Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlanıyor
26 Haziran'da çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden Yeşilçam'ın efsane ismi Kadir İnanır için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi. Kadir İnanır'ın cenazesi, veda töreni sonrası cenaze namazının kılınacağı Levent'te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camii'ne getirildi
14 Mayıs'ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve yoğun bakım sürecinin ardından entübe edilen Kadir İnanır, çoklu organ yetmezliği nedeniyle geçtiğimiz cuma günü 77 yaşında hayata veda etmişti. Merhum sanatçı için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi. Törene; Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural, yakınları, sanatçı dostları ve oyuncular katıldı.
Törende, usta oyuncu Kadir İnanır'ın rol aldığı filmlerden kesitler gösterildi.
Fotoğraf: Çetin Kan"KADİR İNANIR HALKIN DOSTUDUR"
Törende konuşma yapan Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı Jülide Kural, "Aslında bakarsanız şu andaki duygu sadece sessizce durmak. Asıl duygu bu. Kadir'in haykırmak istedikleri o kadar büyük ki, kalbimin buna dayanabileceğini zannetmiyorum. Kadir İnanır'ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında taşan o öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını... O yoksulluk, adaletsizlik ve eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını bazen de kalbinin kırılganlığında gözyaşlarının nasıl da o güzelim gözlerinin dostu olduğunu kısacası onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir. Dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti... Bu süreçlerde ben onu hep izledim. Bu benim için çok önemli bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Kadir İnanır bir bakışı ile o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır. Herkesin ağabeyidir, dayısıdır, babasıdır, oğludur... Aslında o halktır, Anadolu'dur. Bütün halkların dostudur. O yüzden de Türk'tür, Rum'dur, Ermeni'dir, Çerkez'dir, Boşnak'tır, Arap'tır. Ayrılırken memleketine en büyük vasiyeti; 'o büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız' der. Dünyanın en güzel gülümsemesidir. Vasiyetin sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim..." dedi.
"DÖRT GÜN İÇİNDE HEM ANNEMİ HEM DE DAYIMI KAYBETTİM"
Şarkıcı Soner Arıca, art arda yaşadığı acı kayıplarla sarsıldı. 23 Haziran'da annesi Altun Arıca'yı, ardından dayısı Kadir İnanır'ı kaybeden şarkıcı, Habertürk'e yaptığı açıklamada üzüntüsünü; "Hem çok üzgünüm, hem de çok şaşkınım. Tuhaf bir duygu durumu içindeyiz. Gerçekliğine inanmıyorum, inanamıyorum. Ölüm hiç kimseye yakışmıyor ama ona hiç olmadı, yakışmadı. O bizim dayımızdı ama aynı zamanda hayran olduğumuz sanatçıydı da... Çok büyük sanatçıydı. Entelektüel zekâsı, sosyal zekâsı çok yüksek... Dört gün içinde hem annemi hem de dayımı kaybettim. O hepimizin Kadir İnanır'ıydı, hepimizin ağabeyi, dayısı, kardeşiydi... Ondan yaşam yolculuğu, sanat yolculuğuyla alakalı çok şey öğrendim" sözleriyle ifade etti.
"TEK TESELLİMİZ BİZE BIRAKTIKLARI SERVET"
Törene katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, "Türk sineması sadece bir sinema değildi. Bizim değerlerimizin de hafızamızın da korunduğu bir yerdi. Dolayısıyla ben sinemamızın da bir yokluk dönemine girmekte olduğunu düşünüyorum. Tek tesellimiz bize bıraktıkları bir servet var bir hazine var. Yeni nesil sinemacı arkadaşlarımız buradan çok şey öğreneceklerdir. Mekânları cennet olsun " dedi.
"BİR DURUŞU DA SİMGELİYORDU"
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise, "Hepimizin başı sağolsun. Kadir Ağabey sadece bir oyuncu değil, bir duruşu da simgeliyordu. Aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum hepimizin başı sağolsun" ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: Çetin KanKadir İnanır'ın cenazesi, düzenlenen veda töreni sonrası cenaze namazının kılınacağı Levent'te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camii'ne getirildi. Cami avlusu, son görevini yerine getirmek isteyen sevenleri ve sanat camiasından çok sayıda isimle doldu.
Kadir İnanır, cenaze namazının ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Defin işleminin ardından ise taziyeler Akatlar Kültür Merkezi'nde kabul edilecek.
BEYNİNE PIHTI ATMIŞTI
24 Mart 2024 tarihinde beynine pıhtı atması sonucu hastaneye kaldırılan Kadir İnanır, yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Aylar süren tedavi sürecinin ardından taburcu edilen İnanır’ın, daha sonra gelişen akciğer enfeksiyonu nedeniyle yeniden tedavi gördüğü öğrenilmişti. Uzun süredir de fizik tedavi süreci devam eden usta oyuncunun, zaman zaman yakın dostlarıyla bir araya geldiği görüntüler kamuoyuna yansımıştı. Son olarak Coşkun Sabah, İnanır'ı ziyaret etmişti.
ORGANLARINI BAĞIŞLAMIŞTI
Kadir İnanır 2014'te organlarını bağışlamıştı. İnanır, "Beni seven bana saygı ve sevgi gösteren herkes bilsin ki, ben organlarımı bağışlarken onların da katkıda bulunacağını bilerek onlara güvenerek bağışlıyorum. Organlarımı büyük bir içtenlikle bağışlıyorum. Yaşıma kimse aldanmasın, organlarım güçlü ve sağlam. Özellikle gözlerimi ve kalbimi alan yaşadı" demişti.
KADİR İNANIR HAKKINDA
Fatsa doğumlu olan Kadir İnanır, ilkokul ve ortaokul eğitimi sırasında sahne yeteneğini çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, yatılı olarak okuduğu İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi. 1968 yılında Ses Dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışması"na katıldı. Bu yarışmada yer alan diğer yarışmacılar Uğur Güçlü, Engin Çağlar, Aykut Bora, Sümer Tilmaç, Demir Karahan, Sühan Baydar ve Altan Bozkurt arasında ilk üçe giremedi. 1968'de düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da ise birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Kara Gözlüm" filminde Türkan Şoray ile başrolleri paylaşmıştır. Daha sonra, Şoray ile birçok filmde daha rol alarak Türk sinemasının önde gelen erkek oyuncuları arasına girdi.
Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Utanç" (1972), "Selvi Boylum, Al Yazmalım" (1977) ve "Bir Yudum Sevgi" (1984), "Ömer Kavur'un yönettiği "Ah Güzel İstanbul" (1981), "Kırık Bir Aşk Hikayesi" (1981) ve "Amansız Yol" (1985), Şerif Gören'in yönettiği "Tomruk" (1982), "Sen Türkülerini Söyle" (1986) ve "Katırcılar" (1987), Erdoğan Tokatlı'nın yönettiği "Suçumuz İnsan Olmak" (1986) ve "72. Koğuş" (1987), Zeki Alasya'nın yönettiği "Dikenli Yol" (1986), Zafer Par'ın yönettiği "Yedi Uyuyanlar" (1988), Melih Gülgen'in yönettiği "Tatar Ramazan" (1990) ve "Tatar Ramazan Sürgünde" (1992) gibi filmlerle Türk sinemasında derin iz bıraktı.
5. Altın Koza Film Festivali’nde başrolünü Filiz Akın'la paylaştığı "Utanç" adlı filmle "En İyi Erkek Oyuncu" seçilen Kadir İnanır, başrollerini Fatma Girik, Serpil Çakmaklı, Nur Sürer, Erdal Özyağcılar ile paylaştığı 1985 tarihli "Yılanların Öcü" adlı Şerif Gören filmiyle ise 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünün sahibi oldu.