Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

AK Parti Grup Başkanvekilleri'ni kabul ederek görüşen CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Akif Hamzaçebi ve Muharrem İnce açıklama yaptı. AK Parti'nin samimiyetine inanmadıklarını ifade eden Kemal Anadol, "Bu, Türkiye'yi karartma operasyonunun bir parçasıdır. YÖK, dokunulmazlıklar ve seçim barajı düzenlenmedikçe destek vermeyiz" şeklinde konuştu.

Anadol, şu açıklamalarda bulundu:

"CHP'den başlayıp diğer partileri de ziyaret edeceklerini, bir komisyon kurularak bu sorunun bu şekilde komisyon tarafından çözülmesini ve parlamentoda bu çözümün gerçekleşmesi yolundaki önerilerini bize ilettiler. Tabi olayın ortaya çıkışı, geçmişe yönelik referandum kampanyasından bu tarafa gelişen olayları anlattılar. TESK'in Genel Kurulu'nda Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Kılıçdaroğlu karşılaştığında referandumda türbanı çözmekten konuştular. Sayın Kılıçdaroğlu dedi ki, 'ben sadece türban demedim, dokunulmazlık, YÖK, seçim barajından söz açtım, niye içinden bir tanesini çekip çözümleyelim diyorsunuz?' Elbette türban çözülmeli, ters görüş sahibi değiliz.

"Ülkenin hukuksal bütünlüğü açısından büyük arızalar gösteren YÖK duruyor. Türban sorunu da bunun bir parçası. YÖK'ü ele almadan nasıl bunu tek başına ele alırız? 'Bunu ayrıca ele almak, soruna çözüm aramak değil, siyasi sömürü aracı olarak bakmak demektir' görüşünü belirtti. Tek gündemde masaya oturmam yanıtını verdi. Biz bunları şimdi tekrarladık.

"AKP SAMİMİ DEĞİLDİR"

"AKP bu konuda samimi değildir, yıllardır şikayet ettiği YÖK grubu eline geçtikten sonra bu şikayetleri unutmuştur, YÖK'ün kaldırılması çok ciddi bir gerekliliktir, özerk üniversitelere kavuşmamız demokrasi için yaşamsal bir sorundur. Dokunulmazlık sorunu AB'nin yüz karasıdır, yolsuzlukların ana nedenidir. Bir an evvel ele alınması lazım. Uzlaşma sağlamak çok kolaydır istenirse. Seçim barajının düşürülmesiyse milli iradenin parlamentoya yansımasının önündeki en büyük engeldir. Anayasa değişikliğine bile gerek yoktur, yasa değişimiyle halledilir. Türban da düzenlenebilir, CHP'nin olumsuz bir tavrı yoktur. Ama tek başına değil. Bu paket çözümlenebilir, ama türban tek başına olmaz.

"Herkes AKP'nin bir gizli gündemi vardır diyor, bizde de bu kanaat egemendi. Bunu test ettik bugün. Tamam konuşuyoruz ama bize şunu söyleyin bitecek mi? Ortaöğretime de gelecek mi, devlet dairelerine, kamu alanlarına, hizmet verenlere, hatta ilköğretime gelecek mi gelmeyecek mi? belli olmaz, millet çözer, 10 sene sonra ne olacağı belli olmaz gibi bir davranış içine girdiler. Olmayacak gibi kesin ifade söyleyemediler kaçak güreşecekler gizli gündemlerini zımni olarak tekrar etmiş oldular. Biz türban sorunun üniversitelerde çözülmesine karşı değiliz. Ama ilköğretime, kamusal alanlara, devlet dairelerine girmesine karşıyız. Türkiye'yi karartma operasyonuna ortak olmayız, izin vermeyiz, karşı çıkarız. Bu konunun AKP tarafından ele alındığını ve düğmeye basıldığını tespit etmiş oluyoruz. Verdiğimiz cevap bu beyandan ibarettir. "

Anadol, daha sonra gazetecilerin sorularına cevap verdi.

Onlar bu şartları kabul edelim derlerse?
Sadece bunun tartışılması, komisyon kurulması koşulunun üstüne bastılar. Komisyona üye filan vermediğimiz gibi gizli gündemi bir daha saptamış olduk. Bu, üniversitedeki türbanın Türkiye'yi karartma operasyonunun bir parçası olduğunu çözmüş olduk, eğitim özgürlüğü değil.

Adana'daki türban için valilikten izin alınması istendi. Nasıl değerlendirirsiniz?
Teşebbüsler başladı, kuşkularımız ortaya çıkıyor. Ama ilköğretime türbanın girmesi Türkiye'nin gündemine geldi demektir bu.

Kamusal alanı bir daha tanımlayalım demişti başbakan
Ayrı bir kaytarma yöntemi, kamusal alanın tarifine ihtiyaç var mı? Çankaya Köşkü kamusal alandır, oraya giren çıkanlar ayrı, başbakan cumhura açıktır orası diyor, kapalı olsun diyen yok, ama orada bulunan, o görevi yapan kişi, mahkemeyi yöneten hakim, cumhuriyet savcısı, mübaşir, bunlar hizmet veren insanlar. Doktor, hemşire, hastabakıcı, öğretmen, hademe, çoğaltalım örnekleri. Tartışmaya açmak demek kamusal alanı türbana açmak demek. Oraya gitmek başka, hizmet verenler başkadır, bizim gidip gitmememiz siyasi bir karardır.

Sizin dışınızda yasal düzenleme yapılırsa ne yapacaksınız?
Gelişmelere göre politika saptanır.

Laikliğin tarifinin tanımlanması...
Olabilir, arkasından bu da gelir.

Türbanla ilgili çalışmanız vardı, devam edecek mi?
Edecektir. Bilimsel çalışmalardır. Aslında Sayın Kılıçdaroğlu söylediği, türbanı, iktidara gelince biz çözeriz dedi. Oraları çıkarıp cımbızla çekiyorlar. İktidara geldiğimizde yapacağımız çalışmadır o.

YÖK Başkanı'nın bir açıklaması oldu, sınavlara artık türbanla girmek serbest olacak şeklinde
Bu bir güvenlik sorunudur. İşi ideolojik olarak ele almak yanlıştır, YÖK Başkanı da bu doğrultuda bir kişidir. Çarşafla gelince kimliğini nasıl bileceksiniz? Fotoğraf çektirmeye lüzum yok o zaman.

Şu an ne yapılabilir? YÖK'ün uyguladığı sistemi benimsiyor musunuz?
YÖK'ün genelgesi hukuka, anayasaya aykırıdır zaten. İktidara gelince çözeriz diye niyet belirtiyoruz biz sadece.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, AK Parti Grup başkanvekilleri ile yaptıkları görüşmede, başörtüsü konusunun ''üniversiteyle sınırlı olması güvencesini istediklerini'' söyledi. İnce, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına ilişkin değerlendirmede bulunan İnce, şunları kaydetti:

''Satır başlarıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamalarını özetlersek... Diyor ki 'yapılan yasalar Anayasa'ya aykırı olmaz; yürütme ve idare yargı kararlarını uygulamakla yükümlüdür; bunları değiştiremez geciktiremez.' Ayrıca, 'laiklik ilkesine aykırı talepler, demokratik bir hak değildir' diyor. 'Gerek Türkiye'nin yüksek yargı organları, gerekse uluslararası yargı organlarının kararlarıyla türban koruma görmemektedir' diyor. 'YÖK ve siyasi partiler mahkeme kararlarını gözetmek zorundadır' diyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıklaması bu. Biz yargı kararlarına saygı duyuyoruz. Yargı kararlarını dinlemeyen, onları değiştirmek isteyen, yargı kararlarına saygı göstermeyenlere soru sormanız gerekir.''

"BİR PAKET HALİNDE GÖRÜŞELİM"
Muharrem İnce, ''Türbana, başörtüsüne serbestlik girişimleri burada sona mı erecek?'' sorusu üzerine şöyle konuştu:

''Onu bilemiyorum, nasıl bir gelişim olur ama bugün bize yapılan ziyarette biz iki çekincemiz olduğunu söyledik. Bunlardan birisi bir paket halinde görüşelim -Genel Başkanımızın teklifi bu şekildeydi-. Neydi bu paket? İçinde YÖK'ün olduğu. Bir parçasını değil, bütünü çözelim, YÖK'ü çözelim. Bir diğeri, Türkiye'de siyasetin daha nitelikli, daha güven verici bir kurum haline gelebilmesi için Türkiye'de yolsuzlukların kaynağı gibi görünen dokunulmazlıkları bu paketin içinde görmek istediğimizi ve toplumun geniş katmanlarının parlamentoda temsil edilmesini ve seçim barajının düşürülmesini birlikte değerlendirmek istediğimizi söylediğimizde; AKP Grup başkanvekilleri 'böyle bir pakete sıcak bakmadıklarını, onların tek gündem maddesi olduğunu' söylediler.

Bir diğer çekincemiz olduğunu da söyledik. 'Yalnızca üniversitelerde türbanı çözmekle sınırlı mı sizin projeniz? Yoksa sırada kamu çalışanları, sırada ilköğretim, ortaöğretim... Topluma tepeden tırnağa türban giydirme projesinin bir parçası mısınız' diye sorduk. Kızılcahamam'da bir AKP yöneticisinin 'parlamentoda niye türbanlı milletvekili yok' diye çıkışının toplumda bazı kesimleri kaygılandırdığını, gizli gündemlerinin olduğunu söyledik AKP Grup Başkanvekillerine ve bu konuda güvence istedik. Yani üniversiteyle sınırlı olması güvencesini istedik. Bu güvenceyi bize veremeyeceklerini, 'on yıl sonra bakarız' gibi yuvarlak laflarla gerçek niyetlerini ortaya koydular.''

"AK PARTİ'NİN GİRİŞİMLERİ BAŞARISIZLIĞA UĞRAYACAK"
Başörtüsü ve laiklik konusunda CHP'nin her zaman ilkelerinin arkasında olacağını söylen CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen, "İktidarın başörtüsünü siyasi simge haline getirme girişimleri başarısızlığa uğrayacaktır" dedi.

Partisinin Bursa il binasında basın toplantısı düzenleyen Öymen, AK Parti ile CHP arasında başörtüsü konusunda bugün gerçekleşen görüşmeyi değerlendirdi. Görüşme sayesinde CHP'nin çözüme yaklaşmadığı iddialarının yalanlanmış olduğunu savunan Öymen, AK Parti'yi eleştirdi.

Öymen, parti olarak anayasa değişikliğindeki beklentilerini bir kere daha dile getirdiklerinin altını çizerek, şöyle konuştu:
"Biz ümit ediyoruz ki, vatandaşlarımız bu türban etrafında oynanan oyunları gayet iyi göreceklerdir. İktidarın bunu siyasi simge haline getirme girişimleri başarısızlığa uğrayacaktır. Halkın inançlarıyla kimse siyasi amaçlarla oynamamalıdır. Halkın inançlarına saygı göstermek hepimizin görevi olduğu gibi dinin istismar edilmesini önlemek de hepimizin görevidir."

"BAŞI AÇIK DOLAŞMAK İÇİN GÜVENCE"
Türkiye'de laikliğin yaşatılacağını dile getiren Öymen, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın başı açık kızlara teminat vermesine tepki gösterdi.
Öymen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Efendim lütfediyor Sayın YÖK Başkanı teminat veriyor, başı açık kızlara güvence verecekmiş. Şu Cumhuriyetin geldiği duruma bakın. Yani başı açık bir kıyafetle dolaşmak için güvence altına alınmamız gerekiyor. Bu mudur yani sizin mesajınız? Üstelik nasıl güvence vereceksiniz. Türban serbest olduğu zaman ailesinden gelecek baskıyı nasıl önleyeceksiniz."

"HİÇ KİMSE CHP'NİN İLKELERİNİ SATACAĞINI BEKLEMESİN"
CHP olarak her zaman ilkelerinin arkasında olacaklarına dikkat çeken Öymen, "Abant toplantısında hem genel başkanımızın hem de genel sekreterimizin yaptığı açıklamalar, CHP'nin daima ilkelerine sahip olarak yoluna devam edeceğini ortaya koymuştur. Hiç kimse CHP'nin ilkelerini satacağını beklemesin. Bu ilkeler bizim varlık sebebimizdir ve Atatürk'ten aldığımız en önemli mirastır" diye konuştu.

BAKMADAN GEÇME