Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, Habertürk'ten Kübra Par'ın sorularını yanıtladı. Ağıralioğlu, İYİ Parti Grup Başkanvekilliği'nden alınıp, genel başkan yardımcılığına getirilmesine ilişkin yapılan değerlendirmelerine şu cevabı verdi: "Partiler Türk siyasetinin ümidini yönetmek zorundadırlar. Milletin bu magazin işlerine çok zaman ayırmaması lazım. İşsizlikten intihar edenlerin, esnafların kepenk kapattığı bir dönemde bu tür dedikodulara prim vermemek lazım. Bir parti kışla değildir. Parti kışla değildir. Herkesin aynı şeyi düşündüğü parti hayal edemeyiz. Farklılıklarımızı zenginlik sayabileceğimiz bir siyasal iklimi ortaya koymalıyız"

"DIŞARIDA DEVLETİMİZİN  VE MİLLETİMİZİN İRADESİNİ ÖRSELEMEMELİYİZ"

S-400 konusunda yaptığı açıklamalarla, grup başkanvekilliği görevinden ayrılması arasında ilişki kuran yorumlara karşı görüşlerini açıklayan Ağıralioğlu şunları söyledi: "Biz memleketin iç politikasıyla ilgili rekabet alanlarımızı birbirimize nezaket çerçevesinde her türlü eleştiriyi yapalım ama millet ve devletin iradesini örselemeyelim diye dillendirdik. Ben röportajın bir bölümünde  İsmet İnönü'ye atıf yaptım. Adnan Menderes ülke dışına çıktığı zaman grubunu toplayıp, 'O Türkiye Cumhuriyeti'nin başvekilidir' demiştir. Devletimizin dışarıda zaafiyeti, güçsüzlüğü sayılabilecek komplikasyona sebebiyet vermeyelim. Dışarıda devletimizin istiklaline, istikbaline kast etmiş gaileler karşısında onun iradesini örselersek, devlete pusu kuranların işine yarar dedik. 

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu'nun gündeme ilişkin sorulara verdiği yanıtlar şu şekilde: 

"TAYYİP ERDOĞAN HASIMLIĞI İLE DEVLET VE MİLLETİ KARIŞTIRMAYALIM"

Bu bir duruştur. Siyasi duruşumuzun milli koordinatlarını vermiş olduk. Meral Hanım'ın da benzer açıklamaları var. Dışarıda Tayyip Bey'e sallanan parmağı bize sallanmış sayarız demiştir. Bu meselede hassasiyetimiz Tayyip Erdoğan hasımlığı ile  devlet milleti karıştırmamız lazımdır. Tayyip Bey'le rekabet edeceğiz ama devlet ve milletimizin istikbali için siyasi koordinat belirleyeceğiz. Biz S-400, F-35'ler konusunda, sınırımızın altında PKK'ya kurulacak devleti görmezden gelemeyiz diyoruz. Bunda anlaşılmayacak ne var? Her şeye rağmen devletin yöneticileri hata yaptı diye devletin ve milletin istikbaliyle ilgili hassasiyeti polemik yapmayı doğru bulmuyoruz. Biz partimizin siyasi koordinatlarını şöyle veriyoruz, milletin, devletin derdine cümle kurmaktır. 

"GÜVENLİ BİR SURİYE KURULMALI VE MÜLTECİLER ORAYA GİTMELİDİR"

Bu mevzu konuşulurken cümlelere dikkat edilmesi lazım. 4 milyon Suriyeli milletimizle entegre olma potansiyeli olmayan Suriyeli. Biz çok göç aldık. Parasını, bedelini ödediğimiz toplumsal yüküne katlandığımız bu işin kabalığı düşer hissemize. Suriye konusundaki ferasetsizliğin bir bedelidir bu. Dış politikada savrulmanın bedeli olarak ödedik bunu. Türk milleti başı dara düşünen sığındığı limandır. Biz can havliyle ülkemize gelen 'niçin geldiniz' demeyen bir millettir. Burada problem şu, devletin 4 milyon Suriyeliyi, toplumun demografik yapısını, şehrin ticareti hayatını bozmayacak şekilde ağırlayacaktı. Devlet bunlara yaşayacakları yerleri gösterebilirdi. Suriye konusunda hata yaptık. Tayyip Bey'in ensar, muhacirden kastettiği Mekke'den Medine'ye hicrettir. Gözü yaşlı, çoluk çocuğa sırtımızı dönecek bir millet değiliz. Romantik bir tercih hatasının bedelini çok ağır ödedik. İnsanları ağırlayıp, her türlü maliyeti göğüsleyip yaptığımız iyiliği berbat edecek cümleler kurmamak lazım. Burada dikkat edilecek şudur, para varken bunlar göze batmazdı, bozulan Türk ekonomisi, bunların getirdiği maliyet yüzünden kırılgan hale geldi. Şimdi niçin isyan cümleleri duymaya başladık. Ekonomik kriz var. İşsizlik patlamasından muzdarip olan herkes işsizliğin sebebini Suriyeliler olarak görmeye başladı. Suriye konusunda devletin etkin iradesi şuna dönmek zorundadır, güvenli bir Suriye kurulacak ve hepsi oraya gidecektir. ırzı, iffeti tehlike altında olan herkes bize sığınabilir. Bunu devletin aklı konuşabilir, bunu miting meydanlarında siyasete malzeme edemeyiz. Suriye'nin bir an önce rehabilite edilmesi için her şeyi yapalım. Hükümet bunu yapmak zorunda kaldı. 

"BİZ AK PARTİ'Lİ ARKADAŞLARIMIZIN DÜŞMANI VE HASMI DEĞİL RAKİBİYİZ"

2002'deki mutabakat çerçevesinde İYİ Parti oraya savruluyor. İnsanların inanç ve hürriyetlerine dokunulmadığı, dar gelirlilerin ne olacağız korkusu yaşamadığı ülke, öyle cümleler yazılmış ki, vaat edilenle şimdiki durum arasında savrulmuşluğun uçurumu. Meselelerimiz o kadar ağırlaştı ki. Biz artık bu darboğazdan çıkılması gereken cümleler kuruyoruz. Sadece biz iyiyiz diyorsak olmaz. Siyaset boşluk kabul etmez. Siz doldurursanız başkaları çıkamaz. Biz daha iyisini yaparız partisiyiz. Biz AK Parti'nin düşmanı değiliz, AK Parti'deki arkadaşların hasmı değil rakibiyiz. Millet sizi dinleyince 'Bunlar söylediklerini yapabilir' intibaını alması lazım. Dünyanın en doğru cümlelerini bile kursanız millet sizin yapıp, yapamayacağını anlar. Siyaset düşmanlık alanından çıkıp, ortak mutabakat alanına dönüşmesi lazım. Ciddi sorunlarımız var. Ağırlaşan şartlar içerisinde memleketimizi de düşünmek zorundayız. Siyasetin kavga edeceği, rekabet edeceği zamanlar vardır. Etrafımızdaki abluka mühim bir ablukadır. Devletimizin, idarecilerimizin ferasetsizliğini de unutmadan söylüyorum. Etrafımızdaki ablukayı göz ardı ederek siyaset konuşamayız. Siyaset artık o parti bu parti olmaktan çıktı, ağır bir travma var.