Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Gezi olaylarındaki palalı saldırgan ile Siirt’te cinsel taciz davası nedeniyle gözaltına alınan belediye başkan
yardımcısı hakkında önce tutuksuz yargılama kararı verilmişti. Yapılan itirazlar üzerine mahkemelerin failler hakkında tutuklama kararı vermesi “Hâkimler kamuoyu tepkisine göre mi karar veriyor?” sorusunu beraberinde getirdi.

Emekli Aile Mahkemesi Hâkimi Avukat Eray KARINCA:


Hakimler adaleti sağlamak zorundalar. Elinde palayla kadınları kovalayacak tekmeleyecek ve bu adam
serbest kalacak. Sokaktaki vatandaş açısından bakıldığında ne kadar dehşet bir şey. Bazı hâkimler kamuoyu baskısından etkileniyor, bu doğal ama etkilenmeyenler de var. Toplum tepki gösterdi diye hâkimkararını
değiştirmemeli ama hâkimler de öyle karar vermeli ki toplumsal vicdan rahatsız olmamalı.

CMK’daki değişikliklerden önce hâkimler tutuklamaya çokmeraklıydı, en azından böyle bir algı vardı. Yasal düzenlemelerin ardından yasa koyucu, ‘Tutuklamayı zorlaştırıyoruz’ dedi. Adeta tutuklamama teşvik edildi, yerine alternatif tedbirler öngörüldü. Ancak bu tedbirlerinmağdur ya da kamuoyu açısından her zaman için tatmin edici olduğu söylenemez.

Öte yandan devlete karşı işlenen suçlarda ise tutuklamalar konusundaki refleks çok baskın ve hızlı, aslında yasal düzenlemeler de buna elverişli. Ama söz konusumağdur, kişi ise yani birey ise tutuklamama tavrı daha baskın oluyor. Yani devlet ‘Bana karşı suç işlersen canına okurum, bireye karşı suç işlersen sana daha tolerans gösteririm’ diyor. Bu nedenlerle hâkimler kişiye karşı işlenen suçlarda olaya ‘Nasıl yaparım da tutuklamam‘ diye bakıyor. Ben ceza yasalarımızın ve ceza usul yasamızın daha kişi, insan odaklı yanimağdur odaklı olarak yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Yani insan odaklı bir ceza sistemimiz yok.bMağdur odaklı değil.

İstanbul Barosu Başkanı Ümit KOCASAKAL:

OLAYLARA tekil tekil baktığımızda yanılgıya düşüyoruz. Büyük fotoğraf şudur; Yargıya kimse güvenmiyor. Yargı artık güç odaklarının arenası haline gelmiş durumda. Yargı yargı olmaktan çıkmış, yargı bir vasıta. Tutuklama dediğimiz şey nadiren başvurulması gereken bir tedbirdir. Ama ceza yargılamasında asıl olan tutuksuz yargılamadır. Hukukun kendine özgür, dar kalıpları vardır. Kamuoyuna göre şekillenmez, şekillenmemesi lazım.

Tutuklamayı olmasıgereken yerlerde uygularsanız zaten sıkıntı kalmaz. Ama bu kamuoyu baskısına göre olmamalı. Aksi halde bütün toplumjüri haline gelir. Bir suçun işlendiği hususunda kuvvetli suç şüphesi tutuklamanın ön şartıdır. Diğer 2 şart ise kaçma, delilleri karartma ve tanıkları bilirkişileri etkileme şüphesi varmı? Her somut olayda buna bakmanız lazım. Bu durum kamuoyu baskısına göre değişmemeli.

Avukat Vildan YİRMİBEŞOĞLU:

Ortada kamuoyu tepkisiyle değişen mahkeme kararları var. Böyle bir şeyin olmaması lazım. Hâkimler, savcılar, evrensel hukuk anlamında olumluya gitse bunu anlayacağım ama zaten mevcut yasaları uygulamaları gerekirken onları uygulamamış olmaları kabul edilebilir bir şey değil. Hepsinin bir cezai müeyyidesi var. Yasaya göre pala kesici alet sayılmazmış olamaz. Bunlar kesici aletler. Sokakta elinde dolaşılacak alet değil.

Bundan şikâyet eden insan var. Çok net bir şekilde kamera kaydı var. Bu hadiselere bakıp suçu göz ardı etmek, önemsizleştirmedir. Ama ondan sonra da ‘Hay Allah böyle bir şey değilmiş’ deyip geri adım atılınca kamuoyu her olayda dikkat kesilecek, sivli toplum olayları değerlendirip karşı çıkacak. Böyle olmamalı. Bizim yargıya güvenmemiz lazım.

TESEV Başkanı Can PAKER:

Toplumsal tepkinin yasama, yürütme ve yargıya etki etmesinin doğal olduğunu düşünüyorum. Niye etmesin ki? Toplumsal tepki gerek yasamanın gerek yürütmenin dikkat çekme vasıtasıdır. Her toplumsal tepki hâkim kararını değiştirmez ama bu tepki hâkime tekrar düşünme konusunda ipucu verebilir. Kötü bir taraf yok. Tepki nedeniyle karar değiştirir diye bir şey yok.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip ENSARİOĞLU:

Tabii ki kamuoyu tepkisine göre karar vererek de vicdanını da temsil etmek durumundadır. Güçlü şüphelerin olduğu veya infiale yol açacak durumlarda tutuklama kamuoyu vicdanını rahatlatır. Bu tepkileri aldıktan sonra yapmak yerine bu tepkileri tahmin etmeleri gerekir. Toplum adalete güvenmeli.

Eski Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Avukat Fevzi GÜMÜŞ:

Hakimler ellerindeki dosyaları yeteri kadar inceleyip karar oluşturamadıkları için doğal olarak kamuoyu baskısıyla yanlışlarını düzeltiyorlar. Yargıçların vicdani kanaatlerini oluşturmalarında dosyalarında hâkimiyet sağlabilecekleri bir yargı sisteminin oluşturulması gerekiyor.

BAKMADAN GEÇME