Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Yarın açıklanacak Merkez Bankası kararında kimse faiz indirimine gitmesini beklemiyor. Hatta kullanılmayıp bir kenara konulan yüzde 42.5’luk politika faizini artıracağını tahmin edenler de var.

Para politikasındaki bu ayar, yaşanan iç ve dış şokla sermaye çıkışları ve yerlilerin dövize dönmemesi, kurlarının kontrolünün sağlanması, bunu yaparken de TCMB’nin mümkün olduğunca rezerv kaybının azaltılması ihtiyacından kaynaklanıyor.

➔ Ayrıca iki yıla yaklaşan dezenflasyon programının belkemiğini parasal sıkılaştırma oluşturuyor. Hatta denilebilir ki enflasyonla mücadele tek başına para politikasının ve kur politikasının sırtında.

➔ Çünkü tarihi yüksek düzeylere çıkmış enflasyonu düşürmede şimdiye kadar ne yapısal reformlara doğru dürüst el atılabildi ne de maliye politikası aracılığıyla doğru dürüst destek verilebildi.

Bütçe açığı hala GSYH’nın yüzde 5’ine yakın seyrediyor. Halbuki bu yılki hedef yüzde 3.1’e indirmek.

BÜTÇE GİDERLERİNİ FAİZLER YÜKSELTTİ

➔ Nitekim dün açıklanan yılın üç aylık dönemine ait bütçe verileri de bunu doğruluyor.

➔ Bütçede görülüyor ki vergi gelirleri geçen yıla göre enflasyonun üzerinde artmış. Yüzde 38’e inmiş enflasyona karşılık vergi gelirleri yüzde 50 arttı. Bütçe gelirleri de yüzde 47 arttı.

➔ Vergi gelirleri reel olarak artığına ve ekstra harcama gerektiren seçimler geride bırakıldığına göre sorun nerede?

➔ Sorun bütçenin giderlerindeki artışta. Bütçe giderleri bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 45 artış gösterdi.

➔ Bu giderlerin içinde faiz giderlerinin artışı ise yüzde 85 düzeyine vardı.

➔ Faiz gideri yüzde 15 payla giderler içinde üçüncü büyük kalem ve geçen yılın aynı dönemine göre bu payda yüzde 3.3 artış meydana geldi.

➔ İç borç ortalama vadesinin yaklaşık 4 yıl olduğu dikkate alınırsa faizlerin dip noktasındaki tahvillerin ödemesi yapılıyor.

➔ Faiz ödemelerini bu ölçüde yükselten etken ise dövize, altına ve enflasyona endeksli borçlanmalardan kaynaklanıyor. Yani faizin bütçe içindeki payı yüksek kalmaya devam edecek.

PERSONEL GİDERLERİ % 29.5

Personel giderleri de yüzde 29.5’luk payla bütçe giderlerinin ikinci büyük kalemi. Burada da yüzde 30.8’den kısmı bir gerileme var ama pay hala yüksek. Geçmişteki yüzde 20-25 arasında gezinen platonun oldukça üzerine çıkılmış durumda.

➔ Burada artışa yol açan temel neden de kamu kesiminin istihdam deposu haline getirilmesi. Kamu çalışanları sayısı 2024 sonu itibariyle 5 milyon 242 bin kişiye ulaştı. Yeni işe alımların da başladığı dikkat çekiyor.

➔ Bütçenin en büyük gider kalemini cari transferler oluşturuyor. Bu kalemin payı geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 38.9 iken bu yıl yüzde 37.9’a geriledi. İyileşme sadece 1 puan kadar.

ÜÇ BÜYÜK KALEMİN PAYI YÜKSELDİ

➔ Sonuçta bütçede üç büyük kalemin toplamı, giderlerin yüzde 82.3’üne ulaştı. Geçen yılın aynı çeyreğinde oran yüzde 81.4 idi ve burada 1 puana yakın artış meydana geldi.

➔ Artışın kaynağı faiz giderlerindeki büyüme ve geçmişte izlenen iç borçlanma politikası.

➔ Bu üç ana kalemin toplamındaki yıllık artış oranı yüzde 46.5 ile bütçe giderlerinin genel toplamının üstünde.

➔ Bütçedeki bu büyüme karşısında para politikasında yeni bir sıkılaştırma şirketler kesimini çok zorlayacak.

➔ Bunun yaşanmaması için kamunun kemer sıkması ve dezenflasyon politikasında etkisini artırması gerekir.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar