Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Türkiye'nin geçmişle yüzleşmesi devam ediyor. Tek parti döneminde azınlıklara yönelik politikalar neydi? Devletin çeşitli toplulukları potansiyel düşman görmesi halinde sistem nasıl işler?

Cumhuriyet tarihi boyunca azınlık politikaları konusundaki pek çok araştırma kitabına imza atan  Rıfat Bali, Doğru Açı'da Belkıs Kılıçkaya'nın sorularını yanıtladı.



Bali, ironik bir ifadeyle 'Cumhuriyetin ulus-devlet modeline uygun olmayan diğer vatandaşları Kürtler, Zazalar, Aleviler neticede empoze edileni tam yapıp kimliklerinden tamamen vazgeçseler en nihayetinde sorun yaşamazlar! Ama Yahudiler tamamen asimile de olsalar, hatta Müslüman da olsalar daima şüpheli vatandaş kalırlar'' dedi.

ATATÜRK VE İNÖNÜ
Biri iyi diğeri kötü insan diye birşey söz konusuydu Yahudiler için. İnönü günah keçisi yapıldı. Halbuki Trakya olayları Atatürk döneminde oldu. Yağmalama ve kovma hadiseleri..Ama Yahudiler İnönü devrinde1941'deki Amele taburları olayında Atatürk olsaydı bunlar olmazdı dediler. Mitos halinde buna inandilar, inanmayı tercih ettiler.

MEDYA VE ALEYHTE KAMPANYALAR
Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan Türkleştirme politikaları kendi içinde çelişki
oluşturuyordu. Türklüğü benimserseniz, size zimni değil vatandaşlık hakkı vereceğiz
denildi. Umumi yerlerde şivesiz türkçe konuşmak gerekiyordu. Ve bunu hemen
gerçekleştirmek lazımdı.

Bu politikanın uygulanmasında en çok basın kullanıldı. Basındaki kanaat önderleri sürekli Yahudilerin Türkçe konuşmadıkları, şivelerinin bozuk olduğu hususunda yazı yazdılar. ''Sizi kovan milletin dilini İspanyolca'yı konuşuyorsunuz, Fransızca konuşuyorsunuz ama Türkçe konuşmuyorsunuz diye eleştirdiler. Halbuki Lozan'da azınlıkların dil hakkı tanınmıştı ama yahudilerinki buna göre ibraniceydi. İbranice konuşabilen yoktu, İspanya'dan göçedenler İspanyolca, Fransızca ve Türkçe karışık ''ladino'' diye bir dil konuşuyordu. Onun için de diğer gayri müslümlere kıyasla en fazla Yahudiler'e baskı yapıldı bu konuda. Para cezaları kesildi, Beyoğlu'nda tokatlandılar.

TÜRKÇE EZAN
1932'de ezan Türkçe okunduktan sonra İzmir'de bir yahudi derneği ''Gazinin güzel dili olan Türkçe'yi kullanmak üzere kırık dökük dilimizi terk ediyoruz'' diye beyanname verdiler. Gittiler, sinagog'da  ''Türkçe konuşacağım'' diye yemin ettiler. Türkleşmiş bir yahudi olan Tekin Alp Hz. Musa'nın 10 emirinden ilham alarak hazırladıgı 10 emirde, ''Asimile olun, yeniden doğun, sinagogda türkçe dua edin'' diye yazdı.

LAİKLİ VE YAHUDİLER
Yahudi kızların cemaat içinde evlenmesi yönündeki dini kurallar da tepki topluyordu. Laiklik ve medeni kanunla beraber cemaate baskılar karşısında Hahambaşı da ''Ben dünya işlerinden ne anlarım, Memnun musunuz diyeceksiniz evet, memnunum. Kitap okuyorum'' filan diye açıklama yaptı. Tabii adamcağız ne yapsın yukarı tükürsen sakal aşağı tükürsen bıyık. Tenkit de etmemesi lazım. Konuşmamayı tercih ediyor.

BAKMADAN GEÇME