Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Habertürk TV'de Ece Üner'in sorularını yanıtlayan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, çözüm sürecinde gelinen noktayı "Bugün halay çekme, horon tepme günüdür" sözleriyle değerlendirdi.

Önder konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

HERKES 'BEN NASIL OMUZ VEREBİLİRİM' DEMELİDİR
Bu ülkede saçma sapan yargılama usülleriyle binlerce insan boş yere yatan binlerce insan var. Sayın Öcalan bir tek kendi güvenliği ve özgürlüğünü konuşmadı. Onun mesaisi ülkenin demokratik ve özgür bir ülke haline gelmesi.  Tabii ki bir sürü yargılama gözden geçirelecek. Toplum olarak birbirimizle helalleşeceğiz. Kırmızı görmüş boğa refleksini göstermeyelim. Öcalan dair bu ülkede tartışılmayacak hiçbir şey yok. Silah mani dediler, karşı taraf da 'aha bunu çektik nasıl demokratikleşeceğiz, bunun yoluna bakalım' dedi. Silahın artık hiçbir şekilde muhafaza edilmesine gerek kalmaz. İnsan canının muaezzezliğine hürmeten biraz dikkati olan hiç kimse bu meseleyi kercine kercine didiklemez. Herkes bu sürece 'ben buna nasıl omuz verebilirim' hesabını yapmalı. Bugüne kadar insanları toprağın altına gömdüler, hiçbir zaman dizleri toprağa değmedi.

BÖLÜNECEĞİZ DİYENLERİN HEYBESİNDE BİR ŞEY YOK
Bunun kıymetini bilelim. Hepimiz can, zaman kaybının önüne geçelim. Allah belasını versin kan çığlığı atanların. Şerefim üzerine söylüyorum bölünmeyeceğini en iyi bilen Meclis'te 'bölüneceğiz' çığlığını atanlar. Şerefim üzerine yemin ediyorum heybelerinde bir şey olmadığı için böyle bağırıyorlar. Ellerindeki kan fırçalarıyla nereyi boyarız diye düşünüyorlar. Vatan sağ olacaksa oğlumuzla, kadınımızla, kızımızla bu memleket nefes alsın. Ben şu anda Zeytinburnu'ndayım. Zeytinburnu halkı şu anda aşağıda. Kürdüyle, Arnavuduyla, Çerkeziyle halkların demokratik kongresi barışı selamlıyorlar. Bu içlerindeki zehir nedir? Çıksınlar insanoğluna sarılsınlar. Bugün halay çekme, horon tepme vakti. Yüzbin kere yeter artık. Zeytinburnu'nda yaşayan değişik inançlardan oluşan insanlardan örnek alsınlar.

ÖCALAN'LA GÖRÜŞMEK İÇİN TALEPTE BULUNSUNLAR
Örgüt silahıyla birlikte bu sınırları terk edecek. Kademeli ve en kısa sürede Kuzey Irak'a çekilecek. Son bireyine varana kadar silahını alıp terkedecekler. Bir tek insan bırakmamacasına. Duran Kalkan gelsin yazar olsun. İki tane silahı var, birini Hasan Celal Güzel'e birini Ertuğrul Özkök'e versin, onlar da dağa çıksın. Sayın Pervin Buldan, Sayın Selahattin Demirtaş ve ben işimizi bitirdiğimizi düşünüyorum. Bundan sonra Meclis'teki diğer siyasal partilerin vekilleri görüşmeliler. Muhalefet, iktidar  vekilleri sivil toplum örgütleri görüşmeli. Her mahkumun yasal hakkıdır. Bence Öcalan'la görüşmek için talepte bulunsunlar. Bence Çevik Bir'i ziyarete gitmelerinden daha hayırlıdır.

SON NEFESİM TÜKENENE KADAR HAMALLIK YAPARIM 
Bize hayasızlar ulak diyorlar utanmadan. Ben nefesim tükenene kadar hamallık yaparım. Keşke bir arpa habbesi kadar vicdan olsa da 'biz de bir ucundan bu barışın ulaklığını yapmak da şereflidir, hamallığı da şereflidir' deseler. Barışa katkı verenler insanlık tarihinde yerini alacaklar diğerleri de tarihin zibirliğinde yer alacak. Bunların tırnağı taşa değmemiş. Benim Türkiye halkımdan ricam bunlara kulak asmasınlar. Bunlar geldiğinde insan hayatının aziz olduğunu, bir evladın hayatta kalmasının aziz olduğunu bunların yüzüne haykırmalıdır.Öcalan'ın istediği demokratikleşme. Kendi istikbalinden hiç bahsetmedi. Ben ve arkadaşlarım değişik şekilde bu soruyu ilettik, 'bunları geçin aslolan bu ülkenin demokratikleşmesidir, özgürleşmesidir' dedi.

BAKMADAN GEÇME