'Magazin Pazarı'nda bu hafta: Tarkan, Hülya Avşar, Orhan Gencebay...
HT Magazin ekibi haftanın en çok konuşulan olaylarını yorumladı. 'Magazin Pazarı'nda bu hafta; Tarkan'ın yeni şarkısı 'Geççek', Cemal Güzelci'nin Hülya Avşar'ı alnından öpmesinin hikayesi, Orhan Gencebay'ın özrü, Demet Özdemir ile Oğuzhan Koç'un evlilik yolunda ilk adımı ve Hazım Körmükçü'nün olaylı ayrılığı var...
ESİN ÖVET: Sosyal medyada ve olumsuzluk. Şaşırıyor muyuz hala. Olumlu bir şey oluyor mu sosyal medyada Allah aşkına. Özellikle Twitter'da. Ben şahsen beğendim. Oğlan yakışıklı, kız güzel, Kıyafetler on numara. Daha ne olsun. iki saatlik çerezlik bir film. Hayır İtalyan ve İspanyolların, Amerikalıların yaptığı bu tarz filmlerden ne farkı var. Onlar yapınca harika biz yapınca mı kötü. Hadi oradan. Bence çok güzel bir film olmuş.
KADİR KAYMAKÇI: Dijital platformların, “Aslında biz çok yaratıcıyız da işte halk anlamıyor, TV kanal yöneticileri böyle istiyor” diye vasat işlerine kılıf uyduran yönetmenler, senaristler, oyuncular için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyordum aslında. Bizim sanatçıların özgün hikayelerini tüm dünyaya duyuracakları bir platform olacaklardı. Ancak, maalesef bu platformlar, 'Aşk Taktikleri' gibi işlerle piyasanın vasatlığını beslemeyi tercih ediyorlar. ‘Aşk Taktikleri’ Netflix’i mutlu etmiştir ‘nicelik’ olarak. Milyonlar meraktan bir bakmıştır. Ama onların bakış açısıyla ‘müşteri’ bir daha yer mi bu ‘yavan’, ‘niteliksiz’ işleri! Netflix biraz da Türkiye’nin ‘Roma’sına, ‘Mank’ına, ‘The Power of The Dog’una alan açmalı… ‘Kütüphanesini’ oradan buradan ‘esinlenilen’ fikirlerlerle kotarılmış, sade suya tirit bu tür işlerle doldurmaya devam ederse uzun vadede kendisi kaybedecektir bence!
MEHMET ÇALIŞKAN: Dijjtal platformlarda daha önce yayınlanan birçok yapım da fazlaca eleştirildi. Dijital platformda yayınlanan her yapımın en kalitelisinden olacağını düşünemeyiz. İçlerinde en kalitelisi de olacaktır, en berbat olanı da. Tıpkı sinemada olduğu gibi. Bir yapım, birçok bileşenden meydana gelir. O bileşenlerden birinin bile kusurlu olması bütün yapıyı etkiler. Benim gördüğüm şu; dijital platformlar için film üretenler, beyazperdeye ürettiği gibi özenli davranmıyor. Bu da kusurlu bileşen sayısını artırıyor.
AYTEKİN TEKER: Netflix'te yerli romantik-komedi filmleri vasat buluyorum. Dram türündeki yerli yapımların yanına yanaşamıyorlar. Tabii ki her iş çok iyi kalitede olmayabilir ama 'Netflix nasıl olsa ne koysak gider' mantığında mı bilemiyorum.