Türkiye zenginler liginde!
Büyüme, enflasyonu düşürme politikası çerçevesinde istendiği ve beklendiği gibi yavaşlıyor. Dün açıklanan yılın ikinci çeyreğine ait GSYH verisi geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 4.6 büyümeden yüzde 2.5’e indi.
➔Böylece 16 çeyreklik dönemin en düşük büyüme oranı görüldü.
➔2020 yılının ikinci yarısında başlayan yüksek büyüme döneminde ortalama GSYH yüzde 7.2 oldu.
➔4 yılın ardından yüzde 2.5’la yüksek büyüme döneminin üçte birine, uzun vadeli yüzde 5’lik ortalamasının yarısına düşüldü.
➔İlk yarı yılın büyümesi de yüzde 3.8’e geriledi.
➔Yıllık büyümenin de ikinci yarıdaki hız kesmeyle birlikte yüzde 3.5’e gerilemesi beklenebilir.
➔Eğer enflasyonla mücadeleyi yarıda kesmeyeceksek düşük büyümenin devam etmesi gerekiyor.
➔Dolayısıyla bu yılki düşük büyümeyi 2025 yılının da izlemesiyle Türkiye yüksek büyüme dönemini bir süreliğine kapatmış olacak.
➔Büyümenin ikinci çeyrekte beklenin altında çıkmasında Merkez Bankası’nın işaret ettiği köprü günlerinin belirli bir etkisi oldu.
➔İki bayram tatilinin aynı çeyreğe denk gelmesinin ve hafta sonu ile birleştirilmesi sanayi üretiminde yüzde 1.3’lük gerileye yol açtı.
➔Sanayi üretimindeki gerilemenin etkisiyle çeyreklik büyüme yüzde 0.15-0.45 oranında aşağı geldi. Yani köprü günleri olmasaydı büyüme yüzde 3’e yakın çıkabilirdi.
➔Son dört yılın en yüksek çeyreklik büyümesi yüzde 22.3 ile 2021’in ikinci üç ayında pandemiden çıkışta yaşandı. Yüzde 11.4’e varan 2021 büyümesi aynı zamanda 1966’daki yüzde 11.7’lik rekor büyüme sonrasının en yükseği oldu.
➔Dünkü veri ile Türkiye GSYH’sı 1 trilyon 201 milyar 571 milyon dolara yükseldi. Buna göre 85.592 bin kişilik yıl ortası nüfusu ile kişi başına gelir de 14.038 dolara çıktı.
➔14 bin doların geçilmesi ile Türkiye ilk kez yüksek gelirli ülkeler grubuna girdi.
Dünya Bankası’nın tanımlamasına ve Temmuz başındaki güncellemesine göre 14.005 doların üstü “yüksek gelirli ülkeler” olarak sınıflanıyor.
➔Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bu gelişmeyi 2026 yılında bekliyordu. Ancak reel büyümenin düşmesine karşılık Türkiye'nin sınıf atlamasına TL’nin değerlenmesi sağladı.
➔Dolarla ifade edilen GSYH rakamı 2023 sonunda 1.130 milyar dolardan yıl ortası itibariyle 1.202 milyar dolara yükseldi. Fark 71.6 milyar dolarlık artış ile yüzde 6.3’lük büyüme anlamına geliyor.
➔Halbuki sabit fiyatlarla Türkiye reel büyümesi yüzde 3.8 ile bunun yarısına ancak yaklaşıyor. Dolar bazında zenginleştik ama gelirlerimiz dolarla değil. Tam bir ironi.
➔Çünkü gelir dağılımını çok bozuk olmasını ve yüksek enflasyonu dikkate aldığımızda hane halkının büyük kısmının fakirleştiği, alım gücünün düştüğü bir gerçek.
➔Buna karşılık kura dayalı ve matematiksel olsa da yüksek gelirli ülkeler grubunda görünmek kötü değil, iyi bir şey. Dünyaya karşı iyi görünürüz.
➔Asıl önemlisi ise çıkılan yeni ligde kalıcı olmaktan geçiyor.
➔Eğer yatırım yapılabilir kredi notunda uğradığımız hüsranlardan ders çıkartmışsak ve aynı hataları tekrarlamazsak niye olmasın diyeceğim ama ihtimali düşük gibi.
- İşte 2026'nin en büyük riski!2 saat önce
- Riskler+ Trump'la altın çağ mı, fırtınalı yıl mı?1 gün önce
- Neden rekabet gücü kura değil, enflasyona bağlı?42 dakika önce
- Yüzde 27 artış 2026 için ne söylüyor?15 dakika önce
- 2026'ya devreden risk: Puslu atmosfer9 dakika önce
- Teknolojiye milyar dolarlık 'cesaret fonu'51 dakika önce
- Faiz şokuna rağmen konut rekoru4 dakika önce
- Üç trilyonluk halka arz fırsat mı risk mi?15 dakika önce
- Fed'den indirim + likidite desteği= piyasa coşkusu46 dakika önce
- Enflasyonda kiranın payı azalıyor, internetin artıyor19 dakika önce