Böyle Hamlet uyarlaması görmediniz
Kerem Akça'nın önerdiği "Şölen"in DVD'si çıktı
Muhtemelen Aki Karusmaki’nin “Hamlet Goes Business”ı ile beraber en ayrıksı Hamlet uyarlaması. “Şölen”, Shakespeare metninden wuxia (Hong Kong’ta üreyen stilize dövüş filmi alt türü) platformuna uygun Pekin operası estetiğiyle çekilmiş bir intikam, ihanet, iktidar ve aldatma hikayesi sunuyor. Xiaogang Feng’in yüksek becerisiyle bunu detaycı bir “Kahraman” sonrası tür filmi temsiline dönüştürmekte sıkıntı çekmiyor. Ülkemizde 2006’da gösterildiği Filmekimi sonrası DVD’si çıkan “Şölen”i kaçırmayın derim.
King Hu’nun ilk adımlarını attığı ve başka kültürlerdeki bilinen dövüş geleneklerine karşı durduğu bir alan. Wuxia, stilize ve Pekin Operası estetiği ile çekilmiş, günümüze değin Hong Kong sinemasında yoğun etki bırakmış bir dövüş filmi alt türü. Özelliği ise fazlasıyla gerçeküstü, valse kayan, mitolojik hamlelerle ilerleyen ve koreografi ile derdini anlatan bir format olması. Bu da onun samuray, karate ve kung fu filmlerinden sıyrılan bir özelliğe kavuşmasına alan açıyor.
2000’lerin postmodern wuxia filmlerinden
Adeta bu şablonu, tarihi hikaye ya da medeniyetlerden bir temsil çıkarma platformuna dönüştürüyor. “Come Drink With Me”nin (“Da Zui Xia”, 1966) işlevsel katkısının 2002’de “Kahraman” (“Xing Xiong”) sonrası “Parlayan Hançerler” (“Shi mian Mai Fu”, 2004), “Düelist” (“Hyeongsa”, 2005), “Şölen” (“Ye Yan”, 2006) ve “Kızıl Uçurum” (“Chi Bi”, 2008) gibi postmodern Uzakdoğu işlerine dönüşmesi tesadüf değil. Zira 2000 tarihli Ang Lee işi “Kaplan ve Ejderha” (“Who Hu Cang Long”) kesif bir saygı duruşu hissettirse de bu coşkuyu bir adım yukarı taşıyamıyordu.
Xiaogang Feng’in burada yaptığı ise Shakespeare kaynağını dönüştürerek dans, koreografi, paralel kurgu, yavaş çekim, ses efektleri, müzik, çok yakın planlar ve teleobjektifler yoluyla anlam yaratır hale getirmek. Açılışın bir sahnede yüzü beyaz maskeli bir karakterle gerçekleşmesi ve onun ardına yerleşen imparatoriçenin arkadan stil yüklü, mum ışığını diyaframdan içeri keskince geçiren bir vizyonun yerleştirilmesi şaşırtıcı değil.
Karusmaki ve Kurosawa’nınkilerden daha ayrıksı bir Shakespeare temsili
Bunun izinde oradan verilen startın böylesi sahnelerle görsel ve işitsel bir cümbüşe dönüşürken, ‘Hamlet’in eskiyen teatral dünyasını orijinal kılması takdire şayan. Zira Aki Karusmaki’nin siyah-beyaz çektiği absürt komedi “Hamlet Goes Business”ından (“Hamlet liikemaailmassa”, 1987) bu yana en ayrıkısı Hamlet uyarlaması bu. Muhtemelen de Akira Kurosawa’nın Shakespeare kaynaklı samuray filmleriyle akraba olarak görülebilir.
Ancak tek fark onların tiyatro estetiğini ve iç mekanı öne çıkarırken, burada bu durumun en fazla üst açı ile sekansları genelden almayla desteklenmesinin yanında kurgusal ve sessel tekniklerle bozulması. Bu da yönetmenin işini detaycı hale getirirken, her sekansı ince ince örülmüş bir mücevher edasıyla sarıp sarmalıyor. İktidarın içinde yaşanan ihanet, aldatma, intikam gibi kavramların yozlaşmışlığı, tek bir ses, tek bir kan dökülmesi veya tek bir yavaş çekim efekti ile devreye sokuluyor.
Aksesuar ve kostüm detaycılığı müthiş
Zaten “Şölen”in katıksız bir sinema şölenenine dönüşmesinin ana sebebi sürekli yüzünde maske veya bilimum aksesuarla dolaşan karakterlerin kan dozajı öne çıkmadan düellolara tabi tutulmamaları. Birkaç karakter devreye girince ‘dans’ın ve ‘uçma’ arzusunun sahne önünü esir alması da tamamen wuxia kaynağından geliyor.
Bu da Çinli Xiaogang Feng’i keskin bir wuxia fanatiği olarak tür sineması aşkıyla kavurmasına alan açıyor. Elbette 2000’ler geleneğinde ‘renk’ odaklı “Kahraman” sonrasına tutunaraktan. Zira aksesuar ve kostüm kullanımının böylesi bir ‘hissiyat’ı seyirciye geçirdiği söylenebilir.
FİLMİN NOTU: 8
Künye:
Şölen (Ye Yan / The Banquet)
Yönetmen: Xiaogang Feng
Oyuncular: Zhang Ziyi, Daniel Wu, You Ge, Xun Zhou, Jingwu Ma
Süre: 131 dk.
Yapım yılı: 2006
keremakca@haberturk.com