı en üst seviyede tutmaya çalışıyoruz.

"100 NOKTADA 25 BİN ARACI DEZENEKTE EDİYORUZ"

İstanbul çok büyük bir şehir. İstanbulu çok tedbirli haline getirmek Türkiye'yi tedbirli sürece sürüklemek anlamına geliyor. Sorumluluğumuzun farkındayız. İstanbul dünyanın buluşma noktası. Bu olay Çin'de vuku bulduğu an itibarıyla biz dezenfeksiyon süreciyle ilgili süreçleri halkımızla paylaşmaya başladık. Toplu taşımalarla ilgili dezenfeksiyonda geldiğimiz nokta otobüs, metrobüs, metro, şehir hatları, vapurlarda sıklıkla yapılıyor. Artık 100 noktada yaklaşık 25 bin aracı bulan minibüs, taksilere hizmet vermeye başladık.

"HAFTA SONU 24 SAAT UYGULAMASINI İPTAL ETTİK"

Vatandaşlarımız rahat olabilirler ama burada mobiliteyi çok azaltmak gerekiyor. Sayın Bakanı da dinledim. Biz her ne kadar 65 yaş üstü çıkmasın diye çağrılarımızı yapsak da aslında bu herkes için geçerli. Yoğun işleri olan, sürece katkı sunan meslek sahibi olan kişilerin dışında herkesin mobiliteyi azaltması lazım. Yüzde 60'lara varan bir azalma var. Hafta sonu 24 saat ulaşım vardı, bugün itibarıyla iptal ettik. Ciddi anlamda azalma var, bunun daha da büyümesini istiyoruz.

"TOPLU TAŞIMA YASAĞINA BAKANLIK KARAR VERİR"

Sadece yaşlı hemşehrilerimiz adına düşünmemek lazım. Bu virüsü taşıyan özellikle yoğun taşıyan gençler olduğu ifade ediliyor. Yurt dışındaki süreçleri takip ediyoruz. Mobilitenin azalması önemli. Elbette bazı önlemler alınabilir. Yasaklamak, kartı iptal etmek dendiğinde bu hoş durum değil, o zaman ulaşımı bütünüyle kapatmak lazım, umarım bu duruma gelmeyiz. Şu an için toplu taşımın kullanılmaması, salgının büyümemesi, belli süreçte herkesin kendi olağanüstü durumunu yaratması adına yapılan çağrılara bakıyorum. Bir noktadan sonra böyle bir şey gerekebilir. Tabii buna karar verebilecek olan bakanlık.

"İSTATİSTİKLERE BAKARAK DEĞERLENDİRİEBİLİR"

Sadece bugünü takip etmiyoruz. Yarını da var bu işin. Bunun bittiği günü bile tasarlamak lazım. Bilimin işaret ettiği yoldan yürümeye dönük bir süreç, hamasetten uzak, birbirini aldatan cümlelerden uzak doğru kararlarla hareket etme günü. 16 milyon insanın sorumluluğunu taşıyan bir belediye başkanı olarak bunun bilimsel kararını, eldeki istatistikler üzerinden verilecek kararı şu anda bakanlık, sayın Cumhurbaşkanlığı'nın vermesi gerektiğini düşünüyorum.

"1 MİLYON METREKAREYİ DEZENFEKTE EDİYORUZ"

Birçok sorun bize gelebiliyor. Başta sorular geliyor. Bilgi edinmek isteyen hemşehrilerimiz var. Dezenfeksiyonla ilgili katkı isteyenler var. Beyaz Masa'ya taleplerin artmasını bekliyorduk. Bir kısım çalışanımız evinden hizmet veriyor. Vatandaşımızın hiçbir koşulda kendisini yalnız hissetmemesini istiyoruz. Yoğun taleplere arkadaşlarım cevap veriyor. Dezenfeksiyona cevap veriyoruz. Buna cadde, meydan, sokaklar dahil oluyor. Eczanelerin yanısıra kamu binası oluyor. 1 milyon metrekarenin üzerine çıkan bir noktada duruyor dezenfeksiyon alanı.

"BİZE BAŞVURAN KİMSEYİ GERİ GÖNDERMİYORUZ"

Yüzde 100 kontrolümüzde olmamakla beraber, bu konuda bakanlık ve bizlerin hem de İstanbul'un 39 ilçe belediye başkanlarının yürüttüğü çalışmalar var. Hafta başı bütün hemşehrilerime, İstanbulun gönüllülerine, 'yaşlılar olabilir, komşular olabilir, yalnız olmadıklarını hissettirin' çağrısında bulundum. Güzel dönüşümler aldım. Bizi her konuda arayabilirler. Biz kendi çözebileceğimiz konulara eğiliriz. Çözümün başka kurumlarda olduğu konularda mutlaka aracı oluruz, kimseyi geri çevirmeyiz.

"SOSYAL YARDIMLARIMIZI TALEBE GÖRE BÜYÜTTÜK"

Yoksul vatandaşlarımız, ihtiyaçlı vatandaşlarımız olabilir. Bu sürecin yarınları da var. 218 bini aşan sosyal yardıma ulaştık. Şu anda 30 bine yakın aile sırada ve bu rakam büyüyor. Bu aslında çarpıcı büyüme. Bu aileler sosyal yardım istiyor ama maddi, ama ayni ama gıda üzerine. 100 bine yakın çocuğumuza süt dağıtımımız devam ediyor. Sosyal yardımları vatandaşın talebine göre büyütüyoruz. Yardımlarımız devam ediyor. Hem kendilerine erişerek nokta tespiti yaparak yardıma devam ediyoruz.

"35  AMBULANSIMIZ KORONAVİRÜS NÖBETİNDE"

Evsizlerle ilgili çalışmalarımız var. Konaklayacağı yerlerle ilgili hazırlığımız mevcut. Şu anki güncel tehditten dolayı sağlık taramasıyla beraber bu hemşehrilerimizin bakımını üstleniyoruz. Koronavirüse karşı tam donanımla 35 ambulansımız hizmette. Bir hasta tespit edildiğinde bütün çalışanları ona göre hazırlanmış şekilde 35 ambulansı sürece dahil ettik. 40 araç dezenfeksiyon olarak sahada. Ben de sağlık çalışanlarını alkışlıyorum. Gerçekten büyük fedakârlık yapıyorlar. Unutmamız lazım ki, ilaçlamayı yapan çalışanlarımız var. İnsanları toplu taşımda yanlız bırakmayan sürücülerimiz var. 24 saat çalışan temizlik işçilerimiz var. Bu hizmette sürekliliği sağlayan, büyük fedakârlık yapan bütün çalışanlara yürekten teşekkür ediyorum.

"ÇALIŞANLARIMIZLA İLGİLİ İDARİ İZİN TEBLİĞİMİZ OLDU"

Birçok konuda şu anda dijital ortamda, internet ortamında işlem yapılmasına imkan tanıyoruz. Başta İSKİ, İGDAŞ gibi birçok kurum bu sisteme dahil. Vatandaşlarımızın belediyeye gelmelerini engelledik. Çalışanlarımızla ilgili idari bir tebliğimiz oldu. Birincisi hafif de olsa öksüren, hapşıran bunları idari izinli saydık. Bir kısım çalışanlarımızı evden çalışma modeline uygun hizmetleri açısından evlerine göndererek çalışma fırsatları tanıdık. Bunun yanısıra bazı noktalarda çalışanlarımızla ilgili kamera ile ısı ölçerle ateş tespit ettiğimizde o arkadaşlarımızın da testte tabi tutuyoruz.

"SU VE GAZ BORCU OLANLARA KESİNTİ YAPMIYORUZ"

Bir kere duyurumuzu yaptık.Suyla ilgili gazla ilgili kesinti yapmayacağımızın duyurusunu birkaç hafta önce yaptık. 50 bine yakın suyu kesilmiş, daha önceki dönemden suyu kesilmiş vatandaşlarımız vardı. Bu vatandaşlarımızın tekrar suyu bağlanması konusunda süreç başlatmıştık. Şu anda 24 bini aştı. Tümünün kesintisini ortadan kaldırmak niyetindeyiz. Sadece faturaların kesintisi değil birçok konuda bütçe çalışmamız var. Kiralarla ilgili düzenlememiz olacak. Hiçbir vatandaşımızı bu süreçte mağdur olmasını istemiyoruz. Bazı düzenlemelerimiz olacak. İBB'nin bağımsız bir bütçesi yok. Bütüncül bir mesele bu. Merkezi yönetimin yerel yönetimlere dahil bu süreçleri daha sağlıklı yönetmeleri adına, dönem dönem yapılan kesintilerin yapılmaması lazımdır. Biz vergiler üzerinden pay alıyoruz. Bu kesinti yapılmadığı takdirde biz bunun üzerine de belediyelerin desteklenmesi, borçlanmasına dönük kolaylıkların sağlanmasının önümüzdeki haftalarda doğabilecek sıkıntıya pragmatik kararlar alınmasının altını çizelim.

"BU KONUDA KİMSEYE 'ÇALIŞ' DEME ŞANSIMIZ YOK"

Merkezi hükümetin belediyelere aktarımları konusunda mutlak tedbirler alınmasının altını çizelim. Yurtdışı bağlantılı kredi anlaşmalarımız var, yürüyen işlerimiz var. Bütçesi olan işlerimiz var. Şu anda fiziki çalışma ortamları açısından neredeyse şantiyelerin büyük kısmı durmuş durumda. Bu konuda 'çalış' deme şansımız yok. Firmaların da yok. Tabii ki biz 1,2,3 ay, bu süreç hakkında net fikri yok. Aslında dünyada birçok şey yeniden düşünülüyor, yeniden tartılıyor, ölçülüyor, biçiliyor. Birçok şeyi sorguluyor olacağız. Ekonomik sistem, yatırımın biçimi, önceliği de buna dahil. Biz bir görünmez virüsün esiri olduk, bütün insanlık oldu.

"İSTANBUL TEDBİRİNİ ALACAK KAPASİTEYE SAHİP"

Biz birçok konuyu yorumlamak ve sorgulamak durumdayız. İnsani projeler, toplu taşım vesaire ama şehirleri alabora edecek, insani yaşam kalitesine daha hızlı erişebilmesi adına, sağlıkla ilgili büyük yatırımların yapılması adına, dünyada savaş sektörü mü daha büyük yatırım mı elde etmeli mi, yoksa sağlık mı? Bunları da düşünmek zorundayız. Bütün olumsuzluklara göre İstanbul tedbirini alacak kapasiteye sahip.

"BİR VİRÜS DÜNYADA HERKESE HADDİNİ BİLDİRİYOR"

Tabii ki yeni bir şeyler olmak zorunda. Yanıbaşımızda ülkede 10-12 milyon insan yurdundan oluyor. Mülteci, sığınmacı kavramıyla kadın, erkek çoluk çocuk ölüyor. Dünya buna seyirci kalıyor. Bu kadar sistemin tıkandığı bir yerde bir virüs herkese haddini bildiriyor. Böyle bir ortamda elbette yeni bir şeyler olması lazım. Hep birlikte yeni bir süreç tanımlamamız lazım. Dünyanın hep birlikte dayanışmaya, büyük uzlaşmaya ihtayacı var. Yeni bir şeylerin yapılması, yazılması lazım. Ekonomi, sosyal yaşam, sağlık, eğitim,iletişimde birçok konunun ortaya konması lazım.

"BU İŞ İÇİN 82 MİLYON NÜFUSUN DESTEĞİ ŞART"

İstanbul dünyanın değişimine ve dönüşümüne öncü olacak şehirlerin başında geliyor. Tarihi, misyonu, jeopolitik konumundan dolayı. Böyle bir şehrin büyük bir birlikteliğe ihtiyacı var. Birlikte başaracağız, buna herkesin inanması lazım. Bu belediyenin, hükümetin, Cumhurbakanlığının işi değil, 82 milyonun desteği lazım. Bunu yaparsak en sıkıntısız şekilde sonuca kavuşturabiliriz diye düşünüyorum.Birlikte başaracağız deyip elele, kolkola, birbirine yardımcı, devletin kurumları, medya, iş dünyası, sivil toplum olarak hep birlikte İstanbul, Türkiye ve dünyada bu süreci sağlıklı olarak kavuşturalım diyorum.