Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Türkiye 2026’ya girerken, yılın en kritik göstergelerinden biri daha netleşti: Asgari ücret. Yapılan %27’lik artışla net asgari ücret 28.075 TL’ye çıkarıldı. Bu rakam, gelecek yıl için tahmin edilen 46,60 TL’lik ortalama dolar kuru üzerinden 603 dolara karşılık geliyor.

Bu, sadece bir maaş artışı değil aynı zamanda son bir yılda gıda fiyat artışının da kendisi. Bu açıdan mutfak enflasyonu ile asgari ücret artışı paralelliği korundu.

Gerçekleşen enflasyona göre %27 artış ne yüksek, ne de şaşırtıcı ama tek başına da 2026’nın ekonomi politiğine dair güçlü bir sinyal veriyor.

➔Mesele zaten rakamın kendisi değil, bu rakamın neye göre belirlendiği.
➔Çünkü asgari ücret artık sadece bir sosyal politika aracı da değil. Para politikasının, enflasyon hedefinin ve kur dengesinin doğrudan bir parçası.
MAKAS DARALIYOR

Geride kalan iki yıl tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. Enflasyon 2023’ü %64 ile bitirirken 2024 için asgari ücret artışı %49 belirlendi. Ücret aleyhine 15 puanlık makas meydana geldi.

2024’ün %44 enflasyonuna karşı 2025 için asgari ücret %30 artırıldı. Makas yine 14 puan ile ücretler aleyhine açıktı.

2025’i %31 fiyat artışı ile kapatmaya hazırlanırken 2026 için %27 ücret artışına gittik. Makas indi 4 puana.

➔Bu basit bir istatistik değil, ekonomi yönetiminin bilinçli bir yeniden dengeleme sürecine girdiğinin göstergesi.

Mevcut gidişle 2027’nin asgari ücreti, gerçekleşen enflasyonun üzerinde belirlenebilir ve makas tersine dönebilir.

Çünkü 2026, birçok açıdan enflasyonla mücadelenin üçüncü ve muhtemelen son yılı olarak konumlanıyor.

➔Sıkı para politikasıyla talep baskısı büyük ölçüde kırıldı. Kur kontrollü ilerliyor. ➔Ve artık masada şu soru var: “Ne kadar daha sıkı kalınabilir?”
SEÇİM TAKVİMİ ETKİSİ

Bir diğer kritik başlık ise siyasi takvimin ilerlemesi.

Seçimlerin çok az öne çekilerek 2027 sonbaharında yapılması ihtimali giderek daha fazla dillendiriliyor.

Böyle bir senaryoda 2026’da fiilen seçim öncesi hazırlıkları başlayabilir.

Hem kredi kısıtlamalarının gevşetilmesi hem de faiz oranlarının düşürülmesiyle para politikasında kademeli gevşemeye gidilebilir.

Ekonomide kontrollü talep artışı ile büyüme yeniden ön plana alınabilir.

Nitekim Orta Vadeli Program’da (OVP) büyümenin 2026’da yarım puan daha artırılması ve %3.8’e çıkarılması öngörülüyor. Ancak gelecek yılki hedef zaten bu yıl gerçekleşiyor. 2027 büyümesi de 4.5-5.0 aralığına yükselebilir ve OVP’nin üstüne çıkabilir.

Bir de enflasyonun düşürülmesi gereği var ki, %31 ile başlanacak 2026 için yıl sonu hedefi %16’ya inmek. Bu çok zor, onun için de hedef aralığının üst bandı olan %19’a oranı dillendiriliyor. Asgari ücret artışının %27 ile “ne çok yüksek ne çok düşük” tutulması, işte böyle bir bu çerçevenin parçası.

ORTALAMA ASGARİ ÜCRET 603 DOLAR

Tahmini 46,60 TL’lik ortalama kur üzerinden bakıldığında 28.075 liralık ve %27’lik asgari ücret 603 dolar ediyor.

➔Bu, son 10 yılın en yüksek dolar bazlı asgari ücreti. 10 yıllık ortalaması ise 425 dolar düzeyinde.

Elbette bu artışta doların bu yıl dünyadaki %10 değer kaybına paralel yurtiçinde TL karşısında enflasyonun altında kalmasının kayda değer bir etkisi var.

Eğer kurlar 2026’da da kontrollü bir şekilde götürülebilirse enflasyon düşmeye devam edecek.

Bir sonraki asgari ücret tespiti ise gerçekleşecek enflasyonun üzerinde belirlense de, dengeleri öyle bozulmayacak.

Ücretler gerçekleşen enflasyonun üzerinde artsa da, enflasyon yeniden azgınlaşmayacak ve dolar bazındaki alım gücü korunabilecek.

MADALYONUN DİĞER YÜZÜ

Dolar bazında artış iyi de TL bazında bu artış çalışanları mutlu etmedi ama şunu da görmek gerekiyor:

➔Şirketlerin beklentisini bozacak, özel sektör zamlarını yüksek tutarak daha yılın başından enflasyonla mücadeleyi kaybettirecek bir ücret şoku yaratılmadı.
➔Bunun yanında kamu kesimi verdiği sözü tutar ve 2026 yılı için otomatik vergi artışlarını, yeniden değerleme oranı yerine %20’nin altında belirlerse ilk aydan enflasyon şokuyla karşılaşmayız. Geçmiş dört senede olduğu gibi yılı baştan kaybetmeyiz.

Hatırlayalım, 2022’ye %11.10, 2023’e %6.65, 2024’e %6.70 ve 2025’e %5.03’le başlayan enflasyon her yıl en yükseğine ocak ayında yaşadı ve maçı baştan kaybettik.

Çalışanlar açısından bakıldığında asgari ücret artışı düşük ama ölçülü denilebilir. Ancak bu ölçülü artırım, şirketler ve enflasyonla mücadele açısından en az riskli tercih olarak madalyonun diğer yüzünde yer alıyor.

İNCE AYAR DÖNEMİ

Ekonomide 2026 büyük hamlelerin değil ince ayarların yılı olacak gibi.

Kurda kaçış yok, enflasyonda rehavet yok, ücretlerde popülizm yok.

Ama aynı zamanda tam sıkılık da yok, büyümeyi tamamen boğan bir politika da yok.

Asgari ücretteki %27’lik artış böyle bir dengeyi anlatıyor.

Ve belki de ilk kez, piyasa, enflasyon, kur üçgeninde bilinçli bir orta yol deneniyor.

➔Başarılı olur mu? Bunu belirleyecek olan tek şey var: Enflasyon gerçekten düşmeye devam edecek mi?

Eğer cevap “evet” olursa, bir sonraki asgari ücret artışı bambaşka bir hikâye anlatabilir.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar