Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Küresel fırtınada Türkiye'nin "dayanıklılık" testi ve yeni rota
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Dünya ekonomisi, Bakan Şimşek’in tabiriyle "Şu an yaşanan şok, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan en büyük şok" gerçeğiyle karşı karşıya. Bakan Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında Açıl Sezen'in sorularını yanıtlarken, küresel enflasyonun yükselme riski ve tedarik zincirindeki kırılmaların düzelmesinin aylar alacağı uyarısında bulundu. Ancak bu devasa küresel sarsıntıya rağmen, Ankara’dan gelen mesajlar stratejik bir özgüvenden besleniyor.

        "Küresel transit ticaret merkezi üzerinde çalışıyoruz"

        Bakan Şimşek’in bugün altını çizdiği en kritik nokta, Türkiye’nin makroekonomik temellerinin sağlamlığıydı. Piyasaların nabzını tutan ve ekonomi yönetiminin elindeki en güçlü savunma kalkanına işaret eden şu ifadeler mevcut durumun özeti niteliğinde:

        • "Türkiye'nin makroekonomik temelleri sağlam, dün çok güçlü bir fon akışı, dönüş yaşandı.
        • Şok çok daha büyük ama geçen seneye göre döviz talebi daha mütevazı. Rezervlerimiz güçlü, zirveye göre veya kriz öncesine göre 48,7 milyar dolar düşüş yaşandı ancak 4’te birinden fazlası altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandı.
        • Büyük resimde, eğer bu şok devam ederse, ateşkes bozulur ve tekrar petrol, doğalgaz, hammadde fiyatları yükselerek etkili olursa, büyümede düşüş enflasyonda yükseliş, küresel bir resesyon riskini de içerir.
        • Biz herkesten kazandıkları ölçüde vergi almaya devam edeceğiz. Çok kazanandan daha çok almak için çabalarımıza devam edeceğiz. Paradan para kazananlardan vergi almaya devam edeceğiz. O yüzden gündemimizde stopaj yok.
        • Zora düşen şirketlerimiz bugün defterdarlıklarımıza başvururlarsa her türlü kolaylığı sağlıyoruz. 'Taksit yapar mısınız’ derseniz bu zaten var. Vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla olmayacak.
        • Çok uluslu şirketler bölgesel üsler kuruyor. Savaştan önce de çalışmalarımız vardı. Şimdi ise hızlandırdık. Hem İstanbul finans merkezinde hem de dışında küresel transit ticaret merkezi üslerinden bir tanesi olarak Türkiye’nin konumunu güçlendireceğiz.
        • Teşvik konularını çok daha radikal olarak ele aldık. Sermayede korumacılığın başladığı, devletlerin müdahil olduğu ortamda biz Türkiye’ye kalıcı üretime yönelik sermayeyi nasıl çekeriz üzerine çalışıyoruz. Firmalara güçlü radikal kurumlar vergisi indirimi çalışmaları yapıyoruz.
        • Yurtdışından gelecek kişi veya işletmelere nasıl daha cazip koşullar sağlayabiliriz üzerine çalışıyoruz. Türklerin yurtdışından elde ettiği kazançları orada tutmaması üzerine de çalışıyoruz. Özellikle İstanbul finans merkezinin küresel kaynakların yönetildiği bir üsse nasıl dönüştürürüz üzerine çalışıyoruz.”

        Özellikle dün yaşanan CDS üzerinden görülen risk fiyatlamasındaki çarpıcı düşüş, piyasaların Türkiye’ye olan güveninin taze bir kanıtı olarak okunmalı.

        Döviz mi, dış talep mi?

        İhracatçılarımız için hayati bir tespit paylaşıldı: "Dış talebin ihracata etkisi döviz kuruna göre 11 kat daha etkili." Bakanlık, rekabet gücünde döviz kuru üzerinden olumsuz bir akım oluşmadığını belirterek, odak noktasını verimliliğe kaydırıyor. "İhracatçımıza piyasa maliyetinin neredeyse yarısına kredi imkanı sunuyoruz" müjdesi ise bu dönüşümün yakıtı olacak.

        Kısa vadeli değil, kalıcı çözüm

        Ekonomi yönetiminin duruşu, spekülatif sermaye ile kalıcı refah ayrımında netleşiyor: "Kısa vadeli girişleri cezalandırıyoruz." Bakan Şimşek'in "Geçici politikalar değil, kalıcı çözümler peşindeyiz" vurgusu, Türkiye’nin artık pansuman tedbirlerle değil, yapısal bir sağlamlıkla büyüme kararlılığını gösteriyor. Hanehalkının döviz talebinin sınırlı kalıp altına yönelmesi de bu rasyonel politikalara olan güvenin bir yansıması.

        Şokları yönetme kapasitesi

        Küresel resesyon riski ve yüksek enerji fiyatları masada kalmaya devam edecek. Ancak Bakan'ın da belirttiği gibi: "Şokları yönetebilme kapasitemiz iyi, geçen sene bunu ispatladık." Ateşkesin bozulması durumunda büyümede düşüş ve enflasyonda yükseliş riski bulunsa da, Türkiye bu fırtınayı sağlam temeller ve yüksek rezerv gücüyle göğüslüyor.

        Son söz: "Fırtınanın gücü ne olursa olsun, doğru rotada giden gemi limana ulaşır." Seneca