Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

GAZETE HABERTÜRK/MEHMET ÇALIŞKAN

Şahan Gökbakar’ın filmlerinin görünmeyen kahramanı, Togan Gökbakar. Yönettiği ve senaryosuna katkıda bulunduğu 7 filme toplam 23 milyon adetten fazla bilet kesilmesine rağmen hiçbir zaman kendini göstermek, ön plana çıkmak gibi bir derdi olmadı. "Haydi, filmlerinizi bir de sizin ağzınızdan dinleyelim" dediğimde karşılıklı oturup konuşmaya başladık. En çok merak ettiğim konulardan biri abisi Şahan Gökbakar’ın evlenip ayrı bir evde yaşamaya başlamasının iç dünyasında hangi duyguların köpürmesine neden olduğu, diğeri ise ayrı yaşamalarının başarılarına nasıl etkide bulunacağıydı.

■ ‘Osman pazarlama’, 11 yılda yedinci filminiz. Kariyerinize baktığınız zaman ne hissediyorsunuz?

Mutlu oluyorum. Okuldan mezun olduktan hemen sonra yönetmenlik yapma şansı elde etmenin büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Ben de o şansı en iyi şekilde değerlendirmenin uğraşı içinde oldum. Gişe rekortmeni filmlerin yönetmeni olmak insana güzel duygular yaşatıyor. Hem çocuklar tarafından hem de yetişkinler tarafından izlenen filmler yapmak gerçekten özel duyguların yeşermesine neden oluyor. Bundan sonra da elbette amacım daha iyilerini yaparak filmlerimizi izleyen insanlara daha çok keyif vermek, hayatlarına daha çok dokunmak ve daha fazla yaşama sevinci vermek olacaktır.

■ Henüz çok genç yaşta çok izlenen, gişe rekorları kıran filmlerin yönetmeni olmak kariyerinizi nasıl şekillendirdi?

Belki yaşıtlarıma göre daha erken olgunlaşmış, daha çok sorumluluk üstlenmiş olabilirim. Abimle birlikte kurduğumuz Çamaşırhane Film’in de aracılığıyla filmlere artık salt yönetmen olarak değil, aynı zamanda yapımcı penceresinden de bakacağım. Yapımcılık yönümü daha fazla kuvvetlendirmeyi düşünüyorum.

'HER YIL BİR FİLMİMİZ OLACAK'

■ Yönettiğiniz filmlerin aynı zamanda yapımcısı olmak avantajlı mıdır yoksa dezavantajlı mı?

Filmin içeriğini belirleme ve çekimler sırasındaki serbestlik açısından tabii ki avantajlı. Özgürlük anlamında çok keyifli. Diğer yandan da bir risk ve zorluk da söz konusu. Yaptıklarımızı sadece bir yönetmen olarak değil, bir yapımcı olarak da düşünmek zorundayım. Sadece yönetmenlik yapıyor olsam parasal konuları düşünmek zorunda kalmam. Ne var ki hem yapımcı hem de yönetmen olunca bir yandan filmin çekimleri ve çekim sonrası işlemlerinin yanı sıra, ekibin ücretlerinin ödenmesinden gala gecesine kadar geniş bir çalışma alanında efor sarf etmek zorunda kalıyorum. Bu durumdan şikâyetçi miyim? Hayır, değilim. Hem yapımcı hem de yönetmen olduğum zaman az önce sözünü ettiğim özgürlüğe sahip olmak adına tüm zorlukları göze alırım.

■ O özgürlükleri kelimelendirebilir miyiz?

Prodüksiyon kalitesi daha yüksek filmler çekebiliyorum. Örneğin, daha fazla masrafa neden olsa da yabancı bir görüntü yönetmeniyle çalıştım. Yanlış anlaşılmasın Türk görüntü yönetmenlerini beğenmediğimi söylemiyorum. ‘Celal ile Ceren’de Gökhan Tiryaki ile çalışmıştık ve oldukça başarılı bir sonuç almıştık. Yabancı görüntü yönetmeniyle farklı deneyimler elde etme imkânımız olabiliyor.

■ Kardeşle birlikte çalışmak avantaj mı yoksa dezavantaj mıdır?

Bir kere Şahan ile çalışmak bana inanılmaz bir rahatlık ve güven duygusu sağlıyor. Şahan ile uzun süre birlikte yaşadık. Bir yıl öncesine kadar aynı evi paylaşıyorduk. Bu nedenle iletişim sorunu yaşamıyorduk. Aklımızdakileri anında birbirimize aktarma lüksümüz vardı. Kardeşle birlikte çalışmanın çekimler sırasında ne kadar büyük bir avantaj olduğunu defalarca gördük. Birbirimizin gözüne bakarak bile ne istediğimizi anlatabiliyoruz. Bu durum da hem zamandan kazanmamıza neden oluyor hem de çalışmayı daha keyifli hale getiriyor.

■ Gişe rekorları kırmanızın bir nedeni de kardeşlerin birlikte çalışması olabilir mi?

Şahan’ın espri ve komedi dünyasının sonucu bu kadar rakamlara ulaşıldı. Şahan’ın filmlerini başka bir yönetmen çekseydi de bu rakamlara yine ulaşırdı.

■ Kendinize haksızlık etmiyor musunuz?

Bu tarz bir filmde yönetmen yönetmencilik oynamıyor. Sorunları çözüp filmin ortaya çıkmasını sağlıyor. Yapması gereken de o. Yönetmenlik ve yönetmencilik kimliğinin öne çıkmaması gerekiyor. Benim görevim komedyenin, yani Şahan’ın esprilerini insanlara olabildiğince en iyi şekilde aktarmak.

■Abiniz dışında birinin filmini çekmek gibi bir planınız var mı?

Çamaşırhane Film olarak birçok projemiz var. Senaryoları da hazır. Bazılarında Şahan yok. Şahan’ın olduğu bazı projelerde de yönetmen olarak ben yokum. Bunun yanı sıra her yıl Şahan’ın rol alıp da benim yöneteceğim bir film mutlaka olacak.

'YARIŞMA DERDİMİZ YOK'

■Komedi filmleri yarışmalara alınmıyor. Yarışmamak sizi üzüyor mu?

Yarışmalara girmek gibi bir derdimiz yok. Bunlar birbirinden ayrı iki dünya. Dünyanın her yerinde bu böyledir. ABD’de tüm film sektörü eğlence sektörünün içindedir. Ne var ki Berlin Film Festivali’nde, Sundance Film Festivali’nde ve Cannes Film Festivali’nde filmler kategorilendirilir. Bizde de komedi filmlerini festivallere kabul etmiyorlar. Bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok. İlk filmim ‘Gen’ ile ‘Altın Koza Film Festivali’nde ödül almıştım.

'DENİZ EFE'DE ŞAHAN'IN MİMİKLERİ VAR'

■ Şahan Gökbakar’ın evlenmesi sizi etkiledi mi?

Şahan’ın evlenmesi beraber yaşayan abi-kardeş olarak hayatımıza bir değişiklik kattı. ama öyle bir güzellik de kattı ki. amca olmak beni fazlasıyla etkiledi. hayatın böyle bir güzelliğinin ve sürprizinin olduğunu ilk kez gördük. Deniz efe’de Şahan’ın mimiklerini, suratını görmek ailesel bağları kuvvetlendiren çok duygusal bir an. amcası olarak bile size bir sorumluluk yüklüyor. Yeğenimin, geleceğiyle ilgili bir koruyucu olmam yönünde sorumluluk yükledi.

■Eskisi kadar sürekli iletişim halinde olmamanız başarılarınızı olumsuz etkiler mi?

Doğal olarak eskisi kadar iletişim halinde olmamız mümkün değil, ama bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Başka bir metot geliştirip aramızdaki iletişim bağının gücünü kaybetmemesini sağlarız.