Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Bir restoranın kapılarını kapatması her zaman haberdir. Hele dünyaca ünlü bir şefin, aynı anda 12 restoranını birden kapatma kararı alması herkesi konuşturacak bir haberdir. Geçtiğimiz hafta en çok konuşulan konuların başında da, Jamie Oliver’in Britanya’daki 37 restoranından 12 restoranını kapatması geliyordu. HT Pazar'dan Murat Bozok'un haberi...

Nedenlerini irdelemeden önce, Jamie Oliver’in şöhrete giden hikâyesine bakmak gerektiğini düşünüyorum. Jamie Oliver, 1998’de ‘River Cafe’ isimli Londra’nın en meşhur restoranlarının birinde bölüm şefi (chef de partie) pozisyonunda çalışırken, televizyon ekipleri bir belgesel çekmek için gelir. Bu konuşkan ve girişken genç aşçıdan etkilenen ekip, kendisine bir televizyon programı yapmayı teklif eder. Kendine ait bir restoranı olmayan Jamie, kısa süre içerisinde tüm dünyada popüler ve hayli varlıklı bir şef figürü haline gelir. İlk restoranını ‘Jamie’s Italian’ adıyla 2008’de açar. Şöhretin de verdiği etkiyle önünde uzun kuyruklar oluşur. Bunu birbiri ardına açılan restoranlar takip eder. İlk kötü sinyaller 2017 yılı başında gelmeye başlar. Şirket tarihinde ilk kez zarar (9.9 milyon sterlin) açıklar. 2017’de Brexit etkisi ile 6 şubesini kapatır. Bugüne geldiğimizde ise artık imparatorluk ciddi anlamda sallanmaktadır.

Brexit ve kira giderlerinin hayli artması bir bahane olarak gösterilebilir. Çok hızlı bir şekilde büyüme ve kötü restoran lokasyonlarının seçilmesi de makul gerekçeler olabilir. Kanımca en önemli sebep ise Jamie Oliver’in restoranlarını, biraz da şöhretin verdiği rehavetle yenilememesi. Bir başka deyişle, restoranlarının tazeliğini yitirmesi. 2008’de sağlıklı ve hızlı İtalyan mutfağı mottosuyla çıktığı yolda, çağın ve rekabetin getirdiği hiçbir sinyali önemsemeden sonsuza kadar yürüyebileceğini düşünmesi, sonunu hazırlayan en büyük hatasıydı. Lezzet unsurunu hiçe sayarak, sadece medyatik olmasından ötürü restoranın önündeki sıraların hiç bitmeyeceğini düşünmek bir parça aymazlığı oldu.

Bundan sonra Jamie Oliver’e ne olacağını merak ediyor olabilirsiniz. Yıkılacağını düşünen varsa peşinen söyleyeyim, hiç beklemesinler. Zaman içerisinde restoran sayısını daha da düşürecektir ancak popülerliğinden hiçbir şey kaybetmeyecektir. En iyi bildiği işi, yani televizyon programı yapmaya devam edecektir. Kitapları yine çok satanlar listesinde olacaktır. Tıpkı geçtiğimiz yıl çıkardığı ‘Oliver’s 5 Ingredients’ (Oliver ile 5 Malzemelik Pratik Yemekler) kitabının en çok satanlar listesinin başında olması gibi. Adını vererek çıkarılan lisanslı ürünlerinden (tava, tencere gibi) bol sıfırlı ücretler almaya devam edecektir. Yakın bir gelecekte de yeni bir dalga ve farklı bir konsept ile ikinci kez restoran işine girerse hiç şaşırmam. Tabii yaptığı hatalardan da dersini mutlaka çıkarmış olarak...